İMİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "imi" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. imi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu imi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde imi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

İMİDAZOLETİLAMİN

14 harfli kelimeler

İMİDAZOLETRİON, İMİDOPEPTİDÜRİ

12 harfli kelimeler

İMİDAZOLDİON, İMİDOKSANTİN

11 harfli kelimeler

İMİDOPEPTİT

10 harfli kelimeler

İMİŞTİRMEK, İMİRSİTMEK

9 harfli kelimeler

İMİKUŞAĞI, İMİRSEMEK, İMİKLEMEK, İMİTASYON

8 harfli kelimeler

İMİLCİDİ, İMİŞEHİR, İMİRTOLU, İMİRTLEK, İMİREZLİ

7 harfli kelimeler

İMİRCİK, İMİRSEK, İMİRMEK, İMİRLER, İMİRHAN, İMİKLİK, İMİKLER

6 harfli kelimeler

İMİRTA, İMİŞİK, İMİŞSE, İMİCİK, İMİRLİ, İMİRİK

5 harfli kelimeler

İMİNO, İMİNE, İMİDO, İMİZE

4 harfli kelimeler

İMİN, İMİK, İMİÇ, İMİZ

3 harfli kelimeler

İMİ

Bazı kelimelerin anlamları

İMİ

Emi anlamında uyarma edatı.

İMİKUŞAĞI

Elâzığ ili, Kuşsarayı nahiyesine bağlı bir bölge.

İMİDOKSANTİN

Guanin.

İMİDOPEPTİT

C-terminal amino asitlerde dipeptit olan bir imino asit.

İMİŞTİRMEK

Suyu ılıştırmak.

İMİŞEHİR

Eskişehir ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

İMİTASYON

Taklit.

İMİLCİDİ

Çürümeye, kokmaya yüz tutmuş.

İMİRTOLU

Tokat ilinde, İğdir nahiyesine bağlı bir bölge.

İMİDAZOLDİON

Hidantoin.

İMİDAZOLETİLAMİN

Histidinden türeyen kan basıncını düşüren bir amin.. Histamin.

İMİDOPEPTİDÜRİ

İdrarla imidopeptitlerin atılması.

İMİDAZOLETRİON

Formülü CONHCONHCO olan suda çözünen, renksiz levhalar. Parabanik asit.

İMİRSİTMEK

İmrendirmek, özendirmek.

İMİKLEMEK

Boğmak.

İMİRSEMEK

Çok istemek. Özlemek.

  -   -   -  

Anlamında İMİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGOP

"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

ABULİ

İrade yitimi.

AEROLOJİ

Hava araştırmaları bilimi.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

AÇILAMA

Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

AFONİ

Ses yitimi.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

AGRAFİ

Yazma yitimi.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AFAZİ

Söz yitimi.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.