Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inç" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında inç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARASEVİNÇ, BÜZLENGİNÇ, BİZLENGİNÇ
ÖZERDİNÇ, ERSEVİNÇ
SERDİNÇ, PARDİNÇ, TİKSİNÇ, ÖZERİNÇ, SOYDİNÇ, SİLBİNÇ, DİPDİNÇ, SİNBİNÇ
PİLİNÇ, ERDİNÇ, ÖZDİNÇ, LİVİNÇ, KİRİNÇ, KEPİNÇ, SİLİNÇ, BİLİNÇ, BADİNÇ, AYDİNÇ, AVRİNÇ, ARKİNÇ, SEVİNÇ, PİRİNÇ, İLGİNÇ
İKİNÇ, EDİNÇ, ERİNÇ, EZİNÇ, EĞİNÇ, İLİNÇ
TİNÇ, SİNÇ, HİNÇ, YİNÇ, PİNÇ, VİNÇ, LİNÇ, DİNÇ
İNÇ
İNÇ
Uzunluğu 2,54 santimetre olan İngiliz uzunluk ölçü birimi, parmak, pus.
ÖZERDİNÇ
Özünden canlı, dinç olan erkek.
SERDİNÇ
Başı dinç, sakin, rahat, huzurlu.
SİNBİNÇ
Beşiğe yerleştirilen toprak ya da çinko oturak.
ERSEVİNÇ
Sevinen kimse.
ÖZERİNÇ
Gerçek huzura kavuşmuş kimse.
PİLİNÇ
Piliç.
ERDİNÇ
Dinç, güçlü kimse.
TİKSİNÇ
Tiksindirici.
KARASEVİNÇ
Konya ili, Kadınhanı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SOYDİNÇ
Dinç ve güçlü soydan gelen kimse.
PARDİNÇ
Taze fasulye.
BİZLENGİNÇ
Ucu çivili sopa, üvendire.
BÜZLENGİNÇ
Ucu çivili sopa, üvendire.
DİPDİNÇ
Çok sağlıklı, çok canlı.
SİLBİNÇ
Küçük çocukların yatağını kirletmemeleri için beşiğe yerleştirilen oturak. Beşiğe yerleştirilen toprak ya da çinko oturak.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLİNÇALTI
Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.
ARAK
Ter. Çalma. Pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir rakı türü.
AKILSALLAŞTIRMA
Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
BİLİNÇLENDİRMEK
Bilinçli duruma getirmek, şuurlandırmak.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
AMBERBU
Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü.
BASTIRIM
Ruh dünyasında oluşan tepkimelerin bilinç dışına yansıması.
BALTALAMAK
Balta ile kesmek. Bir işi veya durumu bilinçli ve kasıtlı olarak bozup zarara yol açan davranışta bulunmak, sabote etmek.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
BAYRAM
Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler. Özel olarak kutlanan gün. Sevinç, neşe.
BALDO
İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç.
BALTALAMA
Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.
AY
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
AYÇA
Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
BELLEK
Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.