Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dak" olan, toplam 551 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YALINYALBURDAK
YALINYALPIDAK
ESKİALİBUDAK, KURUTAKIRDAK, YENİALİBUDAK, YUKARIÇARDAK
AŞAĞIÇARDAK, CASCAVULDAK, CISCIBILDAK, ÇILÇIPILDAK, DİLBERDUDAK, FISIRDAŞDAK, HORHOPURDAK, YUKARIBUDAK, ZIPZIBILDAK, ZIRZIBILDAK, ZIRZIBULDAK, ZIRZIVILDAK
ŞIRAKKADAK, AKÇABARDAK, AŞAĞIBUDAK, CUMBURTDAK, DOZURRADAK, TAKIRRADAK, TIRANKADAK, YALINBUDAK, YENİBARDAK, ZARPINADAK, ZILDIRTDAK
BINGILDAK, ÇINGIRDAK, FIŞKIRDAK, ZONGULDAK, KIRKBUDAK, AKÇABUDAK, ALİBARDAK, ARTÇARDAK, BAŞÇARDAK, BOZKANDAK, BUNGULDAK, CAYIRDDAK, CAYIRIDAK, CAYIRTDAK, CIMBILDAK, CIMKIRDAK, CINBILDAK, CINGILDAK, CINGIRDAK, CINĞIRDAK, CIZIRTDAK, CİMBILDAK, CUMBULDAK, ÇANGILDAK, ÇANGIRDAK, ÇANKILDAK, DAMBULDAK, DANGIRDAK, DANGURDAK, DANĞIRDAK, Devamını Oku »»
BAĞILDAK, BAĞIRDAK, CARTADAK, CIBILDAK, CUMBADAK, CUPPADAK, ÇAKILDAK, DANGADAK, DİŞBUDAK, FIKIRDAK, FIRILDAK, FOKURDAK, HARTADAK, HOPPADAK, KAKIRDAK, KIKIRDAK, KIPIRDAK, LARPADAK, LOPPADAK, MUSADDAK, PATTADAK, PIRILDAK, RAPPADAK, ŞAKILDAK, ŞAKKADAK, ŞAPPADAK, ŞIPPADAK, TAKKADAK, TINGADAK, ZINGADAK, Devamını Oku »»
IŞILDAK, PATADAK, ÜÇBUDAK, AKBUDAK, AKIRDAK, ANILDAK, ANIRDAK, ANISDAK, ANKIDAK, ANSADAK, ANSIDAK, APILDAK, APULDAK, ARISDAK, AYAZDAK, BAARDAK, BAVIDAK, CEBEDAK, CIRTDAK, ÇAKIDAK, DUVADAK, GIFIDAK, GIRIDAK, GOFADAK, GUBUDAK, HAMADAK, HARTDAK, HEMODAK, HIŞADAK, IPILDAK, Devamını Oku »»
BARDAK, BOYDAK, ÇARDAK, KUNDAK, MISDAK, YARDAK, BADDAK, BASDAK, BAŞDAK, BAYDAK, BITDAK, BİNDAK, BUNDAK, CARDAK, CAŞDAK, CINDAK, CIYDAK, COYDAK, ÇIDDAK, ÇIRDAK, DALDAK, DELDAK, DIĞDAK, DUVDAK, EBİDAK, FASDAK, FENDAK, GANDAK, GARDAK, GILDAK, Devamını Oku »»
ARDAK, BUDAK, DUDAK, SADAK, SUDAK, ABDAK, ALDAK, ANDAK, ASDAK, BADAK, BIDAK, BODAK, CADAK, CIDAK, ÇIDAK, DADAK, DIDAK, DİDAK, FUDAK, GADAK, GIDAK, GODAK, HADAK, HEDAK, HODAK, HUDAK, KADAK, KEDAK, KODAK, LADAK, Devamını Oku »»
ADAK, ODAK, UDAK
DAK
DAK
Pancar, şeker pancarı. Özür, kusur. Doğu Anadolu Kırmızısı sığırı.
YENİALİBUDAK
Kırıkkale ili, Keskin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
YUKARIBUDAK
Tunceli ilinde, Çemişgezek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
FISIRDAŞDAK
Fısıldaşmak.
HORHOPURDAK
Gelişigüzel giyinen ve konuşan.
DİLBERDUDAK
Nergis çiçeği.
ESKİALİBUDAK
Kırıkkale şehri, Keskin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YALINYALBURDAK
Gelişigüzel. Olup olacağı.
AŞAĞIÇARDAK
Gaziantep şehrinde, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇILÇIPILDAK
Çıplak.
ZIPZIBILDAK
Çırılçıplak.
CASCAVULDAK
Çırılçıplak.
KURUTAKIRDAK
Ceviz.
YUKARIÇARDAK
Gaziantep kenti, Nizip ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
CISCIBILDAK
Çırılçıplak.
YALINYALPIDAK
Gelişigüzel.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ADAKLIK
Adak adanan yer. Adak olarak ayrılmış (hayvan).
ADAKLI
Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ADAKLAMA
Adaklamak işi.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
ADAKSIZ
Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.