Kelimeler arşivinde; içinde "güy" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde güy bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu güy ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında güy olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÜYEĞÜLÜK
GÜYAEÖNÜ, SÜNGÜYAR, GÜYENMEK, GÜYÜMSÜZ, GÜYNÜMEK, GÜYLEKÇİ
SÜNGÜYE, SÖNGÜYE, GÜYELEK, GÜYEMİN
GÜYLEK, ÜSGÜYH, İÇGÜYÖ, GÜYMEK, GÜYLÜÇ, GÜYESİ, GÜYEĞÜ
GÜYGÜ, GÜYÜK, GÜYÜL, GÜYÜM, GÜYER, GÜYEÇ, GÜYAE
GÜYA, GÜYİ, GÜYO, GÜYE
GÜY
Güneş görmeyen yer.
SÜNGÜYE
Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık.
SÖNGÜYE
Fırın süpürmeye yarayan, ucunda paçavra bulunan sırık. Fırın süpürmeye yarayan, ucunda ıslak bez bulunan sopa.
GÜYLEK
Ağaç kova. Kapaklı bakraç. Bir tahıl ölçeği, kile.
GÜYAEÖNÜ
Düğün gecesi gelin tarafından gönderilen tatlı ve yemek.
GÜYENMEK
Kül olmak. Hiç olmak.
GÜYÜMSÜZ
Sabırsız.
GÜYEĞÜLÜK
Güveylik.
GÜYMEK
Dayanmak, beklemek. sabretmek. Yemek fazla pişmekten hafif yanık kokmak.
GÜYEMİN
Gök renkli, yuvarlak taneli, turşusu yapılan bir çeşit üzüm.
GÜYELEK
İçine yağ konan tahta kutu.
GÜYLEKÇİ
Pazarda tahıl ölçmekle görevli kimse.
İÇGÜYÖ
İç güveyi.
ÜSGÜYH
Yüksek.
GÜYNÜMEK
Meyveler olmak.
SÜNGÜYAR
Acur da denilen bir çeşit hıyar.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÜY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GOYA
Sanki, güya. Söz olan. Güya.
GUYA
Bodur ardıç ağacı. Güveyi, damat. Güya.
SÜNGÜ
Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah. Mezar başına nişan olarak dikilen sırık. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlayan demir çubuk. Kavlakları düşürmek için kullanılan sivri uçlu, uzun çelik çubuk. Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. Ense. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk. Eski meddahlarda kendilerini korumak için bulunan büyük kama. Bu süngüye elif de denirdi.
DEĞMEDE
Umulmaz, inanılmaz anlamında kullanılır: Gelecek seneye ucuzluk olacak diyorlar, değmede. Galiba, herhalde, zannederim. Güya, sanki: Değmede ben bununla zengin mi olacağım?. Her yerde, gelişigüzel yerde. Kolay kolay, her zaman. Her ne zaman.
PITTIRMAK
Tutulan bir şey elden kaçmak, kurtulmak, elden kaymak. Örgüyü yanlış örerek sırayı bozmak. Bir şeyi elden kaçırmak.
GÖVE
Gökyüzü. Yünlü kumaşları ve dokumaları yiyen bir çeşit böcek, güve. Güya. Sinop kenti, Boyabat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
PİRAYA
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, karaksgiller (Characinidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, Brezilya'da yaşayan, insanlara saldıran ve yiyen bir tür. Piranna. Kemikli balıklardan, Pirayaslar ve Disklibalıklar (Serrasalmidae) familyasından, son derece yırtıcı, Brezilya'da yaşayan, insanlara saldıran ve yiyen bir tür, piranna, pirayas, pirana. (Pygocentrus piraya), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının karaksgiller (Characinidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 30 cm. Brezilya ve Güyanada yaşar. Tehlikelidir. İnsana saldırır ve yer.
GUVA
Güya. Kova. Güveyi, damat, karşılığı guve.
NESİP
Nasip, talih. (Divan edebiyatı terimi) Bir kasidede övgüye başlamadan önce aşk üzerine yapılan önsöz. Soylu, soyu temiz.
TEŞBİP
(Divan edebiyatı terimi) Bir kasidede övgüye başlamadan önce aşktan başka şeyler üzerine yapılan önsöz.
GORSAN
Sanki, güya.
GOYAMA
Sanki, güya.
KILINÇ
Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Peteğini uzunlamasına ve beyaz yapan titiz arı. Bademciklerin şişmesiyle çene altında beliren bezeler. Köprü gözü. Kılıç. Dokuma tezgâhlarında çözgüyü gerdirmeğe yarayan tahta araç. (Kemalpaşa İzmir). Hareket tarzı, huy, hulk. Davranış, yaradılış, huy.
GOYAMACANA
Sanki, güya.
SÖZDE
Gerçekte öyle olmayıp öyle geçinen veya bilinen. Sözüm ona, sanki, güya.
SANKİ
Farz edelim ki, güya. Sözüm ona, sözde. Soru cümlelerinde belirtilen konuya ilgiyi çekmek veya uyarıda bulunmak için kullanılan bir söz.
SOMCULUK
Yirminci yüzyıl başlarında İspanyol ressamı P. Picasso tarafından resim sanatında açılan ve sonra öteki sanat kollariyle birlikte edebiyata da geçen çığır, ki ifadeyi güya kabartmalı göstermek için "Kokular görmek, Sesler yağmak" gibi duyuları birbirine karıştıran anlatışlara ve buna benzer öznel görüşlere dayanır.
DÜZGÜSÜZ
Düzgüye uymayan, düzgüsü olmayan, anormal, normatif.
GÖYA
Güya.
DÜZGÜLÜ
Düzgüye uygun, normal.