Sonu GÜY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "güy" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu güy ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında güy olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde güy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GÜY

Güneş görmeyen yer.

  -   -   -  

Anlamında GÜY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NESİP

Nasip, talih. (Divan edebiyatı terimi) Bir kasidede övgüye başlamadan önce aşk üzerine yapılan önsöz. Soylu, soyu temiz.

SOMCULUK

Yirminci yüzyıl başlarında İspanyol ressamı P. Picasso tarafından resim sanatında açılan ve sonra öteki sanat kollariyle birlikte edebiyata da geçen çığır, ki ifadeyi güya kabartmalı göstermek için "Kokular görmek, Sesler yağmak" gibi duyuları birbirine karıştıran anlatışlara ve buna benzer öznel görüşlere dayanır.

DÜZGÜLÜ

Düzgüye uygun, normal.

DEĞMEDE

Umulmaz, inanılmaz anlamında kullanılır: Gelecek seneye ucuzluk olacak diyorlar, değmede. Galiba, herhalde, zannederim. Güya, sanki: Değmede ben bununla zengin mi olacağım?. Her yerde, gelişigüzel yerde. Kolay kolay, her zaman. Her ne zaman.

TEŞBİP

(Divan edebiyatı terimi) Bir kasidede övgüye başlamadan önce aşktan başka şeyler üzerine yapılan önsöz.

GOYA

Sanki, güya. Söz olan. Güya.

SÖZDE

Gerçekte öyle olmayıp öyle geçinen veya bilinen. Sözüm ona, sanki, güya.

PITTIRMAK

Tutulan bir şey elden kaçmak, kurtulmak, elden kaymak. Örgüyü yanlış örerek sırayı bozmak. Bir şeyi elden kaçırmak.

GÖYA

Güya.

GUVA

Güya. Kova. Güveyi, damat, karşılığı guve.

SÜNGÜ

Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah. Mezar başına nişan olarak dikilen sırık. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlayan demir çubuk. Kavlakları düşürmek için kullanılan sivri uçlu, uzun çelik çubuk. Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. Ense. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk. Eski meddahlarda kendilerini korumak için bulunan büyük kama. Bu süngüye elif de denirdi.

GOYAMA

Sanki, güya.

KILINÇ

Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Peteğini uzunlamasına ve beyaz yapan titiz arı. Bademciklerin şişmesiyle çene altında beliren bezeler. Köprü gözü. Kılıç. Dokuma tezgâhlarında çözgüyü gerdirmeğe yarayan tahta araç. (Kemalpaşa İzmir). Hareket tarzı, huy, hulk. Davranış, yaradılış, huy.

PİRAYA

Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, karaksgiller (Characinidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, Brezilya'da yaşayan, insanlara saldıran ve yiyen bir tür. Piranna. Kemikli balıklardan, Pirayaslar ve Disklibalıklar (Serrasalmidae) familyasından, son derece yırtıcı, Brezilya'da yaşayan, insanlara saldıran ve yiyen bir tür, piranna, pirayas, pirana. (Pygocentrus piraya), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının karaksgiller (Characinidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 30 cm. Brezilya ve Güyanada yaşar. Tehlikelidir. İnsana saldırır ve yer.

GORSAN

Sanki, güya.

GÖVE

Gökyüzü. Yünlü kumaşları ve dokumaları yiyen bir çeşit böcek, güve. Güya. Sinop kenti, Boyabat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GOYAMACANA

Sanki, güya.

SANKİ

Farz edelim ki, güya. Sözüm ona, sözde. Soru cümlelerinde belirtilen konuya ilgiyi çekmek veya uyarıda bulunmak için kullanılan bir söz.

GUYA

Bodur ardıç ağacı. Güveyi, damat. Güya.

DÜZGÜSÜZ

Düzgüye uymayan, düzgüsü olmayan, anormal, normatif.