Sonu İNİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ini" olan, toplam 98 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ini ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ini olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ini olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

MALLORYHİYALİNİ

14 harfli kelimeler

TORAKOMİYODİNİ

12 harfli kelimeler

ŞEYTANGELİNİ, PROSTATODİNİ, LAPGOĞERÇİNİ

11 harfli kelimeler

TENONTODİNİ, DEFTEREMİNİ, OĞLAKGELİNİ

10 harfli kelimeler

YERBİLGİNİ, ÜRETRODİNİ, TORAKODİNİ, PROKTODİNİ, KIYILISİNİ, GASTRODİNİ, SPLENODİNİ, PAŞADİZİNİ, MANSONİİNİ

9 harfli kelimeler

BURATTİNİ, PLÖRODİNİ, MALGELİNİ, PROTOGİNİ, STOMADİNİ, NEMERTİNİ, GELİNSİNİ, FANTOÇİNİ, KANİNGİNİ, ŞEHREMİNİ, SAKRODİNİ

8 harfli kelimeler

KIRIMİNİ, İBRİYİNİ, POLİJİNİ, KABAKİNİ, MİNİMİNİ, İLEYKİNİ, TENODİNİ, RİNODİNİ, KÖMÜŞİNİ, ALGELİNİ, ELGELİNİ, ÇİREYİNİ, CULİCİNİ

7 harfli kelimeler

KIZSİNİ, GENBİNİ, KURTİNİ, KUZUİNİ, ÜRODİNİ, TEZYİNİ, DANDİNİ, MARTİNİ, TAHMİNİ, TİNTİNİ, AYAZİNİ, BEYDİNİ, CASSİNİ, SIKDİNİ, GIRDİNİ, GİNGİNİ, HANGİNİ, HENGİNİ, HENKİNİ

6 harfli kelimeler

PESİNİ, BİKİNİ, TAHİNİ, TETİNİ, PİSİNİ, LADİNİ, DEĞİNİ, YEHİNİ, AEDİNİ, ENKİNİ, FİNİNİ, GEÇİNİ, GEMİNİ, YEĞİNİ, GÜNİNİ, HAZİNİ, HESİNİ, İNİİNİ, KUTİNİ, MEDİNİ

5 harfli kelimeler

İBİNİ, EKİNİ, EHİNİ, ASİNİ, ARİNİ

4 harfli kelimeler

YİNİ, ZİNİ, TİNİ, ŞİNİ, PİNİ, NİNİ, HİNİ, GİNİ, SİNİ, MİNİ, ÇİNİ, BİNİ

3 harfli kelimeler

İNİ

Bazı kelimelerin anlamları

İNİ

Kayınbirader. Kocanın kızkardeşi, görümce. Şaşma bildirir ünlem. Aşağısama, onur kırma. Onu (III. teklik şahıs zamiri yükleme hâli). İşte. Küçük kardeş. İnilti.

LAPGOĞERÇİNİ

Kül renkli ve iri yaban güvercini.

OĞLAKGELİNİ

Kuşluk, öğleye doğru.

GASTRODİNİ

Gastralji.

PROSTATODİNİ

Prostat ağrısı.

TORAKOMİYODİNİ

Göğüs kasları ağrısı.

ÜRETRODİNİ

Üretralji.

DEFTEREMİNİ

Defterhanede yazım defterlerinin korunması, bakımı ve kullanılışı işlerine bakan kalemin başkanı.

PROKTODİNİ

Proktalji.

SPLENODİNİ

Splenalji.

KIYILISİNİ

Tepsi. (Öveçler Kırkağaç Manisa).

TENONTODİNİ

Tenodini.

ŞEYTANGELİNİ

Kasırga, bora.

TORAKODİNİ

Göğüs ağrısı.

MALLORYHİYALİNİ

İnsanlarda alkolizm ve kimi karaciğer hastalıklarında karaciğer parenkim hücrelerinde pembe renkli yuvarlak-oval birikim.

YERBİLGİNİ

Yerbilim öğrenimi görmüş uzman.

  -   -   -  

Anlamında İNİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKLAŞTIRMAK

Açık duruma getirmek. Rengini açtırmak.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

AÇINIM

Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ACEMLEŞTİRMEK

Acemleşme işini yaptırmak.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇILAMA

Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AÇINSAMAK

Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.