DAĞA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dağa" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. dağa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dağa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dağa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DAĞAHMETÇE, DAĞAKÇAKÖY, DAĞANLAMAK

9 harfli kelimeler

DAĞALLAMA, DAĞALMASI

8 harfli kelimeler

DAĞALLIK, DAĞARCIK, DAĞARCIH, DAĞARASI, DAĞARCUH, DAĞANCIK, DAĞARCUK, DAĞARÇIK, DAĞALASI, DAĞARLAR

7 harfli kelimeler

DAĞALTI, DAĞANAK, DAĞALAN, DAĞARDI, DAĞAĞZI, DAĞAĞAN, DAĞAŞAN

6 harfli kelimeler

DAĞACA, DAĞALA

5 harfli kelimeler

DAĞAR, DAĞAN, DAĞAM, DAĞAL, DAĞAŞ

Bazı kelimelerin anlamları

DAĞA

Yayla, yüksek yer. Tekrar, daha.

DAĞALMASI

Dağ elması, yabani elma. Adaçayı ve fındık büyüklüğündeki meyvesi.

DAĞALLIK

Zayıflık, sıskalık.

DAĞARCUK

Dağarcık.

DAĞARCIH

Dağarcık.

DAĞANCIK

Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven.

DAĞALASI

Eti kırmızı bir çeşit küçük alabalık (Salmo alpinus)..

DAĞALLAMA

Karlı havalarda kalabalık bir gurup tarafından deynek ve sopalarla yapılan keklik ve tavşan avı. (Akviran Çumra Konya).

DAĞARCIK

Meşin torba. Bir müzik topluluğunun veya sanatçının hazırlamış olduğu parçalar, repertuvar. Bellek.

DAĞARLAR

Manisa şehri, Alaşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DAĞAHMETÇE

Çanakkale ili, Bayramiç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DAĞARASI

Diyarbakır ili, Ergani belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

DAĞARCUH

Dağarcık.

DAĞANLAMAK

Ayıplamak.

DAĞAKÇAKÖY

Bursa kenti, Osmangazi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DAĞARÇIK

Dağarcık.

  -   -   -  

Anlamında DAĞA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DA

Doğrulama, uygun bulma, evet. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

KUNDAKLI

Kundağı olan, kundağa sarılmış olan.

AYRIKLIK

Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.

BEDİRLER

Aydın ilinde, Çine ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya ilinde, Dağardı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

AHSIL

Dişbudağa benziyen bir ağaç.

MAŞRAPA

Metal, toprak, plastik vb.nden yapılmış, ağzı açık, kulplu, bardağa benzeyen, küçük kap.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

KUŞEKMEĞİ

Turpgillerden, çorak yerlerde yetişen, beyaz veya mor çiçekli, eskiden hekimlikte kullanılmış olan otçul bir bitki, çobandağarcığı (Thlaspi).

KUNDAKLAMAK

Bebeği kundağa sarmak. Bir yeri kundakla yakmak. Ara bozmak, aldatmak. Tüfek namlusunu kundağa bağlamak. Saçları yemeninin içine toplayarak bağlamak.

JARGON

Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı.

DAGAR

Kunduz. Kavga, savaş. Çukur. Topraktan yapılmış, ağzı geniş, dibi dar, içine su, pekmez, ayran, süt, yoğurt, turşu ve küllü su konulan bir çeşit küp. Çömlek. Dağarcık.

DAĞLI

Dağlık bölge halkından olan. Dağlanmış olan. Dağa ait. Kaba saba, görgüsüz.

BELLEK

Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.

SALKIM

Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve. Topla atılan demir parçaları. Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan bir tür ağaç ve çiçeği (Wistaria sinensis). Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu.

DAARCIK

Dağarcık.

ÇINARLIDERE

Balıkesir kenti, Konakpınar nahiyesine bağlı bir yer. Kütahya ilinde, Dağardı nahiyesine bağlı bir yer. Kütahya şehri, Emet ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tekirdağ şehrinde, Ballı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

REPERTUVAR

Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların listesi. Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin listesi. Birikim. Dağarcık.

DAĞCILIK

Dağa tırmanma sporu, alpinizm.

DAĞCI

Dağa tırmanma sporu yapan kimse, alpinist.

DAĞAR

Ağzı yayvan, dibi dar toprak kap. Dağarcık.