Kelimeler arşivinde; içinde "gür" olan, toplam 389 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gür bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gür ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gür olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÖZGÜRLEŞTİREBİLME
ÖZGÜRLEŞEBİLMEK
ÖZGÜRLEŞTİRMEK, ÖZGÜRLEŞEBİLME
GÜRÜLTÜSÜZLÜK, KONFİGÜRASYON, ÖZGÜRLEŞTİRME, ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK, BÜYÜKGÜRLEYEN, GÜREŞTİRİLMEK, GÜRGENLİYATAK
GÜRBÜZLEŞMEK, GÜRGENGİLLER, GÜRÜLTÜCÜLÜK, GÜRÜLTÜSÜZCE, NONFİGÜRATİF, GÜREŞEBİLMEK, GÜREŞTİRİLME, GÜRGENPINARI, GÜRLEŞTİRMEK, YAZILIGÜRGEN
GÜRBÜZLEŞME, GÜREŞTİRMEK, HARRANGÜRRA, HÜNGÜRDEMEK, ÖZGÜRLEŞMEK, AMBARGÜRGEN, GÜRDÜKLEMEK, GÜREŞEBİLME, GÜRGENYATAK, GÜRLEŞTİRME, GÜRLÜKÖLÇER, KÖNGÜRLEMEK, KÜNGÜRDEMEK, KÜNGÜRLEMEK, LÖNGÜRDEMEK, ÖZGÜRCESİNE, ÖZGÜRLÜKSÜZ, TÖNGÜRDEMEK, TÖNGÜRLEMEK
FİGÜRANLIK, GÜRGENTEPE, GÜRÜLTÜSÜZ, ÖZGÜRLEŞME, ÖZGÜRLÜKÇÜ, KARAGÜRGEN, FİGÜRASYON, GÜRELENMEK, GÜREŞÇİLİK, GÜREŞİLMEK, GÜREŞTİRME, GÜRGENAĞAÇ, GÜRGENDERE, GÜRGÜRBABA, GÜRÜKBEKİR, GÜRÜLDEMEK, HÜNGÜRDEME, OYUMGÜRGEN, ÖGÜRLEŞMEK, SONGÜRLÜĞÜ, UZUNGÜRGEN, ZÜGÜRTLÜYH
FİGÜRATİF, GÜRBÜZLÜK, GÜREŞİLME, GÜRLEŞMEK, GÜRÜLDEME, GÜRÜLTÜCÜ, GÜRÜLTÜLÜ, BÖGÜRTLEN, BÖGÜRTMEK, BÜGÜRTLEN, BÜNGÜRMEK, ÇELİKGÜRÜ, DİRGÜRMEK, DÜGÜRCÜYH, ENGÜRÜCÜK, GÜGÜRBABA, GÜRBAŞKAN, GÜRBÜZLER, GÜRÇAMLAR, GÜRDÜGMEK, GÜRDÜKMEK, GÜRDÜKMÜŞ, GÜRECİLİK, GÜRELEMEK, GÜRGENCİK, GÜRGENDAĞ, GÜRKAYNAK, GÜRKLEMEK, GÜRLETMEK, GÜRNEŞMEK, Devamını Oku »»
ERGÜRMEK, GÜREŞMEK, GÜRLEMEK, GÜRLEŞME, GÜRLEYİŞ, GÜROYMAK, GÜRPEDEK, GÜRPINAR, HÜNGÜRTÜ, ÖZGÜRLÜK, GÜRSOLUK, BOŞBÜGÜR, BÖGÜRMEK, BÖGÜRTÜK, DÜGÜRCEK, DÜGÜRCÜH, DÜGÜRÇÜK, DÜNGÜRCÜ, DÜNGÜRÇÜ, FİGÜRSÜZ, GELENGÜR, GÜGÜRCÜK, GÜMGÜRÜK, GÜNGÜRGE, GÜRARDIÇ, GÜRARMUT, GÜRBAŞAK, GÜRBEYLİ, GÜRBULAK, GÜRCEĞİZ, Devamını Oku »»
FİGÜRAN, FİGÜRLÜ, GÜRCÜCE, GÜREŞÇİ, GÜREŞME, GÜRLEME, ÖZGÜRCE, BÖGÜRCE, CENGÜRE, ÇEGÜRGE, ÇÜNGÜRT, DÜGÜRCÜ, DÜGÜRÇİ, ERGÜRME, GÜRAĞAÇ, GÜRAKAN, GÜRAKAR, GÜRAKIN, GÜRARDA, GÜRBOĞA, GÜRÇALI, GÜRÇÜCE, GÜRDARE, GÜRDENK, GÜRDERE, GÜRELİK, GÜREMEK, GÜREMPE, GÜRENCİ, GÜRESEK, Devamını Oku »»
