Kelimeler arşivinde; içinde "arş" olan, toplam 213 tane kelime bulunuyor. İçerisinde arş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu arş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında arş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARŞILAŞTIRABİLME
KARŞILAŞTIRILMAK, KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK
KARŞILAŞTIRILMA, KARŞILAŞTIRMACI, KARŞILAŞTIRMALI, ARŞİVLENEBİLMEK, ARŞİVLEYEBİLMEK, KARŞILANABİLMEK, KARŞILAŞABİLMEK, KARŞILAYABİLMEK, YENİYAPANÇARŞAK
ANARŞİSTLEŞMEK, KARŞILAŞTIRMAK, ARŞİVLENEBİLME, ARŞİVLEYEBİLME, KARŞIDENGELEME, KARŞILANABİLME, KARŞILAŞABİLME, KARŞILAŞTIRICI, KARŞILAYABİLME, KARŞILIKSIZLIK, SERVETİYEKARŞI
ANARŞİSTLEŞME, KARŞILAŞTIRMA, KARŞIDAVRANIŞ, KARŞIKÖPÜRÜCÜ, KARŞILIKLILIK, KARŞILIKSIZCA, KARŞISÜRTÜNME, KARŞITLIĞIMSI, KARŞITYOKLAMA
ÇARŞAFLANMAK, ÇARŞAFLATMAK, ÇARŞAFSIZLIK, KARŞITLAŞMAK, AKÖRENÇARŞAK, KARŞIKÖPÜRME, KARŞILAŞMACI, KARŞILIKLICA, KARŞITLAMALI, KARŞIYENİMLİ
ANARŞİSTLİK, ÇARŞAFÇILIK, ÇARŞAFLAMAK, ÇARŞAFLANMA, ÇARŞAFLATMA, KARŞILANMAK, KARŞILAŞMAK, KARŞILIKSIZ, KARŞITLAMAK, KARŞITLAŞMA, ARŞAKLANMAK, ARŞİVLENMEK, ARŞİVLETMEK, DOMUZARŞAĞI, KARŞAMBALIK, KARŞIÇEKİCİ, KARŞIDÖNGEL, KARŞILIKLAR, KARŞITAYRIM, KARŞITÇILIK, KARŞİBAĞLAR
ARŞINLAMAK, ARŞİVLEMEK, HİYERARŞİK, KARŞICILIK, KARŞILAMAK, KARŞILAŞMA, KARŞILIKLI, KARŞITLAMA, HIYARŞEMBE, ARŞENTERON, ARŞINNAMAK, ARŞİVCİLİK, ARŞİVLENME, ARŞİVLETME, ÇARŞAFLAMA, ÇARŞIBİLİR, GARŞILİYİN, GARŞUHBAĞI, KARŞIASTEL, KARŞIDURMA, KARŞIGEÇİT, KARŞIKONAK, KARŞILANIŞ, KARŞILANMA, KARŞILAYAN, KARŞILAYIŞ, KARŞIPINAR, KARŞISÜRÜM, KARŞITLICA, KARŞITUTUM, Devamını Oku »»
ARŞINLAMA, ARŞİDÜŞES, ARŞİVLEME, ÇARŞAFLIK, ÇARŞAFSIZ, ÇARŞIBAŞI, HİYERARŞİ, KARŞILAMA, KARŞITLIK, KARŞIYAKA, MARŞANDİZ, MONARŞİST, MONARŞİZM, BAHARŞEYH, BELÇARŞAK, ÇARŞICUMA, ÇARŞIRLIK, ÇARŞURMAK, DİZARŞAĞI, GARŞİLAMA, KARŞIBERİ, KARŞIKENT, KARŞILEYİ, KARŞINLIK, KARŞITLAM
ANARŞİST, ANARŞİZM, ARŞINLIK, BONMARŞE, ÇARŞAFÇI, ÇARŞAFLI, ÇARŞAMBA, KARŞILIK, KARŞITÇI, KARŞITLI, OLİGARŞİ, PARŞÖMEN, ARŞINMAK, ÇARŞAMME, ÇARŞANGA, ÇARŞIKÖY, ÇARŞISIZ, GARŞILIH, HAZARŞAH, HEZARŞAH, KAPKARŞU, KARŞIBAN, KARŞIGÜN, KARŞIKÖY, KARŞILAR, KARŞILIH, KARŞINLI, KARŞITUÇ, KARŞULUK, MONARŞİK, Devamını Oku »»
ANARŞİK, ARŞİDÜK, ARŞİVCİ, ÇARŞILI, KARŞICI, MONARŞİ, ANARŞİT, ARŞIALA, ARŞIMAK, ARŞINCI, ARŞİMED, GARŞUCU, HARŞLIH, HARŞTIK, MARŞABA, MARŞAFA
ANARŞİ, ÇARŞAF, KARŞIN, KARŞIT, AARŞAK, ÇARŞAK, ÇARŞIR, ÇARŞOV, ÇARŞUT, FARŞAK, GARŞUH, KARŞAK, MARŞAF, MARŞİT, MENARŞ, OTARŞİ, ŞARŞAP, ŞARŞAR, ŞARŞUR, YARŞAK
ARŞİV, ÇARŞI, KARŞI, ARŞAB, ARŞAK, ARŞIN, ARŞUN, BARŞA, ÇARŞİ, ÇARŞU, FARŞA, FARŞİ, GARŞI, GARŞO, GARŞU, HARŞO, KARŞİ, KARŞU
ARŞE, ARŞI, CARŞ, FARŞ, MARŞ
ARŞ
ARŞ
İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. "Yürü" komutu.
KARŞILAŞTIRILMA
Karşılaştırılmak işi.
ARŞİVLENEBİLME
Arşivlenebilmek işi.
ARŞİVLEYEBİLMEK
Arşive koyma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ARŞİVLENEBİLMEK
Arşive koyulma olasılığı bulunmak.
KARŞILAŞABİLMEK
Karşılaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YENİYAPANÇARŞAK
Ankara ili, Balâ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK
Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma.
ANARŞİSTLEŞMEK
Anarşist özelliği taşımak.
KARŞILAŞTIRABİLME
Karşılaştırabilmek işi.
KARŞILAYABİLMEK
Karşılama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARŞILANABİLMEK
Karşılanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARŞILAŞTIRMALI
Karşılaştırma yolu ile yapılan, mukayeseli.
KARŞILAŞTIRILMAK
Karşılaştırma işi yapılmak.
KARŞILAŞTIRMACI
Karşılaştırmalı edebiyat veya dil bilimi uzmanı.
KARŞILAŞTIRMAK
Karşılaştırma işini yaptırmak. Kişi ve nesnelerin benzer veya ayrı yanlarını incelemek için kıyaslamak, mukayese etmek. Dikişte giysinin bir yanına yapılmış olan işlemi, eşitlik sağlamak amacıyla öbür yanında uygulamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AHLAF
Bizden sonrakiler, eslaf karşıtı.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
AĞIRLAMA
Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
AĞIŞ
Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.