İNİP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "inip" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. inip ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu inip ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde inip olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İNİP

Çocuk oyunlarında ilk anlamında söylenir.

İNİPTE

İnişte.

  -   -   -  

Anlamında İNİP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNİP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GEVER

Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark. Arklardaki suyun yolunu değiştirmek için önüne yapılan toprak set. Ark suyunu evleklere bağlamak için delinip konulan taş. Boyunduruğun kayış bağlanan yeri. Soğuk. Arkbaşı. Ark. Suyun arka kanala bağlandığı yer. Su taksimat yönü, suyu başka tarafa çevirmek için önüne yapılan toprak set, ağız. Sulama işlerinde suyun yönünü değiştirmeye yarayan belirli nokta (Çayağzı). Arklardan tarlaya su ulaştıran küçük su yolları. (Yenikent Aksaray Niğde; Adalıkuzu Güdül Ankara; Güzelyurt Hekimhan Malatya; Gürün Sivas). Bir su ölçüsü: Bir gever su ver. (Güzelyurt Hekimhan Malatya.). Bahçe ve bostanlara arıktan su salıverecek delik, gedik.

KLAVYE

Parmaklarla hareket ettirilen piyano, org vb. çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü.

PERON

Otobüs terminallerinde aracın yanaştığı, yolcuların inip binmesine yarayan bölüm. Tren, tramvay, metro istasyonlarında yol boyunca uzanan, inilip binilen özel bölüm.

EŞNEK

Su dolu çukur. Ova ve dağ yamaçlarındaki çukurlar. Gün dönümü. Çok gelinip geçilen (yer).

KALDIRAÇ

Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk, manivela.

KIŞLAK

Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.

RÜKÜŞ

Gülünç bir biçimde giyinip süslenen (kadın).

ÇİRTİNMEK

Şımarıklık etmek. Hiç kimseyi ve hiçbir şeyi beğenmemek. Çekingenlik göstermek: Ne çirtinip duruyorsun be?.

BALKAYMAK

İki renkli, yollu ipek kumaş. İyi, mesut, kavgasız dövüşsüz: Balkaymak geçinip giderler.

TRAVESTİ

Kadın gibi giyinip süslenen eşcinsel.

RUZİKLENMEK

Sefil bir biçimde gün geçirmek veya geçinip gitmek.

AKROZİN

Dölleme esnasında ovumun zona pellucida tabakasının delinip geçilmesine yardımcı olan sperm başının ön tarafında bulunan tripsin benzeri bir enzim.

HAMPA

Akılsız, budala. Sırt, omuz: Ne hampama binip duruyorsun?. Para ve emek harcamadan kazanılan şey. Çayırın paylaşılan her bir parçası. Zengin: Çok çalışmakla hampa mı olacaksın?. Bir şeyi almaya hazır olma. Hırsızlara yataklık eden kişi. Aracı kadın. Toptancı. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak yeri: Bu toprak hampasız belle bellenmez. Yarışmacı, yarışıcı. Uygun zaman, elverişli durum. Parasız (argo).

ANIMSAMAK

Bilinip unutulan bir şeyi akla getirmek, hatırlamak.

BEBİRLENMEK

Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek. Geçimini sağlamak, geçinip gitmek: Ahmet şundan bundan aldığı para ile bebirleniyor. Böbürlenmek, gururlanmak. Mırıldanmak: Ne bebirlenip durursun?. Doyar gibi olmak: Karnım yenice bebirlendi. Gelişigüzel yere çömelmek, oturmak: Ne bebirlenip oturuyorsun, işin yok mu?.

AGAMAGİLLER

Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) takımının, kertenkeleler (Lacertilia) alt takımından, ot ve böceklerle beslenen, Eski Dünya'da yaşayan, sırtlan taraklı olan türlere sahip bir familya. (Agamidae, Karibçe agama=bir tip kertenkele), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının kertenkeleler (Lacertilia) alt-takımının bir familyası. Eski Dünyanın sırtları taraklı olan kertenkeleleridir. Otçul ve böcekçildirler. Yakalı agama (Chlamydosaurus kingi), diken-kuyruklu agama (Uromastix spinipes), çöl agaması (Agama mutabilis), hardun (Alm. Stellio) iyi bilinen türleridir.

DAMPER

Bir şasinin üzerine takılmış, inip kalkan kasası olan, kendinden hareketli, yükü boşaltan düzen.

DONANMAK

Giyinip kuşanmak, süslenmek. Yayılıp kaplanmak. Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek. Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek.

ATILGAN

Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar. Girişken.

DÖRMÜLEMEK

Gezinip durmak: Orada dörmüleyip durma, soğanları çiğnersin.