Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dor" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dor ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dor olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BERECEKDOR
GONDOHDOR, KOMPRADOR
HELYODOR, TOREADOR, LABRADOR
KORİDOR, MATADOR, KOMODOR, ARMADOR, MAMADOR, SİMEDOR, STRİDOR
KONDOR, TOHDOR
GODOR, KADOR, SUDOR
DOR
DOR
Balık ağı: Telden küçük bir dor yaptırdım. Doru (at rengi). Sıra: Değirmen kalabalık ancak akşam üzeri bana dor gelir.
TOREADOR
Boğa güreşçisi. Arenada boğa güreşine katılan herkes.
KOMODOR
Amiral yetkisiyle görevli deniz subayı. Bir kuruluşa bağlı yolcu gemilerinin en eski kaptanı.
MATADOR
Boğa güreşçisi.
STRİDOR
Solunum yollarında daralmalardan dolayı solunumun sesli çıkması. Daralmanın yerine göre stridores bronşialis, stridores laringalis, stridores nazalis, stridores trakealis, trakenin ve büyük bronşların stenozundaki sesler biçiminde adlandırılır.
KORİDOR
Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit, geçenek. İki devlet arasındaki dar toprak parçası.
TOHDOR
Doktor.
MAMADOR
Domates.
KONDOR
Tepeli akbaba.
HELYODOR
Altın sarısı renginde, berilden oluşan, kuyumculukta kullanılan bir taş.
BERECEKDOR
Projektör.
ARMADOR
Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.
SİMEDOR
Ağaç yontmaya, im koymaya yarayan bir araç, keski.
KOMPRADOR
Aracı. Çok zengin kimse. Uzak Doğu ülkelerinde yabancı ortaklıklar hesabına iş sözleşmesi yapan yerli aracı.
LABRADOR
Labrador kıyılarında parlak bir türüne rastlanan, feldspatlar grubundan ve plajiyoklaz serisinden olan alüminyum, kalsiyum ve sodyum silikatı.
GONDOHDOR
Fransızca kökenli conducteur: kondüktör; tren bilet kontrolcüsü.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİTİRMİŞ
Bir bilim dalında veya başka bir alanda bilginin doruğuna ulaşmış (kimse). Bilgili, açıkgöz.
GİDON
Yönelteç. Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors.
ŞAHİKA
Doruk, zirve. En üst derece.
ZİRVE
Doruk. Bir işte ulaşılan en üst aşama.
YAĞIZ
Esmer. Doru. Yiğit.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
DORUKLAMA
Doruklamak işi. Tepeleme.
ÇADIRUŞAĞI
Maydanozgillerden, öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki (Dorema ammoniacum).
GEZİNTİ
Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.
CEYLAN
Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).
SARİG
Amerika'da yaşayan, genellikle yavrularını sırtında taşıyan keseli hayvanlardan bir tür sıçan (Didelphys dorsigera).
ARMADORLUK
Armador olma durumu.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
GEÇENEK
Koridor.
MAĞARA
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.
YOLLUK
Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı. Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah. Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı. Yolcuya verilen armağan.
PEKMEZKEFİ
Kula ile doru arasında bir at donu. Bu renkte olan (at).
MİSVAK
Kuzey Afrika, İran ve Hindistan'da yetişen dikensiz küçük bir ağaç (Salvadora persica). Bu ağacın, ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılan çubuğu.
LABİRENT
Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı. İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun.