Kelimeler arşivinde; içinde "dak" olan, toplam 813 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DAKRİYOSİSTOGRAFİ, FIRILDAKBÖCEKLERİ
DAKRİYOADENİTİS, DAKRİYOSİSTİTİS
ODAKLANABİLMEK, ODAKLAYABİLMEK, SPERMATODAKTİL, YALINYALBURDAK, ZONGULDAKLILIK
DUDAKSILLAŞMA, ODAKLAŞTIRMAK, SADAKATSİZLİK, ANKİLODAKTİLİ, DAKTİLOMEGALİ, FEDAKARCASINA, FIRILDAKÇILIK, GÜNEYBUDAKLAR, ODAKLANABİLME, ODAKLANDIRMAK, ODAKLAYABİLME, PERİSSODAKTİL, YALINYALPIDAK
DAKTİLOGRAFİ, DAKTİLOSKOPİ, DAKTİLOTEKNİ, KUNDAKLANMAK, ODAKLAŞTIRMA, SADAKATLİLİK, DAKTİLOJİROZ, DAKTİNOMİSİN, EKTRODAKTİLİ, ESKİALİBUDAK, JİRODAKTİLOZ, KARDAKLANMAK, KLİNODAKTİLİ, KUNDAKLATMAK, KURUTAKIRDAK, MİKRODAKTİLİ, ODAKLANDIRMA, SİNDAKTİLİZM, ŞADDAKLANMAK, ŞİSTODAKTİLİ, YALDAKLANMAK, YARIMADAKÖYÜ, YENİALİBUDAK, YUKARIÇARDAK
ARDAKLANMAK, BUDAKLANMAK, DAKİKASINDA, DAKTİLOGRAF, FIKIRDAKLIK, KIPIRDAKLIK, KUNDAKÇILIK, KUNDAKLAMAK, KUNDAKLANIŞ, KUNDAKLANMA, KUNDAKLAYIŞ, REDAKTÖRLÜK, YARDAKÇILIK, DUDAKDEĞMEZ, AŞAĞIADAKÖY, AŞAĞIÇARDAK, BARDAKÇILAR, BURADAKİNAR, CASCAVULDAK, CISCIBILDAK, ÇARDAKBELEN, ÇILÇIPILDAK, ÇIRDAKLAMAK, DAKIŞTIRMAK, DAKİKALARCA, DİLBERDUDAK, DUDAKSILLIK, FASDAKLAMAK, FISIRDAŞDAK, FIYDAKLAMAK, Devamını Oku »»
ADAKLANMAK, ARDAKLANMA, BARDAKALTI, DAKTİLOLUK, FIRILDAKÇI, GIDAKLAMAK, GIDAKLAYIŞ, KIKIRDAKLI, KUNDAKLAMA, ODAKLANMAK, ODAKLAŞMAK, ODAKLAYICI, PIRILDAKÇI, REDAKSİYON, SADAKATSİZ, ŞIRAKKADAK, VARDAKOSTA, AKÇABARDAK, ALURDAKSIZ, ARDAKLAMAK, AŞAĞIBUDAK, BALDUDAKLI, CUMBURTDAK, ÇAKILDAKLI, ÇAKIRDAKLI, ÇARDAKBAĞI, ÇARDAKBAŞI, ÇARDAKÇATI, DADAKLAMAK, DAKANNAMAK, Devamını Oku »»
ADAKLAMAK, ADAKLANMA, BINGILDAK, ÇARDAKSIZ, ÇINGIRDAK, FIŞKIRDAK, GIDAKLAMA, KUNDAKSIZ, ODAKLAMAK, ODAKLANMA, ODAKLAŞMA, OTODİDAKT, SADAKATLİ, ZONGULDAK, KIRKBUDAK, AKÇABUDAK, ALİBARDAK, ARTÇARDAK, BARDAKCIL, BARDAKCIN, BARDAKÇIL, BARDAKLIK, BAŞÇARDAK, BOZKANDAK, BUNGULDAK, CAYIRDDAK, CAYIRIDAK, CAYIRTDAK, CIMBILDAK, CIMKIRDAK, Devamını Oku »»
ADAKLAMA, BAĞILDAK, BAĞIRDAK, BARDAKÇI, CARTADAK, CIBILDAK, CUMBADAK, CUPPADAK, ÇAKILDAK, ÇARDAKLI, DANGADAK, DİDAKTİK, DİŞBUDAK, DUDAKSIL, DUDAKSIZ, FIKIRDAK, FIRILDAK, FOKURDAK, HARTADAK, HOPPADAK, KAKIRDAK, KIKIRDAK, KIPIRDAK, KUNDAKÇI, KUNDAKLI, LARPADAK, LOPPADAK, MUSADDAK, ODAKLAMA, PATTADAK, Devamını Oku »»
ADAKLIK, ADAKSIZ, BUDAKLI, DAKTİLO, IŞILDAK, PATADAK, SADAKAT, SADAKLI, SADAKOR, ÜÇBUDAK, ADAKALE, ADAKENT, ADAKÜRE, AKBUDAK, AKIRDAK, ANILDAK, ANIRDAK, ANISDAK, ANKIDAK, ANSADAK, ANSIDAK, APILDAK, APULDAK, ARISDAK, AYAZDAK, BAARDAK, BAVIDAK, BURDAKI, CEBEDAK, CIRTDAK, Devamını Oku »»
ADAKLI, BARDAK, BOYDAK, ÇARDAK, DAKİKA, KUNDAK, MISDAK, SADAKA, YARDAK, ADAKÖY, ADAKSU, ADDAKS, BADDAK, BASDAK, BAŞDAK, BAYDAK, BITDAK, BİNDAK, BUNDAK, CARDAK, CAŞDAK, CINDAK, CIYDAK, COYDAK, ÇIDDAK, ÇIRDAK, DAKGEÇ, DAKGUZ, DAKICA, DAKKIÇ, Devamını Oku »»
ARDAK, BUDAK, DAKİK, DUDAK, SADAK, SUDAK, ABDAK, ALDAK, ANDAK, ASDAK, BADAK, BIDAK, BODAK, CADAK, CIDAK, ÇIDAK, DADAK, DAKAÇ, DAKAN, DAKAT, DAKET, DAKGA, DAKGI, DAKIM, DAKKA, DAKKE, DAKKI, DAKLI, DAKMA, DAKNE, Devamını Oku »»
ADAK, ODAK, DAKI, DAKU, UDAK
DAK
DAK
Pancar, şeker pancarı. Özür, kusur. Doğu Anadolu Kırmızısı sığırı.
DAKRİYOADENİTİS
Gözyaşı bezinin yangısı. Göz çukurunun yangısı, sellülitisi, travmalarının yanısıra, sığırların gangrenli nezlesi, kedilerin enfeksiyoz peritonitisi ve köpek gençlik hastalığı gibi sistemik hastalıkların ve laboratuvar sıçanlarında bir Koronavirüs enfeksiyonunun seyri sırasında görülür.
DAKTİLOMEGALİ
Parmakların normalden daha büyük olması.
DAKRİYOSİSTOGRAFİ
Kontrast madde verilerek gözyaşı kesesi ve kanalının radyolojik olarak incelenmesi.
ODAKLANABİLMEK
Odaklanma imkânı olmak.
ODAKLAŞTIRMAK
Bir ışık demetini veya elektron akışını bir noktaya toplamak. Odak durumuna getirmek.
DAKRİYOSİSTİTİS
Gözyaşı kanallarının ve kesesinin yangısı.
FIRILDAKBÖCEKLERİ
Durgun ya da az akıntılı suların yüzünde fırıl fırıl dönerek yaşayan kınkanatlı böcekler familyası; dönerböcekler.
SPERMATODAKTİL
Kimi akarlarda, erkek tarafından üretilen spermanın dişinin üçüncü ve dördüncü koksaları arasında bulunan çiftleşme keselerine aktarılmasını sağlayan şeliser modifikasyonu.
SADAKATSİZLİK
Sadakatsiz olma durumu.
ODAKLAYABİLMEK
Odaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
DUDAKSILLAŞMA
Bazı kelimelerde çeşitli sebeplerle düz ünlülerin yuvarlaklaşması veya ünsüzlerin dudak ünsüzlerine dönmesi: divar duvar, konşı komşu gibi.
YALINYALBURDAK
Gelişigüzel. Olup olacağı.
ZONGULDAKLILIK
Zonguldaklı olma durumu.
FEDAKARCASINA
Fedakârca.
ANKİLODAKTİLİ
Parmak yapışması.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
ADAKLAMA
Adaklamak işi.
ADAKSIZ
Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.
ADAKLIK
Adak adanan yer. Adak olarak ayrılmış (hayvan).
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
ADAKLI
Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.