Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inim" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inim ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında inim olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GEREKSİNİM
DEĞİŞİNİM, ÖZDEVİNİM
DEĞŞİNİM, SANKİNİM
DEVİNİM, DİLİNİM, GEÇİNİM, GERİNİM, GİRİNİM
EDİNİM
BİNİM
İNİM
İNİM
Kayınbirader.
GEÇİNİM
Geçinme işi.
SANKİNİM
Sanki.
GİRİNİM
Bir özdeğe, ısıl ya da mekanik dış etkilemeyle girme olayı.
DEĞŞİNİM
(Değşinimciliğe göre) Doğada ve toplumda niteliksel değişmelerin yavaş yavaş değil birdenbire olması, bir şeyin ortam ve koşullarını bulduğunda birdenbire nitelik değiştirmesi.
EDİNİM
Kazanma, iktisap.
GERİNİM
Uygulanan, bir gerilim sonucu bozunuma uğramakta olan bir özdekte uzunluk, alan ya da oylumun gerilim uygulamasından önceki değerinin uygulama süresindeki değerine oranı. Uygulanan bir gerilim altındaki bozunuma uğramakta olan bir özdekte, uzunluk, alan ya da oylumun gerilim uygulamasından önceki değerinin, uygulama anındaki değerine oranı.
DİLİNİM
Dilinme.
DEVİNİM
Devinme işi, hareket. Zaman içinde durum değiştirme. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü. Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.
DEĞİŞİNİM
Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.
BİNİM
Semer. Eyer, semer ve yular.
ÖZDEVİNİM
Üretimin, yönetimin ve toplumsal olarak zorunlu öbür süreçlerin insanın doğrudan doğruya katılması olmadan başarılmasını olanaklı kılan en yüksek uygulayımsal gelişme aşaması.
GEREKSİNİM
Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
BALTALIK
Sık sık kesimi yapılmış olan orman. Bir köyün odun gereksinimini sağlamasına izin verilen koruluk veya orman bölgesi.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
DOYGUN
Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni.
DEĞİŞİNİMCİ
Değişinimcilik yanlısı, mutasyonist.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
DEVİMSEL
Devinim durumunda olan, hareki. Devinimi yalnızca fizik kanunlarına bağlı olmayan, aynı zamanda etkin bir gücü, bir amacı da içeren, dinamik.
DOYMAK
İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak.
FLAŞ
Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı. İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber). Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba. Gösterişe, ilgiye düşkün. Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı. Ünlü, gözde.
DİLİNME
Dilinmek işi. Kayaçların, ince katlar biçiminde kolaylıkla ayrılabilme niteliği, dilinim.
ENGELLEME
Engellemek işi. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.
BAKINTI
Temel gereksinimleri karşılama.
DEVİM
Devinim.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
DÜZMEK
Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek. Şiir, destan, şarkı vb. yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek. Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek. Erkek, cinsel ilişkide bulunmak. Uydurmak.
ASGARİ
En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.
DEĞİŞİNİMCİLİK
Canlı bir varlıktaki soya çekimin, genlerin bazı özel durumlarının yitirilmesi, yeniden oluşması veya değişmesi yüzünden aniden değişebileceğini ve bu değişmenin, türlerin oluşmasında ana yol olduğunu ileri süren kuram, mutasyonizm. Doğa ve toplumdaki değişmelerin değişinim biçiminde olduğunu savunan düşünce akımı, mutasyonizm.
BAKIM
Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.