Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ime" olan, toplam 127 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ime ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ime olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ime olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EYETİKERİME, FOTOTEPKİME, YARITEPKİME
ÇİÇEKSİME, MUKADDİME, MÜSTAKİME
DÜVESİME, GÖRESİME, KOMPRİME, MUALLİME, TELESİME, GENEZİME, MEĞERİME
BERKİME, CİMCİME, EMPRİME, SEĞRİME, SÜBLİME, TEPKİME, BELKİME, CIMCİME, ÇELLİME, ÇİMÇİME, EĞERİME, EPİCİME, GENDİME, GERDİME, KELÇİME, KENDİME, KEPRİME, KERDİME, KESTİME, MAHKİME, MELCİME, MÜKRİME, MÜLHİME, MÜSLİME, NİLLİME, SERDİME, SİFTİME, SİĞTİME, SİVTİME, ŞİPLİME, Devamını Oku »»
BEHİME, EKŞİME, EPRİME, ERGİME, ESKİME, ESRİME, ETKİME, HATİME, KELİME, KERİME, MEŞİME, NEDİME, BALİME, BESİME, BEZİME, CECİME, CİCİME, ELLİME, ELPİME, ENDİME, ENGİME, EVDİME, EVSİME, FAHİME, FEHİME, GADİME, GANİME, GEDİME, GERİME, GICİME, Devamını Oku »»
ANİME, ERİME, KAİME, ALİME, ATİME, AZİME, DAİME, EGİME, ESİME, İLİME, NAİME, SAİME
LİME, DİME, GİME, NİME, SİME
İME
İME
Çukur ve kuytu yer. Karınca yuvası. Asma ya da fidan dikmek için açılan çukur. Boynuzları düz, dik ve birbirine paralel davar ya da geyik. Dik. Dağ keçisi. Çukur, kuytu yer. Bir tür dağ keçisi veya geyik. İlaç, çare, şifa, deva.
YARITEPKİME
Bir yükün tepkimesinin yalnız indirgenme ya da yükseltgenme kesimini gösteren tepkime.
MÜSTAKİME
Doğru, düz. Temiz, namuslu, doğru.
FOTOTEPKİME
Işık etkisiyle oluşan kimyasal tepkime.
GENEZİME
Görünüşe göre, anlaşılan, galiba.
MUALLİME
Bayan öğretmen.
ÇİÇEKSİME
Çiçeksimek işi veya sonucu.
BERKİME
Berkimek işi.
MUKADDİME
Ön söz. Bir olayın başlangıcı.
DÜVESİME
Düvesimek durumu.
KOMPRİME
Çoğu kez yassı veya silindir biçiminde katı ilaç, hap, sıkıt. Bir konuyla ilgili olarak derinliği olmayan kalıplaşmış bilgi.
CİMCİME
Küçük ve tatlı bir tür karpuz. Küçük ve sevimli çocuk, kadın.
TELESİME
Telesimek durumu.
MEĞERİME
Oysaki.
GÖRESİME
Göresimek işi.
EYETİKERİME
Arapça kökenli ayetikerime: ayet.
Bu bölümde tanımı içerisinde İME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKBUĞDAY
Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday.
AMMA
Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.
ANTİKAPİTALİST
Kapitalist rejime karşı olan (kimse).
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ALACABALIKÇIL
Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
ANAGRAM
Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime.
ALINTI
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ALAŞIM
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ASİTÖLÇER
Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).