Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inil" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında inil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İNİL
Yavaş.
SİNİL
1.Siğil, deride sert kabarcıklar. 2.Atın ayaklarındaki aklık. Siğil.
YİNİL
Hafif.
VİNİL
Etilenden bir hidrojen ayrılmasıyla geride kalan kısım.
ÇİNİL
Küçük çakıl taşı. Omuz.
TİNİL
Yalın, yalnız, tek.
ESTİNİL
Oral gebelik önleyici olarak kullanılan, oldukça etkili yarı sentetik bir östrojen.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İNLEMEK
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek. Gür, uğultulu, yankılı ses çıkarmak.
BİNİT
Binilecek taşıt ya da hayvan. Hamur durumundaki ekmeklerin, fırına atılmadan önce içine konulduğu oyuk gözlü tahta.
DALGIÇ
Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse, balık adam, kurbağa adam. Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse.
GÖLÜK
Yük taşıyan ve binilen at, eşek, beygir, katır vb. hayvan.
DOĞUŞTANCILIK
Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.
ÇİNİLİ
Çinisi olan, çinilerle bezenmiş olan.
EDİNİLME
Edinilmek işi.
İZLENİMCİLİK
Doğayı, gerçekte olduğu gibi bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ondan edinilen izlenimin ölçüsüne göre anlatan, doğrudan doğruya gerçeği, nesneyi değil de onun sanatçıda uyandırdığı duyumları veren sanat akımı, empresyonizm. Sanat eserlerinin dış etkilerin içe yansıması, içte izler bırakması ve bu izlere dayanılarak yaratılması.
İNİLME
İnilmek işi.
GEÇİNİLME
Geçinilmek durumu.
KONAK
Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.
DÜZAYAK
İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol). Özellikle Orta Anadolu'da oynanan bir halay türü.
EDİNÇ
Edinilen şey veya şeyler, müktesebat.
HABER
Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.
BOK
Dışkı. Güç durum. Hor görülen, tiksinilen.
ÇEKİNİLME
Çekinilmek işi.
EDİNTİ
Edinilen, kazanılan şey.
BELİRSİZ
Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz. Bilinmeyen, meçhul. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem.
BİNİCİLİK
Binici olma durumu. Ata binilerek yapılmış olan spor.
BİNİLME
Binilmek işi.