Sonu İD ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "id" olan, toplam 144 adet kelime bulunmaktadır. Sonu id ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında id olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde id olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KLORDİAZEPOKSİD, POLİVİNİLKLORİD

14 harfli kelimeler

METAKLORTİAZİD

13 harfli kelimeler

GLUTARALDEHİD, GLÜTARALDEHİD, KİNETOPLASTİD, METOKLOPRAMİD, SİKLOFOSFAMİD, TETRAKOZAKTİD

12 harfli kelimeler

ASETAZOLAMİD, HARPACTİCOİD, KRİSTALLOYİD, SÜLFANİLAMİD

11 harfli kelimeler

ADENOMATOİD, AMİKARBALİD, PERİTEKTOİD, PİROPLASMİD, PROKAİNAMİD, RADYONÜKLİD, SARKOMATOİD, TETRAPLOYİD, TRİPARSAMİD, TROMBOKULİD

10 harfli kelimeler

EGZAMATOİD, ELEFANTOİD, HELMİNTOİD, METİZERJİD, MONOHİBRİD, MÜTEMERRİD, PARATİFOİD, POLİHİBRİD, POLİPLOYİD, REPAGLİNİD, STRONGİLİD

9 harfli kelimeler

BUMETANİD, CYCLOPOİD, DİFTEROİD, FİBRİNOİD, FUROSEMİD, GİNKGOLİD, İNDOGENİD, İZONİAZİD, KARSİNOİD, MÜTEAHHİD, MÜTEEDDİD, NİMESÜLİD, PEMFİGOİD, PLANORBİD, PROGLOTİD, SPERMATİD, TRİHİBRİD, TRİPLOYİD

8 harfli kelimeler

AKANTOİD, ASTEROİD, BEMEGRİD, DİHİBRİD, DİPLOYİD, HAPLOYİD, HELİKOİD, İKTEROİD, KARBAMİD, KEROTOİD, KOLLOYİD, KONİKOİD, KROMATİD, KTENOYİD, LİKENOİD, MEFLUSİD, MİYELOİD, MONORŞİD, MÜCELLİD, OKSYURİD, ÖTEKTOİD, PLAKOYİD, SİKLOYİD, SKABİSİD

7 harfli kelimeler

ADENOİD, AFAZMİD, AMİLOİD, ARGASİD, DERMOİD, ENERGİD, GANOYİD, GRUPOİD, HİDATİD, İKSODİD, KİNETİD, KOPERİD, LENFOİD, MİKSOİD, PLASTİD, PROTEİD, RİFAMİD, SARKOİD, SESTOİD, SİMİSİD, TABANİD, TEKAVİD

6 harfli kelimeler

AKARİD, DİMNİD, FEVAİD, HİYOİD, İGAMİD, KANOİD, KELOİD, KİRBİD, KİRPİD, MONOİD, MORBİD, MÖRŞİD, MUKOİD, NÜKLİD, SEROİD, TAHDİD, TAKYİD, TECDİD, TEHDİD, TEHZİD, VİDVİD, VİROİD

5 harfli kelimeler

AMFİD, BECİD, BEYİD, KİLİD, MİDİD, MÖRİD, NAKİD, NEHİD, REŞİD, SOLİD, ŞAHİD, ŞAYİD, ŞİBİD, TİRİD, YEĞİD, YİĞİD

4 harfli kelimeler

AKİD, GRİD, İGİD, YİİD

3 harfli kelimeler

ÇİD, MİD, ZİD

2 harfli kelimeler

İD

Bazı kelimelerin anlamları

İD

İt, köpek.

ADENOMATOİD

Adenoma benzeyen, adenomu andıran.

KLORDİAZEPOKSİD

Benzodizepin türevi anksiyolitik etkili ilaç.

SİKLOFOSFAMİD

Hardal bitkisinden elde edilen ve karaciğerde etkin hâle geldikten sonra etki gösteren, alkilleyici azotlu bileşik. Özellikle köpek ve kedilerde kimi kanserlerin ve otoimmün hastalıkların tedavisinde kullanılır.

SÜLFANİLAMİD

Sülfonamidlerin ana maddesi olup streptokok, meningekok ve pnömökoklara karşı etkili olan bileşik.

POLİVİNİLKLORİD

Vinilkloridin polimerizasyonuyla elde edilen sentetik bir madde.

METAKLORTİAZİD

Tiyazit grubu işetici bir ilaç.

HARPACTİCOİD

Kabuklular (Crustacea) sınıfının Copepoda alt sınıfından, genellikle göllerin çamurlu bölgelerinde veya sucul yüksek yapılı bitkiler üzerinde yaşayan bir takım.

KİNETOPLASTİD

Kinetoplastida takımındaki protozoonlara ait.

AMİKARBALİD

Piroplazmalara karşı kullanılan bir ilaç.

KRİSTALLOYİD

Bir çözelti içinde hayvansal ya da bitkisel bir zardan kolayca geçen bir madde, bk. kolloyid.

GLUTARALDEHİD

Proteinlerin amino gruplarını ve DNA bazlarını alkilleyerek onların yapı ve işlevini bozarak hücre üzerinde zehirli etki oluşturan geniş spektrumlu bir jermisit.

TETRAKOZAKTİD

24 amino asitten oluşan sentetik bir kortikotropin.

METOKLOPRAMİD

Benzamid türevi bir dopamin antagonisti ilaç.

ASETAZOLAMİD

Vücutta su ve karbondioksit arasındaki tepkimeye aracılık eden karbonikanhidraz enziminin etkinliğini engelleyerek işemeye neden olan bir ilaç.

GLÜTARALDEHİD

Dokuların, elektron mikroskopik incelemesinden önce tespit için kullanılan bir madde.

  -   -   -  

Anlamında İD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AKIMÖLÇER

Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.

AĞAÇKESEN

Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

AĞIRBAŞLI

Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ABAZAN

Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).

AKSEDİR

Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).

AKİDE

İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

AĞRI

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

AHUDUDU

Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.

AĞIRBAŞLILIK

Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük