Kelimeler arşivinde; içinde "yalım" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yalım bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yalım ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yalım olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YALIMALÇAHLIĞI
YAKINLAYALIM
KIZILYALIM, YALIMBİLEK, YALIMPARÇA
ANLAYALIM, YALIMKAYA
YALIMKÖY, YALIMSAK
YALIMAK, YALIMLI
YALIMA
YALIM
YALIM
Alev. Kılıç, bıçak gibi kesici araçların keskin yüzü.
YALIMSAK
Obur. Başıboş kişi.
YALIMAK
Reçine.
YALIMKAYA
Eskişehir şehri, Mihalıççık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
ANLAYALIM
"pay isteyelim" veya "mal, para veya konumdan yararlanalım" anlamında kullanılan bir söz.
YAKINLAYALIM
Bize gidelim.
YALIMA
Dudakta çıkan yara, uçuk. Sanırım.
KIZILYALIM
Kızıl ateş.
YALIMPARÇA
Bir avuç.
YALIMLI
Diyarbakır ilinde, Lice belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YALIMKÖY
Ankara şehrinde, Kalecik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
YALIMBİLEK
Kemikleri gelişmeden doğan çocuk.
YALIMALÇAHLIĞI
Eksiklik.
Bu bölümde tanımı içerisinde YALIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEZGERE
Teskere : Kezgereyi getir toprak taşıyalım.
KINCIMAK
Yumru köklü bitkiler sokulurken topraktan kökü ile çıkmamak, sıyrılıp kopmak. Mızıkçılık etmek : Onu oyuna sokmayalım, çabuk kıncır. Yumuşak nesne iki sert cisim arasında ezilmek, patlamak: Bisikletin iç lastiği kıncıdı.
KIRKCIK
Saklambaç oyunu : Haydi arkadaşlar kırkcık oynıyalım.
ÇIVGARLAMAK
Bir çift öküzün önüne bir çift daha koşmak: Bizim hayvanlar çekmedi, senin atları da getir de çıvgarlayalım.
SÖYKEMEK
1.Yaslamak, dayamak: Dirseğimi masaya söykedim. 2.Yatar gibi oturmak. 3.Yatırmak, sermek : Merhametsiz adam koca ormanı yere söykemiş. Son vermek : O meseleyi söykemeden başka işe bakmayalım ağalar. Dayamak.
ÇEKENEK
Tüfeğin içindeki sıkıyı çekmek için kullanılan ucu damaklı, burgulu-60-70 santimetre uzunlukta ve yarım santimetre çapında bir demir çubuk: Bizim çiftenin çekeneği yok, bir çekenek ver de sıkıyı boşaltayım. Harmanı tınaz yapmak için, toplamakta kullanılan ağaçtan yapılmış basit bir aygıt: Çekenekle toplayalım.
SELAMAK
Sallamak : Şu dalı sela da bir toplayalım.
ÖYGÜN
Karıştırılmış, yoğrulmuş : Çamur öygün, duvarı sıvayalım.
SÜREĞEÇ
Çocuğu yürümeye alıştırmaya yarayan, tahtadan yapılmış tekerlekli bir çeşit araba, yürüteç. Harman toplamaya yarayan tahta araç : Süreğeçleri alın da harman toplıyalım. Çarkın urganını yağlamak için kullanılan ziftti bez. Bulaşık bezi, paçavra. Yıkanırken kir çıkarmak için kullanılan örgü ya da bez kese.
ÖYMEK
Sakız ve benzerleri maddeleri özleştirmek. İki ya da daha çok şeyleri ezerek, yoğurarak iyice birbirine karıştırmak. Karmak : Çamuru öyüp duvara sıvayalım. Sıvı şeyleri sürmek, bulaştırmak : Pekmezi üzerine öğme. Yağ ve benzerleri Maddeler düştüğü yerde yayılıp leke yapmak. Yayılmak, otlamak : Koyunlar öydü. Bozmak : Burası yeni boyandı, çocukların öymemesi için kapıyı kitlemeli. İçine geçmek : Hafif yağan yağmur toprağa iyi öğer. Övmek. Yağ ve benzerleri maddeler düştüğü yerde yayılmak leke bırakmak. Yanmak. Ezmek.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
GAHLAMAK
Dilimlere ayırmak: Gel beraberce şu elmaları gahlayalım. Koşulu öküz veya mandayı sürmek, sevketmek. Taklamak.
EVE
Oyunda ebe: Gelin saklambaç oynayalım, men ebe olacağım. Acele, çabuk. Evvel.
KİLEYDEN
Yeniden : Oyuna kileyden başlayalım.
ŞULE
Alev, yalım.
FARAZA
Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki.
FARZIMUHAL
Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir şeyi olacakmış, gerçekleşecekmiş gibi düşünerek, sayarak. Tutalım ki, sayalım ki, varsayalım ki.
GARIMAK
Bir kimseyi ya da malı başkasına kötülemek: Hasan, Ahmet'i garıdı. Oyun bozmak: Ayşe'yi oyuna almıyalım. O çok garıyor. İşe yaramaz olmak, eskimek: Hayvanın nalı garıdı, yeniletiver. İşler üst üste yığılmak: İşler garıdı, altından nasıl çıkacağız bakalım. Tarlada ürünler fazlaca olgunlaşıp, kendiliğinden dökülmek, boşa gitmek. Usanmak, bıkmak. Karın. İşkembe. Suya batmak, suya boğmak. Yaşlanmak: Gurumuş, garıhmış kimi yeri çürümüş.
ELPAPA
El üstünde oynanılan taş oyunu: Yaşar gel elpapa oynayalım.
NEYSE
"Önemi yok, olan oldu" anlamında kullanılan bir söz. "Konuyu kapatalım, uzatmayalım, her ne ise" anlamında kullanılan bir söz. "Çok şükür, bereket versin" anlamında kullanılan bir söz.