Kelimeler arşivi içinde; başında "ic" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. ic ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ic ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ic olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İCAZETNAME, İCARELİLER
İCATLAMAK, İCRACILIK, İCATÇILIK, İCAPÇILIK
İCABINDA, İCLALİYE, İCRAATÇI
İCTİHAD, İCIKDAN, İCİKLER, İCADİYE
İCATÇI, İCİCİK, İCABET, İCİKLİ, İCİLLİ, İCİMEN, İCİRAN, İCAZET, İCRAAT, İCAPÇI, İCRACI
İCMAL, İCLAL, İCREN, İCİRA, İCRAN, İCENE, İCERİ, İCEĞİ, İCCİL, İCCİK, İCBAR
İCAB, İCAM, İCAN, İCAP, İCAR, İCAT, İCAZ, İCRA, İCMA, İCİT, İCEM, İCIK, İCİK
İCE, İCİ
İC
İC
Hiç.
İCİCİK
Çok az, biraz.
İCRAATÇI
Uygulayan, çalışan, yapan kimse.
İCRACILIK
İcracının yaptığı iş.
İCATÇILIK
İcatçı olma durumu.
İCLALİYE
Balıkesir ili, Susurluk ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bursa şehri, İnegöl belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
İCAZETNAME
İzin belgesi, onay belgesi. Diploma.
İCAPÇILIK
İcapçının yaptığı iş.
İCTİHAD
bilimsel görüş, inanç.
İCARELİLER
Sınır boylarındaki kent ve kalelerde görev yapan yerli topçulardan bir asker sınıfı.
İCATLAMAK
İcat etmek, yapmak, bulmak.
İCIKDAN
Birazdan, biraz sonra.
İCATÇI
İcat eden, bulan kimse, kâşif, bulucu.
İCADİYE
Kayseri şehri, Toklar bucağına bağlı bir yer. Kocaeli ilinde, Gölcük belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
İCABINDA
Gerekince, gerekirse.
İCİKLER
Manisa ilinde, Borlu bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde İC geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
ABLACI
Sevici.
AKADEMİCİLİK
Akademici olma durumu.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
AJİTATÖR
Körükleyici.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ADAMAKILLI
Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ABLACILIK
Sevicilik.
AĞAÇKAKAN
Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).