Kelimeler arşivinde; içinde "defa" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde defa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu defa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında defa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEDEFAKILI
DEFALARCA
DEFAATLE, DEFANSİF
DEFATEN, BEYDEFA, DEFAKTO
DEFANS, DEFAAT, MÜDEFA
DEFAR
DEFA
DEFA
Kez, kere.
DEFATEN
Ansızın. Bir çırpıda, bir kerede.
MÜDEFA
Müdafaa.
DEFAATLE
Defalarca.
DEFAKTO
Uygulamada olan.
DEFANS
Savunma.
DEFAR
Çare, derman: Acaba defarı bulunmaz mı?.
DEFAAT
Kereler, kezler.
BEYDEFA
Bedava.
DEFANSİF
Savunmalı.
DEFALARCA
Pek çok kez, defaatle.
DEDEFAKILI
Yozgat ilinde, Saraykent ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEFA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİNER
Bin sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine bin, her defasında bini bir arada olan.
DOKSANAR
Doksan sıfatının üleştirme sayı sıfatı. Her birine doksan, her defasında doksanı bir arada olan.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
ELLİŞER
Elli sıfatının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında ellisi bir arada olan, her birine elli.
KAT
Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü. Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı. Makam, mevki. Giyeceklerde takım. Katman. Ön, yan. Apartman dairesi. Sonuca bağlama, bitirme. Kesme. Kesme, kesilme. Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. Kez, defa, misil. İlgiyi kesme. Huzur. Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka. Tekrarlanan bir sayının toplamı.
BİRDEN
Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.
DOKUZAR
Dokuz sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine dokuz, her defasında dokuzu bir arada olan.
KERE
Kez, yol, defa, sefer.
DOLAM
Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.
BULUŞ
Bulma işi. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.
İKİŞER
İki sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında ikisi bir arada olan, her birine iki.
KELER
Köpek balıkları takımının kelergiller familyasından, ılık ve tropik denizlerde yaşayan, uzunluğu 1,5 metre kadar olan, bir defada 20 yavru doğuran bir tür balık, keler balığı (Rhina squatina).
DOZ
Bir ilacın bir defada veya bir günde alınması gereken miktarı, dozaj. Genellikle bir davranış, bir konuşma vb.nde yeterli görülen ölçü, dozaj. Bir maddenin bir birleşiğe, bir karışıma giren veya girmesi gereken belli miktarı, düze, dozaj.
ALTMIŞAR
Altmış sıfatının üleştirme sayı sıfatı. Her birine altmış, her defasında altmışı bir arada olan.
BEŞER
İnsanoğlu, insan. Beş sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine beş, her defasında beşi bir arada.
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma.
DÖRDER
Dört sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine dört, her defasında dördü bir arada olan.
ALTIŞAR
Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında altısı bir arada olan, her birine altı.
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.
ELÇİM
Bir defada ele alınabilecek kadar az olan nesne. Tutam, bir demet, bir parça.