Kelimeler arşivi içinde; başında "bas" olan, toplam 250 adet kelime bulunmaktadır. bas ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bas ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BASMAKALIPLAŞMAK
BASIKLAŞTIRMAK, BASİTLEŞTİRMEK, BASTIRIKLANMAK
BASIKLAŞTIRMA, BASİRETSİZLİK, BASİTLEŞTİRME, BASMAKALIPLIK, BASTIRABİLMEK, BASTIRIVERMEK, BASÜBADELMEVT
BASILABİLMEK, BASİRETLİLİK, BASTIRABİLME, BASTIRIVERME
BASANSARNIÇ, BASIGÖZETİR, BASIKDIRMAK, BASIKLAŞMAK, BASIKTIRMAK, BASILABİLME, BASINÇLAMAK, BASINÇLANMA, BASINÇÖLÇER, BASINÇÖLÇÜM, BASINÇYAZAR, BASIRGANMAK, BASİTLEŞMEK, BASKETBOLCU, BASSAKLAMAK, BASTIRILMAK, BASTONCULUK
BASABİLMEK, BASAKLAMAK, BASAMAKSIZ, BASBANAKLI, BASBARİTON, BASDİBACAK, BASIGÖZLER, BASIKLAŞMA, BASIMCILIK, BASINÇLAMA, BASINDIRIK, BASIRILMAK, BASIRLAMAK, BASIVERMEK, BASİRETSİZ, BASKICILIK, BASKLARNET, BASMACILIK, BASMAKALIP, BASTACILIK, BASTIBACAK, BASTIRIKTA, BASTIRILIŞ, BASTIRILMA, BASTIRTMAK, BASTİBACAK
BASABİLME, BASAKBAŞI, BASALAMAK, BASAMAKLI, BASAMAKSI, BASBAYAĞI, BASDIRMAH, BASICILIK, BASIKERTE, BASIÖLÇER, BASIVERME, BASİRETLİ, BASKETBOL, BASMAHANE, BASMAYAZI, BASTAMBAK, BASTANBAK, BASTANCAK, BASTIRGEÇ, BASTIRMAĞ, BASTIRMAK, BASTIRTMA, BASTONSUZ
BASAKKÖY, BASAKSIZ, BASALGAN, BASAMBAK, BASAMMAH, BASANCAK, BASANGAÇ, BASBALLİ, BASDARDA, BASDIRAH, BASDIRAN, BASDIRIK, BASDIRMA, BASDİMAK, BASDURMA, BASGİTAR, BASĞULUH, BASIHMAH, BASIKLIK, BASIKMAK, BASILMAK, BASILMIŞ, BASIMBAÇ, BASIMEVİ, BASINCAK, BASINÇLI, BASINMAK, BASIRILI, BASIRLAR, BASIRMAK, Devamını Oku »»
BASABAS, BASACAK, BASAKLI, BASALAK, BASALGA, BASALIK, BASAMAH, BASAMAK, BASANCI, BASANGA, BASANNA, BASARAK, BASARET, BASARIK, BASARNA, BASBALİ, BASBANK, BASBAŞI, BASBAYA, BASEMEN, BASICAK, BASILIŞ, BASILMA, BASIMCI, BASIRAK, BASIRIK, BASIRLI, BASİMET, BASİRET, BASİTÇE, Devamını Oku »»
BASAMA, BASANA, BASARA, BASARİ, BASBAS, BASDAK, BASDIH, BASDIK, BASDIN, BASDON, BASDUĞ, BASDUH, BASDUN, BASGAÇ, BASGIN, BASGUN, BASHUN, BASICI, BASILA, BASILI, BASINÇ, BASIRA, BASIRI, BASKÇA, BASKET, BASKIN, BASKİL, BASKÜL, BASMAK, BASRUK, Devamını Oku »»
BASAÇ, BASAĞ, BASAK, BASAL, BASAR, BASAT, BASDA, BASEN, BASGI, BASGU, BASHİ, BASIC, BASIH, BASIK, BASIM, BASIN, BASIŞ, BASİL, BASİR, BASİT, BASKI, BASMA, BASSO, BASTA, BASTI, BASUK, BASUR, BASUT, BASYA
BASA, BASI, BASS
BAS
BAS
En kalın erkek sesi. En kalın sesli orkestra çalgısı. Sesi böyle olan sanatçı.
BASTIRIKLANMAK
Hasta ve bitkin bir durumda olmak, sayıklamak.
BASILABİLMEK
Basılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BASIKLAŞTIRMAK
Basık duruma getirmek.
BASİRETSİZLİK
Gerçekleri, ileriyi ve uzağı görememe, sağgörüsüzlük.
BASMAKALIPLAŞMAK
Basmakalıp durumuna gelmek.
BASİRETLİLİK
Basiretli olma durumu, sağgörülülük.
BASTIRIVERME
Bastırıvermek işi.
BASMAKALIPLIK
Basmakalıp olma durumu.
BASTIRABİLMEK
Bastırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BASİTLEŞTİRMEK
Gereksiz ayrıntılardan arıtarak sade duruma getirmek.
BASTIRABİLME
Bastırabilmek işi.
BASİTLEŞTİRME
Basitleştirmek işi.
BASIKLAŞTIRMA
Basıklaştırmak işi.
BASÜBADELMEVT
Diriliş.
BASTIRIVERMEK
Çabucak bastırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APLİK
Duvar şamdanı, duvar lambası.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.
ALINTILAMAK
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.
ANTİSİKLON
Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ANDIRIŞMA
Andırışmak işi. İltibas. Ortak yönleri bulunan iki şey arasındaki benzeşme, analoji.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).
ALINTI
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ALBASMA
Albastı.
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.