DAĞI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dağı" olan, toplam 44 adet kelime bulunmaktadır. dağı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dağı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dağı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

DAĞITILIVERMEK, DAĞITILABİLMEK

13 harfli kelimeler

DAĞITILABİLME, DAĞITILIVERME

12 harfli kelimeler

DAĞINIKCILIK, DAĞITIMCILIK, DAĞILIVERMEK, DAĞITABİLMEK, DAĞILABİLMEK

11 harfli kelimeler

DAĞILIVERME, DAĞITABİLME, DAĞITICILIK, DAĞIMLAŞMAK, DAĞILABİLME

10 harfli kelimeler

DAĞITIMEVİ, DAĞIŞTAMAK, DAĞITILMAK, DAĞINIKLIK

9 harfli kelimeler

DAĞITILMA, DAĞINIKÇA, DAĞINIKCI, DAĞITIMCI

8 harfli kelimeler

DAĞIRŞAK, DAĞISTAN, DAĞILMAK, DAĞITICI, DAĞILGAN, DAĞITMAK

7 harfli kelimeler

DAĞINTI, DAĞITIM, DAĞITIŞ, DAĞITMA, DAĞITIK, DAĞINIM, DAĞINIK, DAĞINIH, DAĞILTI, DAĞILMA, DAĞILIŞ, DAĞILIM

5 harfli kelimeler

DAĞIN, DAĞIM, DAĞIL

4 harfli kelimeler

DAĞI

Bazı kelimelerin anlamları

DAĞI

Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik.

DAĞITILABİLME

Dağıtılabilmek işi.

DAĞINIKCILIK

Malın doğrudan doğruya tüketiciye bölüntülü olarak satılması.

DAĞITABİLMEK

Dağıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAĞITILABİLMEK

Dağıtılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAĞITILIVERMEK

Çabucak dağıtılmak.

DAĞITIMEVİ

Dağıtım işiyle uğraşan kuruluş merkezi.

DAĞILIVERME

Dağılıvermek işi.

DAĞILABİLME

Dağılabilmek işi.

DAĞILABİLMEK

Dağılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAĞITILIVERME

Dağıtılıvermek işi.

DAĞITIMCILIK

Dağıtımcının yaptığı iş.

DAĞILIVERMEK

Çabucak veya ansızın dağılmak.

DAĞITABİLME

Dağıtabilmek işi.

DAĞITICILIK

Dağıtıcının yaptığı iş, distribütörlük.

DAĞIMLAŞMAK

Paylaşmak, bölüşmek.

  -   -   -  

Anlamında DAĞI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAĞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVAR

Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.

ALACALIK

Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

BAŞBAYİ

Bir dağıtım işinde bütün bayilerin bağlı bulunduğu ana bayi.

BERBAT

Kötü. Darmadağın, bakımsız, perişan, viran. Çirkin, beğenilmeyen. Bozuk.

AFAL

Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.

ADAKSIZ

Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.

AYSBERG

Buz dağı.

ADAKLI

Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.

BİYOJEOGRAFİ

Bitki ve hayvanların yeryüzü üzerindeki dağılımını ve bunun sebeplerini inceleyen bilim, biyoloji coğrafyası.

BOZGUN

Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.

BİYOLOJİ

Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ARJANTİN

Büyük bira bardağı.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

BARDAKALTI

Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.

BOZGEVEN

Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus).

AŞURELİK

Aşure yapmada kullanılan. Aşure dağıtmaya yarayan kap.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.