Kelimeler arşivinde; içinde "defo" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde defo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu defo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında defo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEFOSFORİLASYON
DEFORMASYON
DEFOLİANT, DEFORMİTE
DEFOLMAK, SEDEFOTU
DEFOLMA, DEFORME, DEFOSUZ, DEFOLUŞ
DEFOLU
DEFOL
DEFO
DEFO
Kusur, özür, bozukluk.
DEFORME
Biçimi, kalıbı bozulmuş.
DEFOL
"savuş git, uzaklaş" anlamında kullanılan bir söz.
DEFORMASYON
Biçimi bozulma, biçimsizleşme.
SEDEFOTU
Bir çeşit bitki, ruta graveolene, rutaceae.
DEFOSUZ
Defosu olmayan, sağlam.
DEFOSFORİLASYON
Proteine bağlanarak aktifleşmesini sağlayan fosfat molekülünün, fosfataz enzimi ile koparılması olayı.
DEFORMİTE
Biçim bozukluğu, sakatlık; organın normal biçimde olmayışıyla belirgin durum.
DEFOLUŞ
Defolma işi.
DEFOLMA
Defolmak işi.
DEFOLİANT
Bitkilerde yaprak dökücü olarak kullanılan kimyasal madde.
DEFOLMAK
Savuşmak, çekilip gitmek.
DEFOLU
Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.).
Bu bölümde tanımı içerisinde DEFO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOLOPROZENSEFALİ
Nöronal migrasyon anomalisi, beyin yarım kürelerinin deformiteleri ve özellikle koku soğanıyla traktuslarının yokluğuyla belirgin, merkezi sinir sisteminin bir gelişim bozukluğu.
ARALAŞMAK
Uzaklaşmak, defolmak. Bir şeyden uzaklaşmak. İlgisini kesmek. Kavga bitmek. Sık biten ürün, aralıklı duruma gelmek. Uzaklaşmak. Ayrılmak, uzaklaşmak.
IRILDAMAK
Defolup gitmek.
ÖZÜRLÜ
Özrü olan. Engelli. Kusuru olan, defolu.
SİKTİRMEK
Defolup gitmek.
DIBIZ
Saçsız, kel. Kısa boylu, bodur. İflâs etmiş, batkın. Hile, oyun. Defol anlamında kullanılır. Eski türkçe daz/taz: Saçları dökülmüş kimse (Erzincan Merkez).
HENGEM
İş: Başıma hengem açma defol. Söz kalabalığı: Ben daha beyle hengem görmedim, eyle bir hengem yaptılarki bişe annamadım. Kavga, gürültü.
YIKILMAK
Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak. Devrilmek, yığılmak. Yok olmak, mahvolmak. Yenilmek. Yüklenmek. İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek.
OSTEOKLAZİ
Deforme bir kemiğin müdahaleyle kırılması.
ARALAŞ
Git, uzaklaş, defol anlamında hakaretli söz.
ZEE
Hayır. Defol.
SKOLYOZ
Omurganın yanlara doğru çarpıklığı, omurga deformitesi.
REOLOJİ
Maddenin akış ve biçim bozulmasını inceleyen bir bilim. Gıda maddelerinin akışkanlığını ve deformasyonunu inceleyen bilim dalı.
HİDROSEFALUS
Beyinde su toplanması. Beyinde ventriküler sistemde, subaraknoidal boşlukta veya her iki boşluk sisteminde, doğuştan veya kazanılmış nedenlerle anormal miktarda sıvı birikimi. Oluşumunda en ön sebep beyin-omurilik akışını engelleyen tıkanmaya sebep olucu deformitelerdir.
GAZLA
"defol, git!" anlamında kullanılan bir söz.
UZA
"defol git, kaybol" anlamlarında kullanılan bir söz. Uzay. Orası, orada, ora.
ÖZÜR
Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Kusur, defo. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret. Sakatlık, bozukluk, eksiklik ya da elverişsizlik.