Sonu GÜR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gür" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gür ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gür olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KARACAGÜR

8 harfli kelimeler

BOŞBÜGÜR, KIZILGÜR, SÜLÜRGÜR, GELENGÜR

7 harfli kelimeler

KARAGÜR, İLİNGÜR, ÜLÜNGÜR, SOYUGÜR, KOCAGÜR

6 harfli kelimeler

KEVGÜR, KEFGÜR, PÖŞGÜR, KELGÜR, KEŞGÜR, ZÖNGÜR, KÜNGÜR, LÖNGÜR, LÜNGÜR, MENGÜR, MÜNGÜR, SEVGÜR, GÜRGÜR, GÖNGÜR, DÜNGÜR, TONGÜR, CANGÜR, BÜNGÜR, TÜNGÜR, ÜNÜGÜR, HIRGÜR

5 harfli kelimeler

ÜNGÜR, KEGÜR, ÖYGÜR, FİGÜR, HÖGÜR, HOGÜR, ENGÜR, DÜGÜR, BÖGÜR, AYGÜR, ÖZGÜR

4 harfli kelimeler

ÖGÜR, AGÜR

3 harfli kelimeler

GÜR

Bazı kelimelerin anlamları

GÜR

Bol ve güçlü olarak çıkan veya fışkıran. Bol, verimli, feyyaz.

İLİNGÜR

Sıska ve pısırık. İyi sirke.

KOCAGÜR

Aydın ilinde, Umurlu bucağına bağlı bir yer. Çanakkale ilinde, Karabiga bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KELGÜR

Delikli kepçe, süzgeç.

KEŞGÜR

Kalbur.

PÖŞGÜR

Peçete.

GELENGÜR

Beyaz sincap.

KEVGÜR

Sukabağından yapılan kap. Kevgir, delikli kepçe.

ÜLÜNGÜR

Zayıf. Fidanların canlı, güçlü filizi. Kırda yetişen ve yemeği yapılan, pancara benzer bir bitki. Eski, yıpranmış (nesne için).

KARAGÜR

Balıkesir ili, Sındırgı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KIZILGÜR

Balıkesir ili, Sındırgı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KEFGÜR

Kevgir.

SOYUGÜR

Geniş, kalabalık soydan gelen kimse.

KARACAGÜR

Tekirdağ şehri, Şahin nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SÜLÜRGÜR

Fırın süpürmeye yarayan, ucunda paçavra bulunan sırık.

BOŞBÜGÜR

Yay.

  -   -   -  

Anlamında GÜR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

BEREKET

Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

BAĞDALAMAK

Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

BASKISIZ

Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.

BALE

Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.

BELİRLENMEZCİLİK

Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ARENA

Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

BAĞIRMAK

İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak. Yüksek sesle azarlamak. Kendini belli etmek.

BALABAN

İri, büyük. Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş. Nazik. Şişman, gürbüz (kimse, çocuk).

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

APALAK

Tombul, gürbüz, iri (bebek veya küçük çocuk).

AKAĞAÇ

Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.