Kelimeler arşivi içinde; sonunda "art" olan, toplam 61 adet kelime bulunmaktadır. Sonu art ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında art olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde art olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PNÖMOPİYOPERİKART
HEMATOPERİKART
HİDROPERİKART, BİLAKAYDUŞART, PNÖMOPERİKART
PİYOPERİKART, HEMOPERİKART
HAMİLİKART
MİKROKART
GARTGART, GIRAVART, AVANGART, TALAVART, KİRTPART, HALAPART, MONOKART, TELEKART, STANDART, PERİKART, MİYOKART
ŞINGART, ALAKART, PANKART, EPİKART
NIKART, KABART, KAKART, KARART, KOKART, GIGART, NİKART, ZIVART, GOPART, CAGART, CAĞART, CEGART, COĞART, DAMART, GAGART, GAĞART
AYART, ŞAART, APART, OVART, OĞART, ONART
GART, KART, SART, HART, CART, VART, ZART, MART, ŞART, PART, TART, NART, BART, ÇART
ART
ART
Arka, geri. Arkada bulunan. Bir şeyin öbür yüzü.
GIRAVART
Üzüm ağacı, çubuk.
BİLAKAYDUŞART
Kayıtsız ve şartsız olarak, herhangi bir kısıtlama olmaksızın.
HAMİLİKART
Tavsiye edildiği üzerinde yazılı olan kartı, pusulayı taşıyan kimse.
PNÖMOPİYOPERİKART
Perikartta hava veya gaz ve irin bulunması.
PNÖMOPERİKART
Kalp kesesinde hava veya gaz birikmesi.
AVANGART
Öncü.
GARTGART
Bir çeşit deniz kuşu.
KİRTPART
Üstü donmuş, altı yumuşak kar.
TALAVART
Balkabağından yapılan su kabı.
HİDROPERİKART
Hidroperikardiyum.
MİKROKART
Herhangi bir yayının küçültülerek üzerine aktarıldığı 7,5x12,5 cm. boyutlu kart. (Bu kartların üst yanında ilgili yayının çıplak gözle okunabilecek kaynakçasal kimliği yazılır.).
HEMOPERİKART
Hemoperikardiyum.
HEMATOPERİKART
Hemoperikardiyum.
PİYOPERİKART
Piyoperikardiyum.
HALAPART
Silah ve sopalarla yapılan kavga, gürültü, patırtı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ART geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
ABARTILMAK
Abartma işine konu olmak.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABARTMALI
Abartılı.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ABARTIŞ
Abartma durumu.
ABARTMASIZ
Abartısız.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABARTISIZLIK
Abartısız olma durumu.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AĞARTILMA
Ağartılmak işi.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABARTMACILIK
Abartıcılık.
AĞARTMA
Ağartmak işi.
ABARTILMA
Abartılmak işi.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ABARTMACI
Abartıcı.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ABARTMA
Abartmak işi.