İçinde EREK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "erek" olan, toplam 215 tane kelime bulunuyor. İçerisinde erek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu erek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında erek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BEREKETLENEBİLMEK

16 harfli kelimeler

GEREKÇELENDİRMEK, BEREKETLENDİRMEK, BEREKETLENEBİLME, BEREKETSİZLEŞMEK, HİPEREKSTENSİYON

15 harfli kelimeler

GEREKÇELENDİRME, BEREKETLENDİRME, BEREKETSİZLEŞME, YADGEREKİRCİLİK

14 harfli kelimeler

TESTEREKAPLAMA, ZEMBEREKÇİBAŞI

13 harfli kelimeler

BEREKETLENMEK, BEREKETSİZLİK, GEREKÇESİZLİK, EĞERLİDEREKÖY, ENGEREKGİLLER, GEREKMEZCİLİK, YUKARIDEREKÖY

12 harfli kelimeler

BEREKETLENME, BEREKETLİLİK, GEREKİRCİLİK, AŞAĞIDEREKÖY, DEREKAPLANCI, DEREKARAAĞAÇ, GEREKTİĞİNDE, HİSTEREKTOMİ, KARAÇEREKOTU, KÖFTEREKİRMA, ÜRETEREKTOMİ

11 harfli kelimeler

GEREKSİNMEK, GEREKSİZLİK, GEREKTİRMEK, BEREKLEŞMEK, DEREKARABAĞ, DEREKÖSELER, DEREKUŞÇULU, DEREKUTUĞUN, ENTEREKTOMİ, GEREKLENMEK, HEREKLENMEK, HİPEREKOJEN, ORTABEREKET, SKLEREKTAZİ, SKLEREKTOMİ, TÖNGEREKMEK

10 harfli kelimeler

GEREKÇESİZ, GEREKLİLİK, GEREKSEMEK, GEREKSİNİM, GEREKTİRİM, MÜŞTEREKEN, ZEMBEREKÇİ, ZEMBEREKLİ, BAŞBEREKET, BEREKETSİZ, DELİMSEREK, DEREKARGIN, DEREKAYASI, DİTREYEREK, EREKEMELİK, GEREKDÜĞÜN, GEREKİRLİK, GEREKLEYİŞ, GEREKSİNME, GEREKTİRME, HAMZAGEREK, HEREKLEMEK, HİPEREKOİK, HÖYKEREKLİ, PREREKRUİT, SEREKLEMEK

9 harfli kelimeler

BEREKETLİ, EREKÇİLİK, EREKLİLİK, GEREKÇELİ, GEREKİRCİ, GEREKSEME, HEREKLEME, BEZENEREK, DEREKEMAL, DEREKIŞLA, DEREKIZIK, EREKBİLİM, EREKSİYON, GOKTEREKE, GÖKTEREKE, HEREKTERİ, HÖKEREKLİ, ÖĞENDEREK, ŞEREKERİM, TEREKELİK, YEREKAÇAN, YEREKSENİ

8 harfli kelimeler

GEREKLİK, GEREKMEK, GEREKSİZ, MÜŞTEREK, TEREKKÜP, ZEMBEREK, ÇENGEREK, DEREKADI, DEREKAPI, DEREKENT, DEREKUYU, EREKLEME, FERFEREK, GEVŞEREK, HEREKEME, KENDEREK, KEŞKEREK, NESTEREK, SEYREREK, ŞİŞPEREK, TENGEREK, TENKEREK, TEREKEME, TEREKLİK, TEREKMEK, YUNSEREK, ZEMPEREK

7 harfli kelimeler

BEREKET, BESEREK, ÇEKEREK, ENGEREK, EREKSEL, GEMEREK, GEREKÇE, GEREKLİ, GEREKME, GİDEREK, İNCEREK, SİVEREK, BİLEREK, BİSEREK, CEREKLİ, ÇEREKCİ, DEKEREK, DEPEREK, DEREKÖY, DÜZEREK, ELBEREK, ENDEREK, EREKÇİN, EREKEME, EREKMEK, EREKTOR, EREKTÖR, GECEREK, GEREKİM, GEYEREK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

DEREKE, TEREKE, ÇEREKE, EĞEREK, EKEREK, EREKÇİ, EREKEN, EREKLİ, EREKME, EVEREK, HEREKE, İŞEREK, KEREKE, KEREKİ, MEREKE, NEREKE, ÖĞEREK, ÖTEREK, ÖZEREK, PEREKE

5 harfli kelimeler

GEREK, HEREK, MEREK, TEREK, BEREK, CEREK, ÇEREK, DEREK, EREKİ, FEREK, KEREK, PEREK, SEREK, VEREK, ZEREK

4 harfli kelimeler

EREK

Bazı kelimelerin anlamları

EREK

Gerçekleştirmek için tasarlanan ve erişmek istenilen şey, amaç, gaye, maksat, hedef.

BEREKETLENEBİLMEK

Bereketlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BEREKETSİZLİK

Bereketsiz olma durumu.

BEREKETLENDİRME

Bereketlendirmek işi.

BEREKETLENMEK

Çoğalmak, artmak.

BEREKETLENDİRMEK

Bereketlenme işini yaptırmak.

BEREKETSİZLEŞMEK

Bereketsiz duruma gelmek.

BEREKETSİZLEŞME

Bereketsizleşmek işi.

ZEMBEREKÇİBAŞI

Zemberekçi ortası komutanına verilen san.

HİPEREKSTENSİYON

Aşırı derecede gerilme.

TESTEREKAPLAMA

Testere ile biçilerek elde edilen Üstün değerli kaplama.

GEREKÇELENDİRME

Gerekçelendirmek işi.

BEREKETLENEBİLME

Bereketlenebilmek işi.

YADGEREKİRCİLİK

Neden ve sonucun birbirini izlemesinde kesin bir zorunluk olmadığını; yenilik, bağımsızlık ve şans gibi etmenlerin de neden - sonuç bağıntısı kadar olaylar arasındaki ilişkiyi belirlediğini ileri süren, bu bakımdan gerekirciliğin karşıtı olan öğreti, bk. gerekircilik.

GEREKÇELENDİRMEK

Gerekçeli duruma getirmek.

GEREKÇESİZLİK

Gerekçesiz olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında EREK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AFAKİ

Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AĞAÇKAKAN

Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇIKÇASI

Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

AFALLATMAK

Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.