GÜRBÜZ, GÜRGEN, GÜRLEK, GÜRLÜK, HIRGÜR, BÜNGÜR, CANGÜR, DÜNGÜR, ENGÜRÜ, ERGÜRÜ, GÖNGÜR, GÜRATA, GÜRBAŞ, GÜRBAY, GÜRBET, GÜRCAN, GÜRÇAM, GÜRÇAY, GÜRDAL, GÜRDEK, GÜRDEL, GÜRDÜK, GÜREBE, GÜREBİ, GÜRECE, GÜRECİ, GÜRELİ, GÜRENÇ, GÜREPE, GÜRGAN, Devamını Oku »»
FİGÜR, GÜRCÜ, GÜREŞ, GÜRSU, GÜRUH, GÜRÜN, ÖZGÜR, AYGÜR, BÖGÜR, DÜGÜR, ENGÜR, GÜRAK, GÜRAL, GÜRAN, GÜRAY, GÜRBE, GÜRDE, GÜRDÜ, GÜREF, GÜREL, GÜREM, GÜREN, GÜRER, GÜREZ, GÜRİK, GÜRİZ, GÜRLE, GÜRLÜ, GÜROH, GÜRÖY, Devamını Oku »»
GÜRE, GÜRZ, AGÜR, GÜRG, GÜRK, GÜRS, GÜRÜ, ÖGÜR
GÜR
GÜR
Bol ve güçlü olarak çıkan veya fışkıran. Bol, verimli, feyyaz.
ÖZGÜRLEŞTİRMEK
Özgür olmasını sağlamak.
GÜRGENLİYATAK
Ordu kenti, Akkuş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GÜRBÜZLEŞMEK
Gelişmek, gürbüz duruma gelmek.
ÖZGÜRLEŞEBİLMEK
Özgürleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÜRÜLTÜSÜZLÜK
Gürültüsüz olma durumu.
ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK
Özgürlükçü olma durumu.
GÜRÜLTÜCÜLÜK
Gürültücü olma durumu, velvelecilik, kavaracılık.
KONFİGÜRASYON
Yapılandırma.
ÖZGÜRLEŞTİREBİLME
Özgürleştirebilmek durumu.
GÜREŞTİRİLMEK
Güreştirme işi yapılmak.
ÖZGÜRLEŞEBİLME
Özgürleşebilmek durumu.
BÜYÜKGÜRLEYEN
Kayseri ili, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÜRÜLTÜSÜZCE
Gürültüsüz bir biçimde.
GÜRGENGİLLER
İki çeneklilerden, gürgen, huş, fındık, kızılağaç vb. kerestelik ağaçları içine alan, çiçek durumları tırtılsı bir familya.
ÖZGÜRLEŞTİRME
Özgürleştirmek durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
BAĞIRMAK
İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak. Yüksek sesle azarlamak. Kendini belli etmek.
BELİRLENMEZCİLİK
Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
BASKISIZ
Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
ARENA
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.
ATATÜRKÇÜLÜK
Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
BAĞDALAMAK
Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.
BAĞIMSIZ
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.
APALAK
Tombul, gürbüz, iri (bebek veya küçük çocuk).
BEREKET
Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
BALABAN
İri, büyük. Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş. Nazik. Şişman, gürbüz (kimse, çocuk).
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.