Kelimeler arşivinde; içinde "rim" olan, toplam 406 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu rim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DARIYERİMENGENCİK, VERİMSİZLEŞTİRMEK
EKSPERİMANTALİZM, BİRLEŞTİRİMCİLİK, EKSPERİMANTALİST, ÖZGERÇEKLEŞTİRİM, VERİMSİZLEŞTİRME
ÖZEKSELLEŞTİRİM, ÖZEKSİZLEŞTİRİM
ELEŞTİRİMCİLİK, VERİMSİZLEŞMEK, GÖSTERİMSENMEK, PERİMENİNGİTİS, ZENGİNLEŞTİRİM
GAYRİMUNTAZAM, GEÇİRİMSİZLİK, VERİMSİZLEŞME, ATADİRİMCİLİK, BÖLMELENDİRİM, DEĞERLENDİRİM, DEĞİŞTİRİMSİZ, HİPERİMMÜNİTE, ÖLÇÜNLEŞTİRİM, PERİMİYELİTİS, TERİMLENDİRME, YETKİLENDİRİM
GAYRİMUAYYEN, GEÇİRİMLİLİK, KRİMİNOLOJİK, SÜLFÜRİMETRE, BİTİRİMCİLİK, ÇEVRİMSELLİK, DEĞİŞTİRİMCİ, DEĞİŞTİRİMLİ, FOSFORİMETRİ, GEÇİRİMÖLÇER, GERİBİLDİRİM, GETİRİMCİLİK, HACIKERİMLER, MİRİMİRANLIK, NAZOLAKRİMAL, ÖDÜLLENDİRİM, PERİMETRİTİS, PERİMETRİYUM, SAKKARİMETRE, SAKKARİMETRİ, TRİMETREKSAT
BİTİRİMHANE, DEVRİMCİLİK, DEVŞİRİMSİZ, ELEŞTİRİMCİ, ESKRİMCİLİK, GAYRİMAHDUT, GAYRİMEMNUN, GAYRİMENKUL, GAYRİMÜMKÜN, GAYRİMÜSLİM, KALORİMETRE, KALORİMETRİ, KOLORİMETRE, KOLORİMETRİ, KRİMİNOLOJİ, POLARİMETRE, POLARİMETRİ, PRİMİTİVİZM, SAKARİMETRE, SAKARİMETRİ, VERİMSİZLİK, HARİMİİSMET, ARAKESTİRİM, BİRLEŞTİRİM, ÇEVRİMKESER, ÇEVRİMPINAR, EYETİKERİME, GAYRİMESKUN, GÖSTERİMLİK, KLOTRİMAZOL, Devamını Oku »»
BİNDİRİMLİ, BİRİKTİRİM, DEĞİŞTİRİM, DEVŞİRİMLİ, GAYRİMAKUL, GAYRİMEŞRU, GEÇİRİMSİZ, GELİŞTİRİM, GEREKTİRİM, KRİMİNOLOG, MERMERİMSİ, MÜTEVERRİM, PEYNİRİMSİ, PİŞİRİMLİK, PRİMADONNA, RİMELLEMEK, VERİMLİLİK, YETİŞTİRİM, ABDÜLKERİM, ALTGEÇİRİM, BAŞVERİMLİ, BİRTERİMLİ, BİŞİRİMLİK, BİTİŞTİRİM, ÇEMBERİMSİ, ÇEVRİMDIŞI, ÇEVRİMKAYA, ÇEVRİMTEPE, EĞSERİMIHI, ENBİTİRİMİ, Devamını Oku »»
BİBERİMSİ, BİTİRİMCİ, ÇEVRİMSEL, ELEŞTİRİM, ESMERİMSİ, GEÇİRİMLİ, GETİRİMCİ, GETİRİMLİ, GOLFSTRİM, GRİMTIRAK, İNDİRİMLİ, PRİMATLAR, RİMELLEME, ÜLEŞTİRİM, BİRİMKARE, AFŞARİMAM, BİGEÇİRİM, ÇELERİMEK, ÇEVRİMİÇİ, ÇEVRİMOVA, ÇEVRİMTAŞ, DEMİRİMSİ, DEPRİMENE, HEVRİMİYE, ISILVERİM, İÇİNDİRİM, İMPRİMERE, İRİMARASI, KEKİRİMSİ, KERİMOĞLU, Devamını Oku »»
BİLDİRİM, BİNDİRİM, ÇEVRİMLİ, DEVRİMCİ, DEVŞİRİM, DİRİMLİK, DİRİMSEL, ESKRİMCİ, GİRİMLİK, GÖNDERİM, GÖSTERİM, HÖŞMERİM, KESTİRİM, KOMPRİME, LAKRİMAL, PRİMİTİF, RİMELSİZ, SİNDİRİM, ŞİİRİMSİ, VERİMSİZ, BİRİMKÜP, ALAKRİMA, ARABİRİM, BUPRİMAT, CİLBİRİM, ÇİĞRİMEK, ÇİLDİRİM, ÇİYRİMEK, DEĞERİMİ, DEĞRİMEK, Devamını Oku »»
BİTİRİM, ÇEVİRİM, DİRİMLİ, EMPRİME, EPRİMEK, ESRİMEK, GEÇİRİM, GETİRİM, İNDİRİM, PİŞİRİM, RİMELLİ, SEĞRİME, VERİMLİ, ANFERİM, AYFERİM, AYGERİM, AYTERİM, BİŞİRİM, ÇİRİMEK, ÇÜRİMEK, DERİMEK, DERİMLİ, EBRİMEK, EĞERİME, EĞRİMIH, EĞRİMLİ, ELGİRİM, ERİMŞAH, ERSERİM, EVRİMCİ, Devamını Oku »»
ÇEVRİM, DEVRİM, EPRİME, ERİMEK, ESKRİM, ESRİME, GRİMSİ, KERİME, MÜCRİM, MÜKRİM, PRİMAT, AFERİM, BAARİM, DEĞRİM, EFERİM, EĞERİM, ERİMÇE, ERİMEL, ERİMER, ERİMİŞ, ERİMLİ, EVERİM, EVİRİM, GERİME, HEVRİM, İBİRİM, İÇERİM, İRİMİK, İRİMÜK, KEVRİM, Devamını Oku »»
