Kelimeler arşivinde; içinde "bas" olan, toplam 515 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bas bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bas ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bas olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BASMAKALIPLAŞMAK, AKTİNOBASİLLOZİS, HACIKABASAKALLAR, YAĞMURLUSAYOBASI
HÜSEYİNBEYOBASI, NEKROBASİLLOZİS
BASIKLAŞTIRMAK, BASİTLEŞTİRMEK, ABASSÖĞODENEME, ABBASHALİMPAŞA, BASTIRIKLANMAK, KOLİBASİLLOZİS, KONURHACIOBASI, MEHMETBEYOBASI, OLAĞANBASIKLIK, YENİTORUNOBASI
BASİRETSİZLİK, BASİTLEŞTİRME, BASMAKALIPLIK, BASÜBADELMEVT, ŞEYTANARABASI, BASIKLAŞTIRMA, BASTIRABİLMEK, BASTIRIVERMEK, ÇABASIZCASINA, ESKİKABASAKAL, İÇBASINÇÖLÇER, POSTKABASAKAL, SÜLEYMANOBASI, YUKARIAYBASTI
BASİRETLİLİK, KALBURABASTI, MASTÜRBASYON, ABASSÖĞODENE, AYRIBASIKLIK, BABASANLILIK, BABASOYLULUK, BASILABİLMEK, BASTIRABİLME, BASTIRIVERME, ÇABAKZIMBASI, DEMİRCİOBASI, DÖNERBASAMAK, HACIALİOBASI, HACILAROBASI, HÜSEYİNOBASI, KATIKÇORBASI, KESERZIMBASI, KÖRHACIOBASI, MASTURBASYON, MISIRBASMASI, PALTAZIMBASI, SABANBASKISI, SİDİKLİBASMA, SOMUNARABASI, STREPTOBASİL, YAYLABASMASI
ARABASIZLIK, BASINÇLAMAK, BASINÇÖLÇER, BASİTLEŞMEK, BASKETBOLCU, BASTIRILMAK, BASTONCULUK, BAŞMUBASSIR, KÜLBASTILIK, TOPRAKBASTI, BASINÇYAZAR, AĞALAROBASI, AKÇALIBASAN, BALLIBASIRA, BASANSARNIÇ, BASIGÖZETİR, BASIKDIRMAK, BASIKLAŞMAK, BASIKTIRMAK, BASILABİLME, BASINÇLANMA, BASINÇÖLÇÜM, BASIRGANMAK, BASSAKLAMAK, BATTALOBASI, DANACIOBASI, DULUNKABASI, EKSARBASYON, EKSTÜBASYON, KABASAKALLI, Devamını Oku »»
BABASIZLIK, BASIMCILIK, BASİRETSİZ, BASKICILIK, BASKLARNET, BASMACILIK, BASMAKALIP, BASTIBACAK, MÜTEBASBIS, TIPKIBASIM, BASBARİTON, ABDÜLBASİR, ABDÜLBASİT, BABASULTAN, BAKIRBASMA, BALLIBASRA, BANGBASİLİ, BARAKOBASI, BASABİLMEK, BASAKLAMAK, BASAMAKSIZ, BASBANAKLI, BASDİBACAK, BASIGÖZLER, BASIKLAŞMA, BASINÇLAMA, BASINDIRIK, BASIRILMAK, BASIRLAMAK, BASIVERMEK, Devamını Oku »»
AYAKBASTI, BASAMAKLI, BASAMAKSI, BASBAYAĞI, BASICILIK, BASIÖLÇER, BASİRETLİ, BASKETBOL, BASMAHANE, BASTIRMAK, BASTONSUZ, KARABASAN, KEDİBASTI, ŞAMBABASI, BASMAYAZI, ABASIZLIK, ARKABASAN, AVLUOBASI, AYRIBASIM, BASABİLME, BASAKBAŞI, BASALAMAK, BASDIRMAH, BASIKERTE, BASIVERME, BASTAMBAK, BASTANBAK, BASTANCAK, BASTIRGEÇ, BASTIRMAĞ, Devamını Oku »»
AKROBASİ, ARABASIZ, BASAKSIZ, BASIKLIK, BASILMAK, BASIMEVİ, BASINÇLI, BASİTLİK, BASKETÇİ, BASKILIK, BASKINCI, BASKISIZ, BASMALIK, BASTIRAK, BASTIRIK, BASTIRIM, BASTIRMA, BASTONCU, BASTONLU, CUMBASIZ, DALBASTI, KAŞBASTI, KEPBASTI, KOLBASTI, KONTRBAS, KÜLBASTI, MUBASSIR, TABASBUS, BASGİTAR, DİLBASAR, Devamını Oku »»
AKBASMA, ALBASMA, ALBASTI, AYBASTI, BABASIZ, BASAKLI, BASAMAK, BASARNA, BASILIŞ, BASILMA, BASIMCI, BASİRET, BASİTÇE, BASKICI, BASKILI, BASMACI, BASMALI, BASTİKA, BASURLU, HABASET, İKTİBAS, İLTİBAS, SUBASAR, ABASKAL, ABASSÖĞ, ARABASI, AYBASAN, BASABAS, BASACAK, BASALAK, Devamını Oku »»
