Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ig" olan, toplam 74 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ig ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ig olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ig olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖĞRENCİMELİG
SÖYLEHMELİG, SEFERBERLİG
İLEŞBELLİG, SIHINTILİG, İREÇBERLİG
ŞERBEHLİG, GEBERESİG
MEZELLİG, SEPETLİG, ÇELPEŞİG, ASGERLİG, DÖGMELİG, HEVEGLİG, HESTELİG, GELBERİG
ÖĞRENİG, ÖRENCİG, ŞİPİDİG, HIRTLİG, CIBILİG
İKİCİG, BİRLİG, ÇELLİG, MENTİG, KISTİG, KIRTİG, TELTİG, KESMİG, KERTİG, PEPPİG, ÇELMİG, DİMDİG, ŞİŞLİG, HUTLİG, PİJLİG, EMİŞİG, PİSSİG, BELLİG, ŞENLİG, TERLİG, ŞENNİG
KIRİG, PEYİG, PİRİG, BİLİG, YİRİG, YÜZİG, PATİG, SARİG, CİCİG, MİLİG, ŞİNİG, İŞLİG, DEPİG, EMLİG, HEDİG, GILİG, GEVİG, GEMİG, GELİG, TEVİG, GARİG, FİRİG
İLİG, FAİG, ERİG, ENİG, ACİG
LİG, JİG, BİG, ZİG
İG
İG
İğ. İplik gerilen çarkın uzun ucu, demir tel.
SEPETLİG
Kaburga kemiği, göğüs kafesi.
HESTELİG
Hastalık, bk. hestelıh.
DÖGMELİG
Yarma yapılacak buğday.
ÇELPEŞİG
Karışık, bozuk.
İLEŞBELLİG
Rençperlik.
ASGERLİG
Askerlik, bk. askerlıg, esgerlıg, esgerlug.
GEBERESİG
Ölesin.
ÖĞRENCİMELİG
İlk yapılan iş, deneme, temrin.
HEVEGLİG
İpe dizilerek asılmak için ayrılmış üzüm salkımı: Bağdan heveglig seçtik.
İREÇBERLİG
Çiftçilik, bk. ireçbernig, reçberlıg.
SEFERBERLİG
Seferberlik, bk. seferbirlig.
SÖYLEHMELİG
Düğün gecesi gelini konuşturmak için damadın verdiği armağan, para.
MEZELLİG
Mezarlık.
ŞERBEHLİG
Bahşiş.
SIHINTILİG
Dert, keder.
Bu bölümde tanımı içerisinde İG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
BARATARYA
Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.
BERGÜZAR
Anmak için verilen hatıra, armağan, yadigâr.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
AMİGOLUK
Amigonun yaptığı iş.
ANMALIK
Anılmak üzere verilen nesne, hatıra, yadigâr, bergüzar.
ARDIÇ
Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).
BAĞLAYICI
Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
AYIT
Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, 1-2 metre boyunda bir ağaççık, hayıt (Vitex agnus-castus).
BAOBAP
Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı (Adansonia digitata).
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
AKTÜERYAL
Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.
BAMYA
Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.
ASTİGMAT
Net görmeyen, astigmatizme tutulmuş (göz).
ANDAÇ
Ajanda. Yadigâr.