Kelimeler arşivinde; içinde "buh" olan, toplam 79 tane kelime bulunuyor. İçerisinde buh bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu buh ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında buh olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BUHARLAŞABİLMEK, BUHARLAŞIVERMEK
BUHARLAŞABİLME, BUHARLAŞTIRMAK, BUHARLAŞIVERME, BUHARLAŞTIRICI
BUHARLAŞTIRMA
BUHURUMERYEM
BUHARLAŞMAK, BUHARLAYICI, BUHURDANLIK, BUHURDANNIH
ABUHLANMAH, BUHRASAMAK, BUHURLANMA, BUHARLAŞMA
BUHARKENT, ABUHLAMAH, ÇITLANBUH, BUHARLAMA
GIRAMBUH, BUHRASAK, BUHARLİK, BUHARACA, BUHRANLI, BUHURDAN, BUHURLUK, KIZAMBUH, GIRANBUH, ÇABÇABUH, ALBUHARA
BUHARİK, BUHAYRI, BUHARLE, BUHAYLI, BUHARIK, BUHRACA, BUHAREK, BUHARCA, BUHURİK, DARBUHA, BUHARLI, ABUHAVA
BUHMAK, BUHURU, PAMBUH, TOPBUH, BUHMAH, BUHERİ, YURBUH, BUHAZE, BUHAĞI, BERBUH, ABUHUN, BUHARA, BUHARE, BUHARI, BUHARİ, BUHRAN
KOBUH, SABUH, KABUH, BUHUR, ÇUBUH, BUHAR, BUBUH, ÇABUH, BUHAĞ, BUHAH, BUHAK, BUHAN, BUHUN, BUHUH, BUHOF, BUHAU, BUHAV, BUHÇA
ABUH
BUH
BUH
Tomurcuk.
BUHARLAŞTIRMA
Buharlaştırmak işi. Bir sıvıyı gaz evreye geçirme işlemi. Bir sıvıyı ısı vererek buhara dönüştürme. Bir sıvıyı veya bir katıyı buhar haline dönüştürme işlemi. Sıvı radyoaktif artıkların radyoaktif olmayan bileşenlerinin buharlaştırılması sonucu, geriye kalan yoğunlaştırılmış radyoaktif madde miktarının hacimce küçültülmesi. Herhangi bir bileşiğin içerisindeki sıvı bileşenlerinin uzaklaştırılmasıyla yoğunluğunun artırılması işlemi.
BUHURUMERYEM
Tavşankulağı.
ABUHLANMAH
Güvenmek, bel bağlamak, ümid etmek.
BUHURDANNIH
Buhur yakılan aygıt, buhurdanlık.
BUHURDANLIK
Buhur yapmak için kullanılan araç.
BUHARLAYICI
Suyu buhar durumuna getiren makine.
BUHARLAŞMAK
Buhar durumuna dönüşmek, buğulaşmak, tebahhur etmek. Yok olmak.
BUHURLANMA
Kibirlenme.
BUHARLAŞTIRMAK
Bir sıvıyı kaynatarak buhar durumuna getirmek. Bir sıvıyı ince damlacıklar durumunda damıtmak.
BUHARLAŞIVERME
Buharlaşıvermek işi.
BUHARLAŞABİLMEK
Buharlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BUHARLAŞIVERMEK
Çabucak buharlaşmak.
BUHARLAŞABİLME
Buharlaşabilmek işi.
BUHRASAMAK
Boğaya gelmek, inekler (çiftleşmek için boğa istemek.).
BUHARLAŞTIRICI
Buharlaşma işlemini gerçekleştiren alet. Sıvıların buharlaştırmasında kullanılan aygıt.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ETERLEMEK
Eter buharı koklatarak anestezi yapmak.
BUHURLUK
İçinde tütsü için kullanılan maddeler yakılan kap, buhurdan.
ISI
Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. Fiziksel bir olaya dayalı, belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğukluk derecesi.
DÜDÜK
İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç. Taşıtlarda karşı tarafı uyaran korna. Akılsız, boş kafalı.
İSLİM
Gücünden yararlanmak için elde edilen buhar, istim.
BUĞULAŞMA
Buğulaşmak işi, buharlaşma.
DEKOVİL
Ray aralığı 60 santimetre veya daha az olan, araçları buhar, hayvan veya insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
İKLİM
Yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu, abuhava. Ülke, diyar.
BUĞU
Su buharı. Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı.
BUHARLI
Buharı olan. Buhar gücü ile çalışan.
GÖZENEK
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.
AĞIŞ
Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.
BUHURDAN
Buhurluk.
BUĞULAŞMAK
Buğu durumuna gelmek, buharlaşmak.
FAHRENHAYT
Erimekte olan buzun sıcaklığını 32 °C, kaynar suyun buhar sıcaklığını 212 °C'de gösterebilecek biçimde derecelenmiş bulunan bir termometre türü.
BASIÖLÇER
Buharın veya herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen alet, manometre. Akışkanların basıncını ölçen araç.
KALANDIR
Dokunmuş kumaş ve bezleri buhar altında veya belli bir ısıda silindir arasından geçirerek ütüleme, parlatma, istenilen boy ve ene göre çektirip germe.
KALORİFER
Merkez ve depo durumunda olan bir kazandan çıkan sıcak havayı, su veya buharı, borularla dolaştırmak yoluyla bir yapının her yanını ısıtan araç veya tesisat. Radyatör.
GERİLİMÖLÇER
Buhar, ayrışma, yüzey vb.ne ilişkin gerilimleri ölçen alet, tansiyometre.