Kelimeler arşivi içinde; başında "gür" olan, toplam 225 adet kelime bulunmaktadır. gür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÜREŞTİRİLMEK, GÜRGENLİYATAK, GÜRÜLTÜSÜZLÜK
GÜRBÜZLEŞMEK, GÜREŞEBİLMEK, GÜREŞTİRİLME, GÜRGENGİLLER, GÜRGENPINARI, GÜRLEŞTİRMEK, GÜRÜLTÜCÜLÜK, GÜRÜLTÜSÜZCE
GÜRBÜZLEŞME, GÜRDÜKLEMEK, GÜREŞEBİLME, GÜREŞTİRMEK, GÜRGENYATAK, GÜRLEŞTİRME, GÜRLÜKÖLÇER
GÜRELENMEK, GÜREŞÇİLİK, GÜREŞİLMEK, GÜREŞTİRME, GÜRGENAĞAÇ, GÜRGENDERE, GÜRGENTEPE, GÜRGÜRBABA, GÜRÜKBEKİR, GÜRÜLDEMEK, GÜRÜLTÜSÜZ
GÜRBAŞKAN, GÜRBÜZLER, GÜRBÜZLÜK, GÜRÇAMLAR, GÜRDÜGMEK, GÜRDÜKMEK, GÜRDÜKMÜŞ, GÜRECİLİK, GÜRELEMEK, GÜREŞİLME, GÜRGENCİK, GÜRGENDAĞ, GÜRKAYNAK, GÜRKLEMEK, GÜRLEŞMEK, GÜRLETMEK, GÜRNEŞMEK, GÜRPDÜŞEN, GÜRPÜDENE, GÜRÜLBÖCU, GÜRÜLDEME, GÜRÜLEMEK, GÜRÜLTMEK, GÜRÜLTÜCÜ, GÜRÜLTÜLÜ, GÜRYAPRAK, GÜRYILDIZ
GÜRARDIÇ, GÜRARMUT, GÜRBAŞAK, GÜRBEYLİ, GÜRBULAK, GÜRCEĞİZ, GÜRCÜMEK, GÜRÇAYIR, GÜRÇEŞME, GÜRÇUBUK, GÜRDÜMEK, GÜRELMEK, GÜREŞKÖY, GÜREŞMEK, GÜRGEKÜN, GÜRGELEN, GÜRGENLİ, GÜRKAVAK, GÜRLEDEK, GÜRLEGEN, GÜRLEMEK, GÜRLEŞEN, GÜRLEŞME, GÜRLETME, GÜRLEVİK, GÜRLEYEN, GÜRLEYİK, GÜRLEYİŞ, GÜRMÜZLÜ, GÜRNEMEK, Devamını Oku »»
GÜRAĞAÇ, GÜRAKAN, GÜRAKAR, GÜRAKIN, GÜRARDA, GÜRBOĞA, GÜRCÜCE, GÜRÇALI, GÜRÇÜCE, GÜRDARE, GÜRDENK, GÜRDERE, GÜRELİK, GÜREMEK, GÜREMPE, GÜRENCİ, GÜRESEK, GÜRESEN, GÜRESİN, GÜREŞÇİ, GÜREŞEN, GÜREŞME, GÜREVİN, GÜREYBE, GÜRGÖZE, GÜRGÜLÜ, GÜRGÜRE, GÜRIŞIK, GÜRKUYU, GÜRLEME, Devamını Oku »»
GÜRATA, GÜRBAŞ, GÜRBAY, GÜRBET, GÜRBÜZ, GÜRCAN, GÜRÇAM, GÜRÇAY, GÜRDAL, GÜRDEK, GÜRDEL, GÜRDÜK, GÜREBE, GÜREBİ, GÜRECE, GÜRECİ, GÜRELİ, GÜRENÇ, GÜREPE, GÜRGAN, GÜRGEN, GÜRGÜR, GÜRGÜT, GÜRHAN, GÜRKAN, GÜRKÖY, GÜRKÜK, GÜRLEK, GÜRLEN, GÜRLÜK, Devamını Oku »»
GÜRAK, GÜRAL, GÜRAN, GÜRAY, GÜRBE, GÜRCÜ, GÜRDE, GÜRDÜ, GÜREF, GÜREL, GÜREM, GÜREN, GÜRER, GÜREŞ, GÜREZ, GÜRİK, GÜRİZ, GÜRLE, GÜRLÜ, GÜROH, GÜRÖY, GÜRSU, GÜRUĞ, GÜRUH, GÜRÜK, GÜRÜN, GÜRÜS, GÜRÜŞ, GÜRÜZ, GÜRZE
GÜRE, GÜRG, GÜRK, GÜRS, GÜRÜ, GÜRZ
GÜR
GÜR
Bol ve güçlü olarak çıkan veya fışkıran. Bol, verimli, feyyaz.
GÜRLEŞTİRMEK
Gürleşme işi yaptırılmak.
GÜRGENLİYATAK
Ordu kenti, Akkuş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GÜRÜLTÜSÜZCE
Gürültüsüz bir biçimde.
GÜREŞTİRMEK
Güreş yaptırmak.
GÜRGENGİLLER
İki çeneklilerden, gürgen, huş, fındık, kızılağaç vb. kerestelik ağaçları içine alan, çiçek durumları tırtılsı bir familya.
GÜRÜLTÜSÜZLÜK
Gürültüsüz olma durumu.
GÜRBÜZLEŞME
Gürbüzleşmek işi.
GÜREŞTİRİLMEK
Güreştirme işi yapılmak.
GÜREŞEBİLMEK
Güreşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÜRGENPINARI
Bartın şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GÜREŞTİRİLME
Güreştirilmek işi.
GÜRDÜKLEMEK
Kediler çiftleşmek istemek, kızışmak.
GÜRÜLTÜCÜLÜK
Gürültücü olma durumu, velvelecilik, kavaracılık.
GÜRBÜZLEŞMEK
Gelişmek, gürbüz duruma gelmek.
GÜREŞEBİLME
Güreşebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASKISIZ
Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
ATATÜRKÇÜLÜK
Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
BAĞDALAMAK
Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
BALABAN
İri, büyük. Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş. Nazik. Şişman, gürbüz (kimse, çocuk).
BAĞIMSIZ
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.
ARENA
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.
APALAK
Tombul, gürbüz, iri (bebek veya küçük çocuk).
BELİRLENMEZCİLİK
Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
BEREKET
Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.
BAĞIRMAK
İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak. Yüksek sesle azarlamak. Kendini belli etmek.