Sonu İMİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "imi" olan, toplam 55 adet kelime bulunmaktadır. Sonu imi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında imi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde imi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YERDOĞABİLİMİ, ŞEHİRİNGİDİMİ, BAKLAVADİLİMİ

12 harfli kelimeler

ZENCİRKİLİMİ, SÜTHÖŞMELİMİ, YILDIZBİLİMİ

11 harfli kelimeler

SÖZÜNGELİMİ, ZAMANBİLİMİ, YERDEĞİŞİMİ, AVŞARKİLİMİ

10 harfli kelimeler

ENBİTİRİMİ, YAPIGİYİMİ

9 harfli kelimeler

YERÇEKİMİ, SÖZGELİMİ, KOLKESİMİ, HAÇBİÇİMİ, ACIYİTİMİ, YERBİÇİMİ

8 harfli kelimeler

TOPONİMİ, OTBİÇİMİ, ADÇEKİMİ, BİYOŞİMİ, SUKESİMİ, FOTOŞİMİ, DEĞERİMİ, GÜNİNİMİ, GÖZERİMİ

7 harfli kelimeler

HEVRİMİ, ŞİMŞİMİ, TİMTİMİ, DİMDİMİ

6 harfli kelimeler

BEHİMİ, SURİMİ, PİLİMİ, NESİMİ, ALŞİMİ, KADİMİ, İSLİMİ, SAMİMİ, GEDİMİ, GADİMİ, DAYİMİ

5 harfli kelimeler

DAİMİ

4 harfli kelimeler

ZİMİ, DİMİ, YİMİ, KİMİ, CİMİ, TİMİ, GİMİ, HİMİ, LİMİ, MİMİ, SİMİ

3 harfli kelimeler

İMİ

Bazı kelimelerin anlamları

İMİ

Emi anlamında uyarma edatı.

AVŞARKİLİMİ

Bir kilim türü. (Kızılca Bor Niğde).

YERDOĞABİLİMİ

Yerin, uçunyuvarını ve yeryuvarını da içine alarak, doğabilimsel özelliklerini inceleyen bilim dalı.

YILDIZBİLİMİ

Halkın yıldızların parlaklığı, kaymaları, öbekleriyle ilgili olarak yeryüzündeki olaylar ve insanların yazgıları arasında geleneksel inaçlarına dayalı her tür yorum ve değerlendirmesi, karşılığı halk bitkibilimi, halk hayvanbilimi, bakı, düşyorum.

SÖZGELİMİ

Sözüm ona, söz gelişi. Sözgelişi, sözümona.

KOLKESİMİ

Kesilmiş hayvan etinin boyunla kolun bir parçasını içine alan bölümü.

ŞEHİRİNGİDİMİ

Salı günü.

YERÇEKİMİ

Yer'in çekme kuvveti. Yer kabuğunun kütleye uyguladığı çekim kuvveti.

ZENCİRKİLİMİ

Bir çeşit kilim.

ZAMANBİLİMİ

Olayların tarihini araştıran ve sıralayan bilim.

YAPIGİYİMİ

(Resim, Süsleme) Duvarlara süsleme amacı ile yapılan resim ve çini gibi işlere verilen genel ad, duvar resmi, duvar kaplaması.

SÜTHÖŞMELİMİ

Süt ve hamurdan yapılan bir yemek. (Çukurhisar Eskişehir).

SÖZÜNGELİMİ

Sözün uygun olması, sırası gelmesi: Canım eyle deyil ama sözüngelimini deyrim.

YERDEĞİŞİMİ

Vezir, beylerbeyi, sancakbeyi ve vilayet kadıları ile bütün timar ve zeamet sahiplerinin atanmaları ve yer değiştirmeleri işlemi. Sefere katılmama ya da ölüm nedeniyle boş kalan timar ve zeametlerin başkalarına verilmesi işlemi.

BAKLAVADİLİMİ

Baklava dilimi biçiminde oya. (Yalvaç Isparta).

ENBİTİRİMİ

Uç, son.

  -   -   -  

Anlamında İMİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABULİ

İrade yitimi.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

AĞ

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AFONİ

Ses yitimi.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AGOP

"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.

AGRAFİ

Yazma yitimi.

AÇILAMA

Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AEROLOJİ

Hava araştırmaları bilimi.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

AFAZİ

Söz yitimi.