Sonu İMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ima" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ima ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ima olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ima olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SKLERONKİMA

10 harfli kelimeler

KOLLENKİMA, KLORENKİMA, MİKROKLİMA

9 harfli kelimeler

PANDOMİMA, PARANKİMA, PARANŞİMA, PARENKİMA

8 harfli kelimeler

KOMPLİMA, ALAKRİMA

7 harfli kelimeler

CİMCİMA, LAKRİMA, GÜLSİMA, GENDİMA, NURSİMA

6 harfli kelimeler

PATİMA, DAYİMA, GILİMA, AYSİMA, ĞİLİMA, BADİMA, İNTİMA, İPTİMA, İŞDİMA, İÇTİMA, TİRİMA

5 harfli kelimeler

DAİMA, İLİMA, ELİMA, KLİMA

4 harfli kelimeler

LİMA, NİMA, FİMA, DİMA, ÇİMA, RİMA, SİMA, ŞİMA, TİMA, CİMA, YİMA

3 harfli kelimeler

İMA

Bazı kelimelerin anlamları

İMA

Dolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme, işaretleme, anıştırma, ihsas. Açıkça belirtilmeyen, dolaylı olarak anlatılan şey.

LAKRİMA

Gözyaşı.

KOMPLİMA

Takım.

MİKROKLİMA

Dar iklim bölgesi.

PANDOMİMA

(Doğaçlama): Tanzimat ve Meşru'tiyet dönemlerindeki tiyatroların çoğunda izlenen, oyunlar arasına sıkıştırılan sözsüz oyun. Tanzimat ve Meşrutiyet dönemi tiyatrolarında oyunlar arasında oynanan sözsüz oyun.

GENDİMA

Dibekte dövülerek yemek yapılan buğday ya da arpa.

SKLERONKİMA

Mercanlarda olduğu gibi sert iskelet dokusu.

KOLLENKİMA

Bitkilerde primer hücre duvarları eşit olmayan şekilde kalınlaşmış ve büyümekte olan organlara direnç sağlayan canlı doku.

NURSİMA

Işıklı, aydınlık yüz.

KLORENKİMA

Yaprak sünger dokusunda ve gövde kabuk bölgesinde bulunan, fotosentez yapabilme yeteneğinde olan kloroplâstlı parenkima dokusu.

PARANKİMA

Özek doku.

PARANŞİMA

Parenkima.

ALAKRİMA

Gözyaşı salgısının yetersizliği veya yokluğu.

CİMCİMA

Ufak tefek.

PARENKİMA

İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. Özek dokusu, parankima. Yassı solucanlarda kas tabakası ile bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. 3.Bir organın zemin dokusu. İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. Yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. Bir organın zemin dokusu, parankim, parankima, paranşima.

GÜLSİMA

Gül yüzlü.

  -   -   -  

Anlamında İMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AZAMİ

En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal. Maksimum.

ANIŞTIRMAK

Bir şeyi açıkça söylemeyip üstü kapalı anlatmak, dolaylı anlatmak, ima etmek, ihsas etmek.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

BAŞİMAMLIK

Başimam olma durumu. Başimamın yaptığı iş.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

ANIŞTIRMA

Anıştırmak işi, ima. Telmih.

AYNALIK

Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm.

BAROK

MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.

BAŞTABAN

Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.

ALÇI

Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AYDINGER

Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt.

ARKALI

Arkası olan. Koruyanı, dayanağı olan, pistonlu, iltimaslı.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

BAŞOYUNCU

Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran erkek oyuncu, başaktör. Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran kadın oyuncu, başaktris, primadonna.

ASGARİ

En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.

BAŞİMAM

Birden çok imam bulunan camilerde en kıdemli imam.

ALFA

Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).