Kelimeler arşivinde; içinde "baş" olan, toplam 1152 tane kelime bulunuyor. İçerisinde baş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu baş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında baş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞÖRENDOĞANCILAR, SANCAKLIÇEŞMEBAŞI
BAŞTANKARAGİLLER, CUMHURBAŞKANLIĞI, BAŞMÜZAKERECİLİK, HIZARBAŞIKUMARLI
BAŞTEKNİSYENLİK, BAŞLATILABİLMEK, BAŞVURULABİLMEK, HIZARBAŞIGÜNLÜK, MÜTEFERRİKABAŞI, TALİMHANECİBAŞI, YUKARIPINARBAŞI
BAŞDANIŞMANLIK, BAŞGARDİYANLIK, BAŞKAHRAMANLIK, BAŞKALAŞTIRMAK, BAŞKONSOLOSLUK, BAŞKUMANDANLIK, BAŞMUHARRİRLİK, BAŞMÜFETTİŞLİK, BAŞMÜHENDİSLİK, BAŞMÜRETTİPLİK, BAŞÖĞRETMENLİK, BAŞPEHLİVANLIK, BAŞPİSKOPOSLUK, BAŞYARDIMCILIK, BAŞYÖNETMENLİK, BALIKÇİLARBAŞİ, BAŞAKPINARTEPE, BAŞANTRENÖRLÜK, BAŞARILABİLMEK, BAŞDENETMENLİK, BAŞLATILABİLME, BAŞVURULABİLME, BİNBAŞIEMİNBEY, ÇAYBAŞIFUADİYE, ÇAYBAŞIYENİKÖY, KILÇIKBAŞLILAR, MADENKÖPRÜBAŞI, SAVCILIBAĞBAŞI, TERBİYEBAŞLIĞI, YARBAŞIÇANDIRI, Devamını Oku »»
BAŞASİSTANLIK, BAŞDEKORCULUK, BAŞDÜMENCİLİK, BAŞHEMŞİRELİK, BAŞKEMANCILIK, BAŞKOMUTANLIK, BAŞMUALLİMLİK, BAŞMURAKIPLIK, BAŞREJİSÖRLÜK, BAŞTANIMAZLIK, BORAZANCIBAŞI, CUMHURBAŞKANI, BAŞDENETÇİLİK, BAŞDİZGİCİLİK, BAŞMÜEZZİNLİK, BAŞMÜŞAVİRLİK, BAŞMÜZAKERECİ, AŞAĞIKAYABAŞI, BAŞAKORTÇULUK, BAŞARILABİLME, BAŞBERABERLİK, BAŞBOYUNDURUK, BAŞLANABİLMEK, BAŞLATABİLMEK, BAŞLATIVERMEK, BAŞLAYABİLMEK, BAŞLAYIVERMEK, BAŞMUHASEBECİ, BAŞRUZNAMÇECİ, BAŞVURABİLMEK, Devamını Oku »»
AĞIRBAŞLILIK, BAŞAKTRİSLİK, BAŞARISIZLIK, BAŞEFENDİLİK, BAŞEKSPERLİK, BAŞGARSONLUK, BAŞHOSTESLİK, BAŞIBOZUKLUK, BAŞMABEYİNCİ, BAŞOYUNCULUK, BAŞTEKNİSYEN, BAŞVURDURMAK, BAŞYAZMANLIK, HAHAMBAŞILIK, MÜNECCİMBAŞI, BAŞDELEGELİK, BAŞECZACILIK, BAŞKALDIRMAK, BAŞSPİKERLİK, AŞAĞIKOLBAŞI, ATMACACIBAŞI, BAŞARABİLMEK, BAŞARIVERMEK, BAŞBAYRAKTAR, BAŞBÖLÜKBAŞI, BAŞDEFTERDAR, BAŞDOKTORLUK, BAŞLANABİLME, BAŞLANDIRMAK, BAŞLATABİLME, Devamını Oku »»
AŞÇIBAŞILIK, BAMBAŞKALIK, BAŞAKLANMAK, BAŞAKTÖRLÜK, BAŞBAKANLIK, BAŞÇAVUŞLUK, BAŞDANIŞMAN, BAŞGARDİYAN, BAŞHAKEMLİK, BAŞHEKİMLİK, BAŞKAHRAMAN, BAŞKALAŞMAK, BAŞKARAKTER, BAŞKONSOLOS, BAŞKUMANDAN, BAŞLANILMAK, BAŞLATILMAK, BAŞMAKÇILIK, BAŞMUBASSIR, BAŞMUHARRİR, BAŞMÜDÜRLÜK, BAŞMÜFETTİŞ, BAŞMÜHENDİS, BAŞMÜRETTİP, BAŞMÜSEVVİT, BAŞÖĞRETMEN, BAŞPAPAZLIK, BAŞPEHLİVAN, BAŞPİSKOPOS, BAŞRAHİPLİK, Devamını Oku »»