ABASIZ, BASARİ, BASICI, BASILA, BASILI, BASINÇ, BASKÇA, BASKET, BASKIN, BASKİL, BASKÜL, BASMAK, BASTIK, BASTON, ÖRTBAS, SUMBAS, BABASİ, BASAMA, BASANA, BASARA, BASBAS, BASDAK, BASDIH, BASDIK, BASDIN, BASDON, BASDUĞ, BASDUH, BASDUN, BASGAÇ, Devamını Oku »»
ABBAS, BASAK, BASAR, BASEN, BASIK, BASIM, BASIN, BASIŞ, BASİL, BASİT, BASKI, BASMA, BASSO, BASTI, BASUR, BASYA, LİBAS, ABASİ, ARBAS, BASAÇ, BASAĞ, BASAL, BASAT, BASDA, BASGI, BASGU, BASHİ, BASIC, BASIH, BASİR, Devamını Oku »»
BASI, ABAS, BASA, BASS
BAS
BAS
En kalın erkek sesi. En kalın sesli orkestra çalgısı. Sesi böyle olan sanatçı.
AKTİNOBASİLLOZİS
Sığırlarda, seyrek olarak koyun ve domuzlarda, derin ağız yangısıyla seyreden, Actinobasillus lignierisi'nin neden olduğu, özellikle dilde piyogranülomlu yangısal değişimlerle belirgin bakteriyel bir hastalık, odun dil.
MEHMETBEYOBASI
Kırıkkale ili, Balışeyh ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BASTIRIKLANMAK
Hasta ve bitkin bir durumda olmak, sayıklamak.
HACIKABASAKALLAR
Aydın kenti, Çine ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YAĞMURLUSAYOBASI
Kırşehir ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ABASSÖĞODENEME
Korku, kuşku, coşku bildiren ünlem.
KONURHACIOBASI
Kırıkkale şehrinde, Keskin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ABBASHALİMPAŞA
Eskişehir şehrinde, Çifteler ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
OLAĞANBASIKLIK
beklem oranının, olağan dağılım için elde edilen değere eşit olduğu durum. Beklem oranı bu değerden küçük ise, dağılımın çokbasıklığından, büyük ise azbasıklığından söz edilir.
BASIKLAŞTIRMAK
Basık duruma getirmek.
NEKROBASİLLOZİS
Fusobacterium necrophorum toksinlerinin sindirim kanalının birçok bölümünde ve karaciğerde büyük, iyi sınırlanmış, sarımtrak-gri renkte, kuru nekroz alanları oluşturmasıyla belirgin bakteriyel bir hastalık.
KOLİBASİLLOZİS
Memeli ve kanatlılarda Escherchia coli türü bakterilerin neden olduğu yerel, septisemik veya toksemik özellikteki enfeksiyonların genel adı. Bu hastalıklar arasında enterotoksijenik kolibasillozis, enteropatojenik kolibasillozis, domuzlarda ödem hastalığı, Escherchia coli enteritisi, enteroinvaziv Escherchia coli enfeksiyonu ve septisemik kolibasillozis yer alır.
HÜSEYİNBEYOBASI
Balıkesir ilinde, İvrindi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BASMAKALIPLAŞMAK
Basmakalıp durumuna gelmek.
BASİTLEŞTİRMEK
Gereksiz ayrıntılardan arıtarak sade duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.
APLİK
Duvar şamdanı, duvar lambası.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ANTİSİKLON
Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ANDIRIŞMA
Andırışmak işi. İltibas. Ortak yönleri bulunan iki şey arasındaki benzeşme, analoji.
ALINTI
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.
ALINTILAMAK
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
ALBASMA
Albastı.