Sonu İNÜ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inü" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında inü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İNÜ

Huy, karakter, inat.

BİNÜ

Binme, biniş, rükûp.

  -   -   -  

Anlamında İNÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MİYOPATİ

Kas dokusunda etkileyen herhangi bir hastalık. Hiyalin dejenerasyonu, miyoglobinüri ve serumda kaslara özgü enzimlerin artışıyla kendini gösteren iskelet kaslarındaki yangılı olmayan dejeneratif değişimlerin genel ifadesi.

FAD

Flavin adenin dinükleotit.

DELASYON

Polinükleotid iplikçik (DNA) üzerindeki normal baz sıraları arasından bir baz çiftinin çıkması.

NADP

Nikotinamit adenin dinükleotit fosfat.

DİMERİZASYON

Aynı polinükleotit iplikçik üzerinde (DNA) yan yana bulunan pirimidin bazları arasında özel bağların kurulması.

LİNGUATULOZİS

Linguatula serrata'nın etçillerde ve nadiren diğer türlerde burun boşluğunda oluşturduğu enfeksiyon. Seyrek olarak paranazal sinüslere veya iç kulağa da ulaşabilirler. Parazitin kesin konağı etçillerdir, ancak sapmış parazitizmde otçullar ve insanlar da son konak olabilir. Otçul hayvanlar arakonaktır ve nimfleri mezenteriyal lenf düğümlerinde saptanabilir.

FRUKTAN

Yer elması, tapiyoka ve çayır otu gibi bitkilerde inülin formunda bulunan, fruktoz polimeri depo polisakkarit, levan.

KOSİNÜS

Tümler açının sinüsü.

EZOETMOİDİTİS

Etmoit sinüsun yangısı.

SİNÜZOİT

Bir çemberin, sıfır dereceden 360 dereceye kadar olan yaylarının sinüslerinin değişmelerini grafik ile gösteren devirli düzlem eğri.

EMPİYEM

Seröz boşluklar, sinüsler ve bağırsak, beyin ventrikülleri, safra kesesi, döl yatağı gibi doğal boşluklu organlarda irin toplanması veya birikimi.

NAD

Nikotinamit adenin dinükleotit.

SİNÜZİT

Ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve akıntısı ile beliren yüz sinüslerinin iltihaplanması.

DENATÜRASYON

Bir proteinin ikincil, üçüncül veya dördüncül yapılarının bozularak birincil yapılarına dönüşmesi ve böylece biyolojik etkinliğini kaybetmesi. Bir maddenin ısı, ışın ve benzerleri etkilerle doğal niteliklerinin değişmesi veya değiştirilmesi. Belirli pH sınırlarının dışı ve yüksek sıcaklık gibi fiziksel etkenlerle veya bazı kimyasal maddelerin etkisiyle DNA'nın iki polinükleotidini bir arada tutan hidrojen bağlarının koparılarak tek zincirli DNA oluşturulması veya bir proteinin birincil yapısı bozulmadan ikincil, üçüncül veya dördüncül yapısının bozulmasında olduğu gibi bir makromolekülün doğal yapısının bozulması ve biyolojik etkinliğini kaybetmesi.

ADENİN

Nükleik asitlerin yapısında bulunan azotlu bir pürin. Adenozin nükleositin, adenozin trifosfatın (ATP), nikotinamit adenin dinükleotidin (NAD), nikotinamit adenin dinükleotit fosfatın (NADP), flavin nükleotit, flavin adenin dinükleotit (FAD) ve flavin mononükleotidin (FMN) yapısında bulunan azotlu bir baz. Adenozin nükleositin, adenozin trifosfatın (ATP), adenozin difosfatın (ADP), (AMP), nikotinamit adenin dinükleotitin (NAD), nikotinamit adenin dinükleotit fosfatın (NADP), flavin nükleotitin, flavin adenin dinükleotitin (FAD), flavin mononükleotitin (FMN) ve nükleik asitlerin yapılarında bulunan azotlu bir pürin bazı. Nükleik asitlerin, adenozin trifosfat, nikotinamit adenin dinükleotit, nikotinamit adenin dinükleotit fosfat ve flavin adenin dinükleotidin yapısına giren bir pürin bazı.

ALBÜMİNÜRİ

Proteinüri.

SİNÜZOİDAL

Sinüzoit ile ilgili olan.

AZOTÜRİ

İdrarda fizyolojik sınırların üzerinde üre gibi azot içeren bileşiklerin fazla miktarda bulunması hâli. Felçli miyoglobinüri.

GLİKOPROTEİN

Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. Glukoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein.

İŞ

Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma. Bir değer yaratan emek. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev. Sanayi, ticaret, tarım, maliye ve benzerleri alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü. Kamu yararına yapılan işler. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. Ticari anlaşma, alışveriş. Herhangi bir maksatla kurulan düzen. Bazı deyimlerde "yarar, çıkar" anlamında kullanılan bir söz. Yapılan şey, davranış. Nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey. Emek, işçilik, ustalık. İşlem. Bir kimseye özgü olan görüş, anlayış. Yetenek. Etene, son. İç. İş. İş, durum, hâl. Eş. İç, ara. İş, husus, fiil, davranış, çalışma. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. Çalışma, emek. Yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. Meslek. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. amel. (work) Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek. (business, activity) Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler. (profession) Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. (job) Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke. Termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. Verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Eş, arkadaş. Denk, benzer. Hal, durum, vaziyet.