Kelimeler arşivinde; içinde "kalı" olan, toplam 200 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kalı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kalı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kalı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BASMAKALIPLAŞMAK, ŞAPKALIMANTARLAR, YAKALIKAMÇILILAR
ALAMETİFARİKALI, AMERİKALILAŞMAK, KALINLAŞTIRTMAK
AMERİKALILAŞMA, KALINLAŞTIRMAK, KALIPLAŞMIŞLIK, ÇAKALIHASANAĞA, GÜNEYKALINKESE, HALKALIKURTLAR, KALIMLAŞTIRICI, KALINLAŞTIRTMA, KALIPLAŞTIRMAK, SARNIKALINCASI
BASMAKALIPLIK, KALINLAŞTIRMA, ÇOKHALKALILAR, KALINLIKÖLÇER, KALIPLAŞTIRMA, YUKARIYUFKALI
PORTAKALIMSI, SENDİKALILIK, KALIKDEMİRCİ, KALITBIRAKAN, KALITIMCILIK, KUZKALINKESE, SAKALISARKAN, SAKALISLAYAN, SAKALISLIYAN, TARLABAKKALI
AFRİKALILIK, ALATURKALIK, BAMBAŞKALIK, DANİMARKALI, ERKEÇSAKALI, KALINLAŞMAK, KALINLATMAK, KALIPLANMAK, KALIPLAŞMAK, KALIPLAŞMIŞ, KALIPLATMAK, KALITSALLIK, SERTİFİKALI, DEDEMSAKALI, DİDEMSAKALI, KABUĞUKALIN, KALIMSIZLIK, KALINHARMAN, KALIPSIZLIK, KÜÇÜKYAKALI, SAKALIKESİK, TEKERSAKALI, TEKKESAKALI, YARIKALIMLI
BASMAKALIP, HALKALILAR, KALIMLILIK, KALINLAŞMA, KALIPÇILIK, KALITIMSAL, KEÇİSAKALI, KULUÇKALIK, TEKESAKALI, YAKALIKSIZ, ARKALIKSIZ, ÇİVİKALIBI, DEDESAKALI, DEKESAKALI, KALINBAYAT, KALINIRMAK, KALINLATMA, KALINPELİT, KALINTILAR, KALIPLAMAK, KALIPLANMA, KALIPLAŞMA, KALIPLATMA, KALIPLILIK, KALIPSIZCA, KALIVERMEK, KESMEKALIP, PAŞASAKALI, SAKALIUZUN, TAKKALIKUŞ, Devamını Oku »»
AMERİKALI, ANTİKALIK, ARKALIKLI, BELÇİKALI, KALICILIK, KALIPLAMA, MEKSİKALI, SENDİKALI, VESİKALIK, YAKALIKLI, ARTAKALIM, ARTIKALIM, BAKAKALIŞ, DAKİKALIK, INTIRKALI, KALINAĞAÇ, KALINAĞIL, KALINIRAK, KALIPLICA, KALIPSAMA, KALIVERME, TIRAKKALI, YALAKALIK, YÜZKALIBI, ZEKALILIK
AFRİKALI, BAŞKALIK, FALAKALI, FİYAKALI, KALIKLIK, KALIMSIZ, KALINLIK, KALINMAK, KALIPSIZ, KALITSAL, LAÇKALIK, MIZIKALI, NATIKALI, SABIKALI, SISKALIK, ŞAPKALIK, TABAKALI, VESİKALI, YUFKALIK, AÇIKALIN, ERAKALIN, HALKALIK, HAVKALIK, KALINÇAM, KALINKOZ, KALIPLIK, KANKALIK, KIRKALIK, SANAKALI, SINAKALI, Devamını Oku »»
ALAKALI, ARKALIÇ, ARKALIK, DUKALIK, HALKALI, HIRKALI, KALIMLI, KALINCA, KALINMA, KALINTI, KALIPÇI, KALIPLI, KALITÇI, KALITIM, MARKALI, OKKALIK, PLAKALI, SAKALIK, ŞAPKALI, YAKALIK, ÇUKALIK, HARKALI, HAVKALI, HOYKALI, İÇKALIP, KAFKALI, KALICAK, PAKALIN, SAKKALI, TAKKALI, Devamını Oku »»
ARKALI, CAKALI, KALICI, MİKALI, OKKALI, SAKALI, TIKALI, TOKALI, YAKALI, AKALIÇ, AKALIN, KALING, ŞOKALI, ZEKALI
KALIÇ, KALIK, KALIM, KALIN, KALIP, KALIŞ, KALIT, KALIB, KALIC
KALI
KALI
Halı.
KALINLAŞTIRTMA
Kalınlaştırtmak işi.
ÇAKALIHASANAĞA
Kahramanmaraş kenti, Türkoğlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KALIPLAŞMIŞLIK
Kalıplaşmış olma durumu.
ALAMETİFARİKALI
Alametifarikası olan.
GÜNEYKALINKESE
Kastamonu ili, Taşköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KALINLAŞTIRMAK
Kalın duruma getirmek.
AMERİKALILAŞMAK
Amerikalıların yaşayış tarzını benimsemek.
AMERİKALILAŞMA
Amerikalılaşmak durumu.
BASMAKALIPLAŞMAK
Basmakalıp durumuna gelmek.
ŞAPKALIMANTARLAR
Tarla ve çayırlarda, bodur birer şemsiye gibi gelişen ve kök asalağı türleri de bulunan mantarlar topluluğu.
YAKALIKAMÇILILAR
(Choanoflagellata), Birgözeli hayvanlardan kamçılılar (Flagellata) sınıfına giren bir familya Dibinde kasılabilen bir yaka ile çevrili bir kamçıları vardır.
KALIPLAŞTIRMAK
Kalıplaşma işini yaptırmak.
HALKALIKURTLAR
(Annelida),en büyük sınıfıdır.
KALIMLAŞTIRICI
E kümesi üzerinde etkiyen bir M tekçesi ve bir altkümesi için kümesi.
KALINLAŞTIRTMAK
Kalınlaştırma işini yaptırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
ARIKLIK
Zayıflık, sıskalık.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ARKALIÇ
Arkalık.
AFRİKALILIK
Afrikalı olma durumu.
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
AHIRLAMAK
Hayvan ahırda uzun süre kalıp hamlaşmak.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
ARKALIK
Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.
ALTINBAŞ
Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AMERİKAN
Amerikalılara özgü olan.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AMERİKANVARİ
Amerikalıya yakışan bir biçimde, Amerikalı gibi.