İçinde DAĞI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dağı" olan, toplam 118 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dağı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dağı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dağı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DARMADAĞINIKLIK, TAVŞANÇAKILDAĞI, YUNTDAĞIKÖSELER

14 harfli kelimeler

DAĞITILABİLMEK, DAĞITILIVERMEK

13 harfli kelimeler

DAĞITILABİLME, DAĞITILIVERME, DARMADAĞINLIK, DEVECİBARDAĞI, KAVALABARDAĞI

12 harfli kelimeler

DAĞITIMCILIK, DARMADAĞINIK, DİLBERDUDAĞI, DAĞILABİLMEK, DAĞILIVERMEK, DAĞINIKCILIK, DAĞITABİLMEK, KARGABARDAĞI

11 harfli kelimeler

DAĞITICILIK, DAĞILABİLME, DAĞILIVERME, DAĞIMLAŞMAK, DAĞITABİLME, HOROZBUDAĞI, KUZUÇARDAĞI, SESDAĞILIMI

10 harfli kelimeler

DAĞINIKLIK, DAĞITILMAK, DARMADAĞIN, SULTANDAĞI, DAĞITIMEVİ, DAĞIŞTAMAK, DİLSİZDAĞI, KANDİLDAĞI, KATRANDAĞI, MEYDANDAĞI

9 harfli kelimeler

ÇİÇEKDAĞI, DAĞINIKÇA, DAĞITILMA, DAĞITIMCI, YAYLADAĞI, BARAKDAĞI, BURUNDAĞI, ÇAYIRDAĞI, ÇOBANDAĞI, DAĞINIKCI, ELBARDAĞI, ELEĞİDAĞI, HASANDAĞI, KABAKDAĞI, KAZANDAĞI, KIBLEDAĞI, KIDAĞINDA, KİRAZDAĞI, MURATDAĞI, YANDAĞIKI

8 harfli kelimeler

DAĞILMAK, DAĞITICI, DAĞITMAK, MAZIDAĞI, ALEMDAĞI, CAMİDAĞI, ÇALIDAĞI, DAĞILGAN, DAĞIRŞAK, DAĞISTAN, DEDEDAĞI, DEVEDAĞI, ELMADAĞI, FAKIDAĞI, GANİDAĞI, KADIDAĞI, KALEDAĞI, LALADAĞI, MARDAĞIL, MUSADAĞI, ORDAĞIKİ, ÖMERDAĞI, YURTDAĞI, YUVADAĞI

7 harfli kelimeler

DAĞILIM, DAĞILIŞ, DAĞILMA, DAĞINIK, DAĞINTI, DAĞITIK, DAĞITIM, DAĞITIŞ, DAĞITMA, GÖZDAĞI, KAFDAĞI, NURDAĞI, BARDAĞI, BELDAĞI, BEYDAĞI, BOZDAĞI, BUZDAĞI, ÇANDAĞI, DAĞILTI, DAĞINIH, DAĞINIM, GÖLDAĞI, HANDAĞI, KANDAĞI, KOÇDAĞI, KUŞDAĞI, TOPDAĞI

6 harfli kelimeler

CIDAĞI, ANDAĞI, ÇIDAĞI, DADAĞI, ERDAĞI, SADAĞI

5 harfli kelimeler

ADAĞI, DAĞIL, DAĞIM, DAĞIN

4 harfli kelimeler

DAĞI

Bazı kelimelerin anlamları

DAĞI

Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik.

DEVECİBARDAĞI

Armut şeklinde meyvesi olan yabani bir bitki. Çam bardağı.

DARMADAĞINLIK

Darmadağın olma durumu, darmadağınlık.

DAĞITILIVERME

Dağıtılıvermek işi.

DAĞITILABİLME

Dağıtılabilmek işi.

DAĞITIMCILIK

Dağıtımcının yaptığı iş.

DARMADAĞINIKLIK

Darmadağınlık.

TAVŞANÇAKILDAĞI

Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç.

YUNTDAĞIKÖSELER

Manisa şehri, Osmancalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DAĞITILABİLMEK

Dağıtılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAĞITILIVERMEK

Çabucak dağıtılmak.

DAĞILIVERMEK

Çabucak veya ansızın dağılmak.

DARMADAĞINIK

Darmadağın.

DİLBERDUDAĞI

Dudak biçiminde hazırlanan bir hamur tatlısı.

KAVALABARDAĞI

Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.

DAĞILABİLMEK

Dağılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında DAĞI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAĞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADAKSIZ

Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.

BOZGEVEN

Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus).

BAŞBAYİ

Bir dağıtım işinde bütün bayilerin bağlı bulunduğu ana bayi.

AŞURELİK

Aşure yapmada kullanılan. Aşure dağıtmaya yarayan kap.

AYSBERG

Buz dağı.

ADAKLI

Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.

AVAR

Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.

BİYOJEOGRAFİ

Bitki ve hayvanların yeryüzü üzerindeki dağılımını ve bunun sebeplerini inceleyen bilim, biyoloji coğrafyası.

BOZGUN

Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

BİYOLOJİ

Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

ARJANTİN

Büyük bira bardağı.

BERBAT

Kötü. Darmadağın, bakımsız, perişan, viran. Çirkin, beğenilmeyen. Bozuk.

AFAL

Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

ALACALIK

Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.

BARDAKALTI

Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.