Sonu BUK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "buk" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. Sonu buk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında buk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde buk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

YALYALABUK, TATLIKABUK, KIZILÇUBUK, CIRTLAMBUK, CIRTLANBUK

9 harfli kelimeler

ZIRZIMBUK, YENİÇUBUK, SARIÇUBUK, ESKİÇUBUK, KARAÇUBUK, KARAKABUK

8 harfli kelimeler

KIZAMBUK, GÜRÇUBUK, KARAMBUK, KARANBUK, ÇARÇABUK, ZURZUBUK, ALTKABUK

7 harfli kelimeler

GUDUBUK, GULÜBUK, KUDUBUK, YÜRUBUK, TETABUK, CULUBUK, YALABUK

6 harfli kelimeler

İBUBUK, PAMBUK, GAMBUK, CALBUK, ZAMBUK, KAMBUK, İBİBUK, HÜBBUK, HOMBUK, HABBUK, ZUMBUK, GUMBUK, ÜBÜBUK

5 harfli kelimeler

ZIBUK, YABUK, KABUK, ZABUK, KOBUK, ÇUBUK, ZUBUK, ÇABUK, TOBUK, SABUK, ORBUK, BOBUK, COBUK, ÇOBUK, HÜBUK, GABUK, GOBUK

4 harfli kelimeler

ABUK, İBUK

3 harfli kelimeler

BUK

Bazı kelimelerin anlamları

BUK

Funda, çalı. Böğürtlen sapı. Gelin. Kavun, karpuz ekilen yer. Büklüm. Kıyı. Sarmaşık. Sık çalılık.

TATLIKABUK

Tarçın.

KARAKABUK

Kestane. Tarçın.

ZIRZIMBUK

İri taneli dolu.

KARAÇUBUK

Bingöl şehri, Adaklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

CIRTLAMBUK

Hayvanların yaralarından çıkan irin. Su fışkırtan oyuncak. Çitlembik ağacının meyvesi.

YENİÇUBUK

Sivas ili, Gemerek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KARANBUK

Saçma büyüklüğünde meyveleri olan dikenli bir bitki, çalı.

KIZILÇUBUK

Bingöl şehrinde, Karlıova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kars ili, Sarıkamış belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tokat ili, Erbaa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

SARIÇUBUK

Elâzığ ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ESKİÇUBUK

Sivas şehri, Gemerek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KARAMBUK

İçi boş, çürük, gelişmemiş fındık.

GÜRÇUBUK

Elâzığ ilinde, Alacakaya ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

CIRTLANBUK

Hayvanların yaralarından çıkan irin. Su fışkırtan oyuncak.

KIZAMBUK

Koyu kırmızı ve salkıma benzer yemişi ekşi olan, ağacının kökünden katran çıkarılan, kırlarda yetişen dikenli bir ağaç.

YALYALABUK

Cilalı, parlak, ışıldak, düzgün.

  -   -   -  

Anlamında BUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACUL

Aceleci. Hızlı, çabuk.

ARDA

İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

ACELELEŞTİRMEK

Çabuklaştırmak.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

AKBUĞDAY

Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

ALDANÇ

Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).

ALTINBAŞ

Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun.

ALAMİNÜT

Acele, çabuk.

AKAĞAÇ

Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).

ACELELEŞTİRME

Çabuklaştırma.

ATİKLİK

Çabukluk, çeviklik.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ARMADURA

Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.

ALKARNA

İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.

ALINGAN

Çabuk gücenen, kırılan.

ARALAMAK

İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.

AKSÖĞÜT

Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir tür söğüt (Salix alba).