DEFİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "defi" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. defi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu defi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde defi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DEFİ

Taraflardan birinin kendisine açılan davada borçtan kurtulmak için başvurduğu her türlü yol.

DEFİBELA

Başa gelen belayı savma.

DEFİBRATÖR

Yongaları liflerine ayrıştıran özel alet.

DEFİBRİNASYON

Fibrinsizleşme.

DEFİLE

Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptıkları gösteri, giyim gösterisi.

DEFİGAM

Üzüntüyü, sıkıntıyı atma.

DEFİNECİLİK

Definecinin yaptığı iş.

DEFİNECİ

Gömü bulmak umuduyla kazı yapan veya yaptıran kimse.

DEFİN

Ölüyü gömme.

DEFİHACET

Küçük veya büyük abdest bozma.

DEFİNE

Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü.

  -   -   -  

Anlamında DEFİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İSABET

Hedefe varma, hedefi vurma. Yanılmama. Öneri, düşünce veya söz yerinde olma. Güzel rastlantı. "Çok güzel, iyi oldu" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü. Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma.

NİŞANCI

Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan. Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş.

KOREOGRAF

Baleyi oluşturan adım ve figürleri düzenleyen sanatçı. Defile, müzikli gösteri vb. gösterilerdeki programın genel hatlarını düzenleyen kimse. Koreografi eserleri yazarı.

RAST

Doğru, düzgün. Klasik Türk müziğinde bir makam. Atılan şey hedefi vurma. Tesadüf.

GÖMÜ

Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, define.

KOREOGRAFİ

Dans adımlarının kâğıda geçirilmesi. Bir baleyi oluşturan adım, figür ve anlatımların bütünü. Defile, müzikli gösteri vb. gösterilerdeki programın genel hatları.

ISKA

Üzerinde durmama, önem vermeme. Boşa çıkarma, rast getirememe. Hedefi tutturamama, amaca ulaşamama.

SAPLANTI

Kişinin, etkisinden kendini kurtaramadığı yersiz saçma düşünce, sabit fikir, fikrisabit, idefiks.

BARANALP

Hedefine ulaşan yiğit.

ANTİPERSONEL

Hedefi insan olan.

RASTLAMAK

Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek. Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek. Herhangi bir şeyle karşı karşıya gelmek.

NİŞANLAMAK

Bir çiftin evlenme işinin kararlaştığına belirti olarak parmaklarına yüzük takmak, yavuklamak. Bir hedefi vurmak için silah, taş vb.ne belli bir doğrultu vermek. Bir şeyin yerini belirtmek, işaretlemek, nişan koymak.

KOLEKSİYON

Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü, derlem. Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü.

SEDEFSİ

Sedefi andıran, sedefe benzeyen, sedef gibi, sedefimsi.

VURUCU

Silah attığında hedefini vuran. Etkileyici.

GEZLEMEK

Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.

KEÇİSAKALI

Ladengillerden, çayırlarda, nemli yerlerde yetişen, yaprakları mızraksı ve çizgili, çiçekleri mavimtırak veya mor renkte bir tür laden bitkisi, keçisedefi (Cistus creticus). Gülgillerden, beyaz veya pembe çiçekli, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık, erkeçsakalı, çayırmelikesi (Spiraea aruncus).

IŞILDAK

Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör. Parlayan, ışıltılı.

SERSERİ

Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta. Amaçsız. Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan (kimse). Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.).

PİKE

Kabartmalı pamuklu kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan yatak örtüsü. Uçağın yüksekten hedefin üzerine dik olarak saldırması. Uçağın yüksekten, hedef üzerine büyük bir açı ile inmesi. Bu kumaştan yapılan. Yüksek bir yerden suya dik olarak dalma. İyi ayrılamama sebebiyle un veya irmik içerisinde kalmış olan, gözle görülebilen, iri ve koyu renkli kepek vb. parçacık.