Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dağı" olan, toplam 65 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dağı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dağı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dağı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TAVŞANÇAKILDAĞI
DEVECİBARDAĞI, KAVALABARDAĞI
DİLBERDUDAĞI, KARGABARDAĞI
KUZUÇARDAĞI, HOROZBUDAĞI
KATRANDAĞI, DİLSİZDAĞI, KANDİLDAĞI, SULTANDAĞI, MEYDANDAĞI
KAZANDAĞI, ÇİÇEKDAĞI, KIBLEDAĞI, KABAKDAĞI, KİRAZDAĞI, HASANDAĞI, ELEĞİDAĞI, ELBARDAĞI, MURATDAĞI, ÇOBANDAĞI, YAYLADAĞI, BARAKDAĞI, BURUNDAĞI, ÇAYIRDAĞI
KALEDAĞI, YUVADAĞI, YURTDAĞI, ÖMERDAĞI, MUSADAĞI, LALADAĞI, MAZIDAĞI, ALEMDAĞI, KADIDAĞI, GANİDAĞI, FAKIDAĞI, DEDEDAĞI, ELMADAĞI, ÇALIDAĞI, CAMİDAĞI, DEVEDAĞI
GÖLDAĞI, ÇANDAĞI, TOPDAĞI, GÖZDAĞI, KAFDAĞI, KUŞDAĞI, KOÇDAĞI, NURDAĞI, BUZDAĞI, BARDAĞI, KANDAĞI, BELDAĞI, BEYDAĞI, BOZDAĞI, HANDAĞI
ANDAĞI, ERDAĞI, DADAĞI, SADAĞI, CIDAĞI, ÇIDAĞI
ADAĞI
DAĞI
DAĞI
Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik.
KANDİLDAĞI
Ağrı şehri, Hamur ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KIBLEDAĞI
Rize şehrinde, Güneysu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KAZANDAĞI
Diyarbakır şehri, Çatakköprü bucağına bağlı bir yer.
DEVECİBARDAĞI
Armut şeklinde meyvesi olan yabani bir bitki. Çam bardağı.
KARGABARDAĞI
Tarlalarda biten, pis kokulu, üzerinde meyvaları olan bir yaban otu.
KUZUÇARDAĞI
Kırıkkale şehrinde, Karacaoğlan bucağına bağlı bir bölge.
DİLBERDUDAĞI
Dudak biçiminde hazırlanan bir hamur tatlısı.
SULTANDAĞI
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
MEYDANDAĞI
Ağrı şehri, Dedeli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TAVŞANÇAKILDAĞI
Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç.
DİLSİZDAĞI
Rize şehri, Kalkandere belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HOROZBUDAĞI
Siyah renkli, kalın kabuklu, büyük çekirdekli bir çeşit üzüm.
KATRANDAĞI
Kütahya şehrinde, Emet ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KAVALABARDAĞI
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
ÇİÇEKDAĞI
Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAĞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞURELİK
Aşure yapmada kullanılan. Aşure dağıtmaya yarayan kap.
ADAKSIZ
Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.
BOZGUN
Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
BARDAKALTI
Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.
ADAKLI
Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.
ARJANTİN
Büyük bira bardağı.
BOZGEVEN
Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus).
AFAL
Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.
BERBAT
Kötü. Darmadağın, bakımsız, perişan, viran. Çirkin, beğenilmeyen. Bozuk.
BİYOLOJİ
Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.
AYSBERG
Buz dağı.
AVAR
Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.
BAŞBAYİ
Bir dağıtım işinde bütün bayilerin bağlı bulunduğu ana bayi.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ALACALIK
Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
BİYOJEOGRAFİ
Bitki ve hayvanların yeryüzü üzerindeki dağılımını ve bunun sebeplerini inceleyen bilim, biyoloji coğrafyası.