Sonu DEFİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "defi" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu defi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında defi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde defi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ÇAYIRSEDEFİ, DUVARSEDEFİ

10 harfli kelimeler

KEÇİSEDEFİ

4 harfli kelimeler

DEFİ

Bazı kelimelerin anlamları

DEFİ

Taraflardan birinin kendisine açılan davada borçtan kurtulmak için başvurduğu her türlü yol.

KEÇİSEDEFİ

Keçisakalı.

ÇAYIRSEDEFİ

Düğün çiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki (Thalictrum).

DUVARSEDEFİ

Dalak otu.

  -   -   -  

Anlamında DEFİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SERSERİ

Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta. Amaçsız. Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan (kimse). Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.).

İSABET

Hedefe varma, hedefi vurma. Yanılmama. Öneri, düşünce veya söz yerinde olma. Güzel rastlantı. "Çok güzel, iyi oldu" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü. Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma.

VURUCU

Silah attığında hedefini vuran. Etkileyici.

IŞILDAK

Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör. Parlayan, ışıltılı.

ANTİPERSONEL

Hedefi insan olan.

KOLEKSİYON

Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü, derlem. Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü.

KOREOGRAF

Baleyi oluşturan adım ve figürleri düzenleyen sanatçı. Defile, müzikli gösteri vb. gösterilerdeki programın genel hatlarını düzenleyen kimse. Koreografi eserleri yazarı.

SEDEFSİ

Sedefi andıran, sedefe benzeyen, sedef gibi, sedefimsi.

NİŞANLAMAK

Bir çiftin evlenme işinin kararlaştığına belirti olarak parmaklarına yüzük takmak, yavuklamak. Bir hedefi vurmak için silah, taş vb.ne belli bir doğrultu vermek. Bir şeyin yerini belirtmek, işaretlemek, nişan koymak.

ISKA

Üzerinde durmama, önem vermeme. Boşa çıkarma, rast getirememe. Hedefi tutturamama, amaca ulaşamama.

KEÇİSAKALI

Ladengillerden, çayırlarda, nemli yerlerde yetişen, yaprakları mızraksı ve çizgili, çiçekleri mavimtırak veya mor renkte bir tür laden bitkisi, keçisedefi (Cistus creticus). Gülgillerden, beyaz veya pembe çiçekli, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık, erkeçsakalı, çayırmelikesi (Spiraea aruncus).

GÖMÜ

Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, define.

DEFİNECİLİK

Definecinin yaptığı iş.

KOREOGRAFİ

Dans adımlarının kâğıda geçirilmesi. Bir baleyi oluşturan adım, figür ve anlatımların bütünü. Defile, müzikli gösteri vb. gösterilerdeki programın genel hatları.

RASTLAMAK

Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek. Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek. Herhangi bir şeyle karşı karşıya gelmek.

NİŞANCI

Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan. Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş.

SAPLANTI

Kişinin, etkisinden kendini kurtaramadığı yersiz saçma düşünce, sabit fikir, fikrisabit, idefiks.

RAST

Doğru, düzgün. Klasik Türk müziğinde bir makam. Atılan şey hedefi vurma. Tesadüf.

PİKE

Kabartmalı pamuklu kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan yatak örtüsü. Uçağın yüksekten hedefin üzerine dik olarak saldırması. Uçağın yüksekten, hedef üzerine büyük bir açı ile inmesi. Bu kumaştan yapılan. Yüksek bir yerden suya dik olarak dalma. İyi ayrılamama sebebiyle un veya irmik içerisinde kalmış olan, gözle görülebilen, iri ve koyu renkli kepek vb. parçacık.

GEZLEMEK

Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.