Sonu BAS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bas" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bas ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında bas olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

DUMBULBAS

8 harfli kelimeler

KONTRBAS, KÖRABBAS, GALHABAS

7 harfli kelimeler

İKTİBAS, İLTİBAS, OKRİBAS, BASABAS, IRAMBAS

6 harfli kelimeler

ÖRTBAS, SUMBAS, LAPBAS, BASBAS

5 harfli kelimeler

ÖZBAS, ABBAS, GEBAS, EBBAS, ARBAS, LİBAS

4 harfli kelimeler

ABAS

3 harfli kelimeler

BAS

Bazı kelimelerin anlamları

BAS

En kalın erkek sesi. En kalın sesli orkestra çalgısı. Sesi böyle olan sanatçı.

ÖRTBAS

"Bir durumun, bir olayın duyulmamasını, yayılmamasını sağlayan önlemler almak" anlamındaki örtbas etmek ve "bir durum, bir olay duyulmamak, yayılmamak" anlamındaki örtbas olmak deyimlerinde geçer.

SUMBAS

Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.

DUMBULBAS

Tekkelerde bir kişinin tutup bir kişinin iki değnekle çaldığı darbuka şeklinde bir çalgı.

GALHABAS

Kalkamaz.

BASBAS

Çatılarda makas ağaçlarının konulduğu dikme. Acele yürüyüş. Bel'in ayakla basılan kısmı. (Yukarıbozkuyu Kadirli Adana).

OKRİBAS

Antik Yunan tiyatrosunda oyuncuların ayaklarına giydikleri yüksek nalın.

İLTİBAS

Andırışma.

KONTRBAS

Keman türünden, en kalın sesli yaylı saz. Kontrbasçı.

KÖRABBAS

Sivas kenti, İmranlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BASABAS

Durmadan dinlenmeden; tıka basa.

İKTİBAS

Ödünç alma. Alıntı. Ödünç alınan şey.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

IRAMBAS

Harmandaki dövülecek ya da sürülecek sap yığını.

ÖZBAS

Şanlıurfa şehrinde, Hilvan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

LAPBAS

Ağır-kanlı, şişman (insan ya da hayvan).

  -   -   -  

Anlamında BAS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALBASMA

Albastı.

ALBÜM

Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

ANDIRIŞMA

Andırışmak işi. İltibas. Ortak yönleri bulunan iki şey arasındaki benzeşme, analoji.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ARABALI

Arabası olan. Arabalı vapur.

ALINTI

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.

ALINTILAMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.

ALEVLENME

Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.

ALBASTI

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

ANTİSİKLON

Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ANTİMON

Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).

AMFİ

Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.

APLİK

Duvar şamdanı, duvar lambası.

ALÇAKLIK

Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.

AMFİTEATR

Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.