Kelimeler arşivinde; içinde "dağa" olan, toplam 53 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dağa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dağa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dağa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇOBANDAĞARCIĞI
AŞIRTDAĞALMAK
KÜÇÜKKADAĞAN
DAĞDAĞANCIK
DAĞANLAMAK, DAĞAKÇAKÖY, DAĞAHMETÇE, DAĞDAĞASIZ
DAĞDAĞALI, DAĞALMASI, DAĞDAĞACI, DAĞALLAMA
DAĞARCIH, HAYDAĞAN, DAĞARCUH, DAĞALLIK, DAĞANCIK, DAĞARASI, DAĞALASI, DAĞARCUK, DAĞARÇIK, DAĞARLAR, KANDAĞAY, BOZDAĞAN, ARDAĞACI, DAĞDAĞAN, DARDAĞAN, DAĞARCIK
DAĞARDI, DAĞAŞAN, GADAĞAN, GURDAĞA, DAĞANAK, DAĞALTI, DAĞALAN, DAĞAĞZI, DAĞAĞAN, ALDAĞAN, AJDAĞAR, DAĞDAĞA
DAĞALA, KADAĞA, HADAĞA, DAĞACA, GADAĞA, SADAĞA
DAĞAM, DAĞAŞ, DAĞAN, DAĞAL, ADAĞA, DAĞAR
DAĞA
DAĞA
Yayla, yüksek yer. Tekrar, daha.
DAĞDAĞACI
Mantıksız, yerli yersiz konuşan.
DAĞANLAMAK
Ayıplamak.
DAĞAHMETÇE
Çanakkale ili, Bayramiç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DAĞDAĞALI
Gürültülü patırtılı.
HAYDAĞAN
Ottan, çalı çırpıdan yapılan yazlık kulübe.
DAĞDAĞANCIK
Gaziantep kenti, Araban belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AŞIRTDAĞALMAK
Önüne bir engel gelerek arkada kaldığından görünmez olmak.
ÇOBANDAĞARCIĞI
Kuşekmeği.
DAĞALLAMA
Karlı havalarda kalabalık bir gurup tarafından deynek ve sopalarla yapılan keklik ve tavşan avı. (Akviran Çumra Konya).
DAĞALMASI
Dağ elması, yabani elma. Adaçayı ve fındık büyüklüğündeki meyvesi.
DAĞAKÇAKÖY
Bursa kenti, Osmangazi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KÜÇÜKKADAĞAN
Erzincan şehrinde, Çağlayan nahiyesine bağlı bir bölge.
DAĞARCUH
Dağarcık.
DAĞDAĞASIZ
Gürültüsüz, patırtısız, sessiz ve sakin.
DAĞARCIH
Dağarcık.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAĞCI
Dağa tırmanma sporu yapan kimse, alpinist.
MAŞRAPA
Metal, toprak, plastik vb.nden yapılmış, ağzı açık, kulplu, bardağa benzeyen, küçük kap.
KUŞEKMEĞİ
Turpgillerden, çorak yerlerde yetişen, beyaz veya mor çiçekli, eskiden hekimlikte kullanılmış olan otçul bir bitki, çobandağarcığı (Thlaspi).
DAĞAR
Ağzı yayvan, dibi dar toprak kap. Dağarcık.
KUNDAKLI
Kundağı olan, kundağa sarılmış olan.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
KUNDAKLAMAK
Bebeği kundağa sarmak. Bir yeri kundakla yakmak. Ara bozmak, aldatmak. Tüfek namlusunu kundağa bağlamak. Saçları yemeninin içine toplayarak bağlamak.
REPERTUVAR
Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların listesi. Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin listesi. Birikim. Dağarcık.
DAARCIK
Dağarcık.
BEDİRLER
Aydın ilinde, Çine ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya ilinde, Dağardı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DAĞLI
Dağlık bölge halkından olan. Dağlanmış olan. Dağa ait. Kaba saba, görgüsüz.
SALKIM
Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve. Topla atılan demir parçaları. Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan bir tür ağaç ve çiçeği (Wistaria sinensis). Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu.
JARGON
Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı.
AHSIL
Dişbudağa benziyen bir ağaç.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
DAGAR
Kunduz. Kavga, savaş. Çukur. Topraktan yapılmış, ağzı geniş, dibi dar, içine su, pekmez, ayran, süt, yoğurt, turşu ve küllü su konulan bir çeşit küp. Çömlek. Dağarcık.
DA
Doğrulama, uygun bulma, evet. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.
DAĞCILIK
Dağa tırmanma sporu, alpinizm.
ÇINARLIDERE
Balıkesir kenti, Konakpınar nahiyesine bağlı bir yer. Kütahya ilinde, Dağardı nahiyesine bağlı bir yer. Kütahya şehri, Emet ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tekirdağ şehrinde, Ballı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BELLEK
Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.