Kelimeler arşivi içinde; başında "inil" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. inil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu inil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde inil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İNİLDEMEK
İNİLDEME, İNİLEMEK, İNİLTİLİ
İNİLMEK
İNİLDİ, İNİLME, İNİLTİ
İNİL
İNİL
Yavaş.
İNİLDİ
İnilti.
İNİLEMEK
Hayvan yem yerken samanın irisini ayırmak. İnlemek, sızlanmak.
İNİLME
İnilmek işi.
İNİLTİLİ
İnleme sesiyle yüklü, inlemeli.
İNİLTİ
İnleme sırasında çıkan sesin adı.
İNİLDEME
İnildemek işi.
İNİLMEK
İnme işi yapılmak.
İNİLDEMEK
İnlemek. inlemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EDİNİLME
Edinilmek işi.
BİNİT
Binilecek taşıt ya da hayvan. Hamur durumundaki ekmeklerin, fırına atılmadan önce içine konulduğu oyuk gözlü tahta.
KUTLAMAK
Mutlu bir olaya sevinildiğini söz, yazı veya armağanla anlatmak, tebrik etmek. Önemli bir olayın gerçekleşmesinin yıl dönümü dolayısıyla tören yapmak, tesit etmek.
BOK
Dışkı. Güç durum. Hor görülen, tiksinilen.
EDİNTİ
Edinilen, kazanılan şey.
ÇEKİNİLME
Çekinilmek işi.
HABER
Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.
DÜZAYAK
İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol). Özellikle Orta Anadolu'da oynanan bir halay türü.
DALGIÇ
Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse, balık adam, kurbağa adam. Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse.
GEÇİNİLME
Geçinilmek durumu.
BELİRSİZ
Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz. Bilinmeyen, meçhul. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem.
EDİNÇ
Edinilen şey veya şeyler, müktesebat.
BİNİLME
Binilmek işi.
ÇİNİLİ
Çinisi olan, çinilerle bezenmiş olan.
DOĞUŞTANCILIK
Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.
BİNİCİLİK
Binici olma durumu. Ata binilerek yapılmış olan spor.
İZLENİMCİLİK
Doğayı, gerçekte olduğu gibi bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ondan edinilen izlenimin ölçüsüne göre anlatan, doğrudan doğruya gerçeği, nesneyi değil de onun sanatçıda uyandırdığı duyumları veren sanat akımı, empresyonizm. Sanat eserlerinin dış etkilerin içe yansıması, içte izler bırakması ve bu izlere dayanılarak yaratılması.
GÖLÜK
Yük taşıyan ve binilen at, eşek, beygir, katır vb. hayvan.
KONAK
Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.
İNLEMEK
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek. Gür, uğultulu, yankılı ses çıkarmak.