BAŞAĞIRLIK, BAŞAKLAMAK, BAŞAKORTÇU, BAŞARILMAK, BAŞASİSTAN, BAŞBAYİLİK, BAŞÇİFTLİK, BAŞDEKORCU, BAŞDİZGİCİ, BAŞDÜMENCİ, BAŞGEDİKLİ, BAŞHEMŞİRE, BAŞIBOŞLUK, BAŞİMAMLIK, BAŞKALAŞIM, BAŞKALAŞMA, BAŞKALDIRI, BAŞKENTLİK, BAŞKOMUTAN, BAŞKONAKÇI, BAŞMİSAFİR, BAŞMURAKIP, BAŞREJİSÖR, BAŞSAĞLIĞI, BAŞTANKARA, BAŞYARGICI, BİNBAŞILIK, ÇARKÇIBAŞI, KERVANBAŞI, MEHTERBAŞI, Devamını Oku »»
AĞIRBAŞLI, BAŞAKLAMA, BAŞAKTRİS, BAŞARILMA, BAŞARISIZ, BAŞEFENDİ, BAŞEKSPER, BAŞGARSON, BAŞHOSTES, BAŞIBOZUK, BAŞKAFİYE, BAŞKANLIK, BAŞKİLİSE, BAŞKURTÇA, BAŞLAHANA, BAŞLANGIÇ, BAŞLANMAK, BAŞLATMAK, BAŞLAYICI, BAŞLIKSIZ, BAŞMAKALE, BAŞMAKLIK, BAŞOYUNCU, BAŞÖRTÜLÜ, BAŞPARMAK, BAŞSIZLIK, BAŞVURMAK, BAŞVURUCU, BAŞYAZMAN, BAŞYILDIZ, Devamını Oku »»
ALTINBAŞ, ASBAŞKAN, ASESBAŞI, AŞÇIBAŞI, AYBAŞILI, BACABAŞI, BALTABAŞ, BAMBAŞKA, BAŞAKÇIK, BAŞAKTÖR, BAŞARILI, BAŞARMAK, BAŞATLIK, BAŞBAKAN, BAŞÇAVUŞ, BAŞFİYAT, BAŞHAKEM, BAŞHEKİM, BAŞKALIK, BAŞKESİT, BAŞLAMAK, BAŞLANMA, BAŞLATMA, BAŞLAYIŞ, BAŞLIKÇI, BAŞLIKLI, BAŞMAKÇI, BAŞMÜDÜR, BAŞNOKTA, BAŞPAPAZ, Devamını Oku »»
ARABAŞI, BARBAŞI, BAŞAĞAÇ, BAŞAKÇI, BAŞARIM, BAŞARMA, BAŞBAYİ, BAŞESER, BAŞESKİ, BAŞIBOŞ, BAŞİMAM, BAŞKACA, BAŞKALE, BAŞKASI, BAŞKENT, BAŞKİŞİ, BAŞKÖŞE, BAŞKURT, BAŞLAMA, BAŞLICA, BAŞÖRTÜ, BAŞÜLKE, BAŞVURU, BAŞYAZI, BİNBAŞI, ÇAYBAŞI, DELİBAŞ, ELEBAŞI, ELMABAŞ, GÖLBAŞI, Devamını Oku »»
ALABAŞ, BAŞBUĞ, BAŞÇIK, BAŞKAN, BAŞLIK, BAŞMAL, BAŞODA, BAŞROL, BAŞSIZ, BAŞTAN, İRİBAŞ, NEBBAŞ, ONBAŞI, SUBAŞI, TOPBAŞ, ATBAŞI, ALİBAŞ, ALTBAŞ, ANBAŞI, ARIBAŞ, AYBAŞI, BAŞACA, BAŞACI, BAŞAĞA, BAŞAĞI, BAŞANA, BAŞANI, BAŞARA, BAŞARI, BAŞAŞA, Devamını Oku »»
ABAŞO, AKBAŞ, BAŞAT, BAŞÇI, BAŞKA, BAŞLI, BAŞTA, ERBAŞ, ARBAŞ, AYBAŞ, BABAŞ, BAŞAH, BAŞAK, BAŞAL, BAŞAM, BAŞAR, BAŞAY, BAŞDI, BAŞEL, BAŞER, BAŞGA, BAŞĞA, BAŞHA, BAŞIN, BAŞKİ, BAŞLA, BAŞLU, BAŞOK, BAŞOL, BAŞOT, Devamını Oku »»
ABAŞ, BAŞA, OBAŞ
BAŞ
BAŞ
İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız ve benzerleri organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser. Bir topluluğu yöneten kimse. Başlangıç. Temel, esas. Arazide en yüksek nokta. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu. Bir şeyin uçlarından biri. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 1. Bir şeyin yakını veya çevresi. "Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün" anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği. Çıban. Reis. Tane. Dilim: Bi baş pendir ver. İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır. Pazartesi. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım. Çıban, yara. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). Köselecilikte bir derinin baş tarafı. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım. Baş, başlangıç. Baş, reis. Baş. Üzeri, kendi. Tepe, zirve. Uç. sınır. Nezt, baş ucu. Ön taraf, ön yol. Bağış, hediye. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy. reis (bk. başkan.). Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika. Deyiş'in konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. Başak. Yara.
BAŞTEKNİSYENLİK
Başteknisyen olma durumu. Başteknisyenin yaptığı iş.
BAŞÖRENDOĞANCILAR
Zonguldak ilinde, Ormanlı nahiyesine bağlı bir bölge.
YUKARIPINARBAŞI
Konya ilinde, Aşağıpınarbaşı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
HIZARBAŞIGÜNLÜK
Ordu ili, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
CUMHURBAŞKANLIĞI
Cumhurbaşkanı olma durumu. Cumhurbaşkanı ve diğer görevlilerin bulunduğu bina. Cumhurbaşkanının makamı.
MÜTEFERRİKABAŞI
Saray müteferrikalarının başı.
SANCAKLIÇEŞMEBAŞI
Manisa ili, Karaoğlanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HIZARBAŞIKUMARLI
Ordu ilinde, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BAŞVURULABİLMEK
Başvurulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAŞDANIŞMANLIK
Başdanışman olma durumu, başmüşavirlik. Başdanışmanın yaptığı iş, başmüşavirlik.
TALİMHANECİBAŞI
Yeniçeri ocağında, talimhanelerde komutanlık ve öğretmenlikle görevli bulunan 5. sağ bölüğün komutanı.
BAŞTANKARAGİLLER
Omurgalı hayvanların ötücü kuşlar takımından yüz kadar kuş türünü içine alan geniş bir familya.
BAŞGARDİYANLIK
Başgardiyan olma durumu. Başgardiyanın yaptığı iş.
BAŞMÜZAKERECİLİK
Başmüzakereci olma durumu. Başmüzakerecinin yaptığı iş.
BAŞLATILABİLMEK
Başlatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
ADAKLAMAK
Küçük çocuk yürümeye başlamak.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ABECE
Alfabe. Başlangıç.