Kelimeler arşivinde; içinde "bav" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bav bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bav ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bav olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAVULLAMAK, BAVULCULUK
RİBAVİRİN, BAVKIRMAK, BAVILIMAK, BAVLANMAK, BAVLITMAK, BAVURTLAN
BAVRUMUŞ, BAVRIYIK, BAVRIMAK, BAVRAMAK, BAVNUMAK, BAVULSUZ, BAVURMAK, BAVLAMAK, BAVLUMUŞ, BAVIRMAK, BAVLIMAK, BAVIRDAK
BAVIDAK, BAVUSKA, BAVURYE, BAVURYA, GABAVET, BAVULLU, BAVRİYE, BAVULCU, BAVLIMA, BAVULLA
BAVALA, BAVRIK, BAVUCU
BAVCI, BAVUR, BAVLI, BAVUT, BAVUM, BAVUL, BAVUK, BAVRA, BAVIL
ABAV, BAVA, BAVİ
BAV
BAV
Şahin, köpek vb. hayvanları avcılığa alıştırma işi.
BAVURTLAN
Çil kekliğe benzeyen boz renkli bir tarla kuşu.
BAVRAMAK
Bir konuda yetişmek, uzman olmak.
BAVURMAK
Bağırmak.
BAVLANMAK
Bağlanmak.
BAVULLAMAK
Mübalâğa ederek övmek, salık vermek: Gelin bavulladığın kadar güzel değil.
BAVNUMAK
Başkasından görerek yapmak, taklit etmek. Tazı ava alışmak.
BAVILIMAK
Sarkıntılık etmek.
BAVULCULUK
Bavulcunun yaptığı iş.
BAVRIMAK
Bir işde veya daha çok o işin hile ve fesat taraflarında pişmek.
BAVLITMAK
Av tutmağa alıştırmak.
BAVRIYIK
Bavrımış, bir işde pişmiş kişi.
BAVKIRMAK
(çakal) Bağırmak.
BAVRUMUŞ
Bavrımış, bir işde pişmiş (kimse).
RİBAVİRİN
Antiviral etkisini viral DNA ve RNA nın yapımında kullanılan, guanozin prekürsörlerinin üretimini bozarak ve ayrıca viral mRNA'nın konakçı hücrelerinin ribozomlarına bağlanmasını baskılayarak gösteren pürin nükleozit analoğu ilaç.
BAVULSUZ
Bavulu olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SARACİYE
Deri, muşamba vb.nden yapılan bavul, çanta cüzdan, kemer ve benzerleri ürün. Deri, muşamba vb.nden bavul, çanta cüzdan, kemer ve benzerleri ürün yapma işi.
BAVULLU
Bavulu olan.
BAVLUMUŞ
Kurnaz, usta, aldanmaz kimse: O adam artık bavlumuş, kendisi ile kimse uğraşamaz.
ŞUVAK
Açık, ılık bava.
VALEZ
Fransızca kökenli valise: valiz; bavul.
BAVIRMAK
Bağırmak: Sokakta çocuklar bavırilâ (bağırıyorlar).
GÖPCÜK
Köşe (çuval, cep, oda, tarla ve benzerleri şeyler için): Göpcüğünden tutta kaldır. Çuval yanlarında ya da bavul üstündeki tutulacak kulp. Eski çuvaldan yapılan minder. İçilmiş sigara artığı, izmarit. Hayvanların sağrı kısmı. Köy kenarlarında, beş on evden meydana gelen mahalle.
KÖSELE
Ayakkabı tabanı, bavul, çanta yapımında kullanılan, büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi. Bu deriden yapılan.
BAUL
Bavul.
BAVLIMA
Bavlımak işi.
BAVIL
Bavul.
ÇANTAY
Büyük keten torba. Bavul.
SÜT
Kadınların ve memeli dişi hayvanların yavrularını beslemek için memelerinden gelen, besin değeri yüksek beyaz sıvı. Bazı bitkilerin türlü organlarında bulunan beyaz renkte öz su. Erkek balığın tohumu. Süte benzeyen her türlü sıvı. Benzin, mazot. Erkek balığın, dişinin bavyarı üstüne akıttığı ak sıvı. İnsanın mayası, aslı. Tam, katıksız (renkler için): Sütbeyaz. Taze, sütlü. Başağın sertleşmemiş durumu. Memeli hayvanlarda yeni doğan yavrunun beslenmesi için süt bezlerinden salgılanan besin maddesi. Bazı bitkilerin süt renginde ve kıvamında özel sıvısı.
SARAÇ
Koşum ve eyer takımları yapan veya satan kimse. Koşum ve eyer takımlarını işleyen ve süsleyen kimse. Deri, muşamba vb.nden bavul, çanta yapan kimse.
BAVULCU
Bavul yapan veya satan kimse.
VALİZ
Genellikle yolculukta içine çamaşır vb. eşya konulan küçük el bavulu.