BİRİM, CİRİM, DİRİM, EĞRİM, ERİME, GİRİM, KERİM, RİMEL, SERİM, TERİM, VERİM, CARİM, DERİM, DORİM, EGRİM, EVRİM, EYRİM, GARİM, GERİM, HARİM, HERİM, HİRİM, İBRİM, KARİM, MARİM, MERİM, NERİM, PERİM, PİRİM, SARİM, Devamını Oku »»
ERİM, PRİM, İRİM, RİMA
RİM
RİM
Osmanlılarda halk dilinde Roma kentine verilen ad.
ÖZEKSİZLEŞTİRİM
Nüfusun, işleyim ve tecim, etlkinliklerinin, ekin kuruluşlarının, yığılmış bulundukları özeğin dışında yerleşmelerini amaçlayan ve bunu özendiren dizgeli yönelti. bk. işleyimsel özeksizleştirim. Kişilerin, bir kentin özeğinden çevresindeki kesimlere ya da yörekentlere göçüp yerleşmeleri.
DARIYERİMENGENCİK
Düzce şehrinde, Kaynaşlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
VERİMSİZLEŞMEK
Verimsiz duruma gelmek.
ZENGİNLEŞTİRİM
Aynı bir öğenin yerdeşlerinden oluşan bir karışımda, belli bir yerdeşin yüzdesini artırma işlemi.
EKSPERİMANTALİZM
Deneyselcilik.
BİRLEŞTİRİMCİLİK
Genellikle felsefe ve din konularında birbirine benzemeyen birtakım görüşleri ya da birbiriyle çelişkili durumda bulunan düşünceleri uzlaştırmaya, birleştirmeye çalışan öğreti.
ÖZGERÇEKLEŞTİRİM
Kişiliğin bütün yönlerinin dengeli ve uyumlu biçimde gelişmesi.
ÖZEKSELLEŞTİRİM
Bir ülkede nüfusun, ekonomik ve toplumsal etkinliklerin, ekin kuruluşlarının tek bir özekte toplanma eğiliminin yaratılması ve güçlendirilmesi yönünde benimsenen dizgeli yönelti.
GAYRİMUNTAZAM
Düzensiz, dağınık, gelişigüzel.
PERİMENİNGİTİS
Pakimeningitis.
ELEŞTİRİMCİLİK
Eleştiricilik.
EKSPERİMANTALİST
Deneyselci.
VERİMSİZLEŞTİRME
Verimsizleştirmek durumu.
GÖSTERİMSENMEK
Temsil yollu göstermek.
VERİMSİZLEŞTİRMEK
Verimsiz duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde RİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ASKAT
Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri.
AYIKULAĞI
Bir tür çuha çiçeği (Primula auricula).
AKAMET
Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.
AMPER
Elektrik akımında şiddet birimi.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AR
100 m² değerinde yüzey ölçü birimi. Argon elementinin simgesi. Utanma, utanç duyma.
ANGSTRÖM
Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.
AVİSTO
Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
AYDINLIKÖLÇER
Birim zamanda bir yüzeyin birim alanına düşen ışık enerjisini ölçmekte kullanılan aygıt, lüksmetre.
AYRIMLAMA
Senaryonun hazırlanmasında geliştirim ile çevrim senaryosu arasında yer alan, senaryonun sahne ve ayrımlarının belirlendiği, başlıca karakterlerin ayrıntılarıyla çizildiği, konuşmaların son biçimini aldığı aşama.
AVRO
Avrupa Birliği'nin ortak para birimi, ekü.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.