Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aru" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aru ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aru olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aru olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GARUGARU, KARAMARU, MADADARU
DAŞGARU, KANCARU
ANCARU, YANARU
ABARU, ANARU
YARU, DARU, TARU, SARU, KARU, HARU, GARU, CARU
ARU
ARU
Şaşma ünlemi. İyi, güzel:-Nasılsın Ahmet?-Aru Ali. Arı, temiz. Arı.
SARU
Sarı. Sarışın.
KANCARU
Nereye, neresi, ne tarafa. Nereye ait?.
YARU
Yarı. Yarı, yarım.
TARU
Darı.
ANARU
Öte; ileriye doğru, o bir taraf.
KARU
Bazu, kol.
ANCARU
O kadar.
DAŞGARU
Dışarı.
HARU
Sabanın ağaç kısmı. Saban.
MADADARU
Beceriksiz.
GARUGARU
Sivrisinek.
YANARU
Yana, yan tarafa.
ABARU
Şaşma ve korku ünlemi.
KARAMARU
Akciğerli balıklar (Dipnoi) takımının, balçık balığıgiller (Lepidosirenidae) familyasından, 1-4 m kadar uzunlukta, Güney Amerika'da Amazon ırmağı boyunca bataklıklarda yaşayan bir tür. Akciğerli balıklardan, balçık balığıgiller (Lepidosirenidae) familyasından, 4 m kadar uzunlukta olabilen, Güney Amerika'da Amazon Irmağı boyunca bataklıklarda yaşayan bir tür. (Lepidosiren paradoxa) Akciğerli-balıklar (Dipnoi) takımının balçıkbalığıgiller (Lepidosirenidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 1-4 m. Eti lezzetlidir. Güney Amerikada Amazon ırmağı boyunca bataklıklarda yaşar.
DARU
İlaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAĞILMA
Dağılmak işi. Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması. Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
BAHİR
Deniz. Aruzdaki vezin takımlarından her biri. Mevlidin bölümlerinden her biri.
CACIK
Yoğurt, ayran içine hıyar veya marul doğranarak yapılan, çoğu kez sarımsaklı, iştah açıcı yiyecek.
FİŞEK
Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane. Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler.
DANAAYAĞI
Yılanyastığıgillerden, yaprakları lekeli bir bitki (Arum).
ÇOBANDÜDÜĞÜ
İki çeneklilerden, sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan, nemli yerlerde yetişen bir bitki, meyhaneci otu (Asarum europaeum).
BARUTLUK
Barut kabağı.
CÜCÜK
Tomurcuk. Soğan, marul vb. katmerli bitkilerin en iç bölümü. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Kuş yavrusu. Bir şeyin küçüğü veya onu andıran bir parçası.
ARUZ
Aruz vezni.
BAŞTANKARA
Ötücü kuşlar takımının baştankaragiller familyasından, Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya'da yaşayan, böcek yiyerek tarıma yararlı olan, oldukça kısa, güçlü ve sivri gagalı, çeşitli renklerde olabilen bir tür kuş (Parus major).
BALİSTİK
Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.
DARMADAĞIN
Çok dağınık ve karışık, darmadağınık, tarumar.
ÇORAK
Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
BARUTHANE
Barut yapılmış olan ya da saklanan yer.
GEREKLİ
Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza, zaruri.
BARUTÇU
Barut yapan veya alıp satan kimse.
FÜNYE
Barut vb. patlayıcı maddeleri ateşlemek için kullanılan kapsül. Topu ateşlemek için falya deliğine konulan araç.
ÇÖPLEME
Düğün çiçeğigillerden, kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan, karaçöpleme, yeşilçöpleme ve sarıçöpleme gibi türleri olan bir bitki, marulcuk (Helleborus).