İG ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ig" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. ig ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ig ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ig olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

İGUANAGİLLER

8 harfli kelimeler

İGRANMEK

7 harfli kelimeler

İGAŞMAK, İGNATİA, İGİNMEK

6 harfli kelimeler

İGİRMİ, İGUANA, İGEPON, İGAMİD

5 harfli kelimeler

İGEZE, İGNİS, İGNUS

4 harfli kelimeler

İGİD, İGİT, İGLU, İGNA, İGDE, İGNE, İGAZ, İGAN

3 harfli kelimeler

İGİ

2 harfli kelimeler

İG

Bazı kelimelerin anlamları

İG

İğ. İplik gerilen çarkın uzun ucu, demir tel.

İGRANMEK

İğrenmek.

İGİD

Yiğit.

İGNATİA

Saint ignatius fasulyesi. Strylchnos ignatic'in kuru olgunlaşmış tohumları. Başlıca trychnin ve brucin olmak üzere %2 alkoloit içerir.

İGNİS

Ateş.

İGAŞMAK

Yarışmak.

İGİRMİ

Yirmi. Yirmi, bk. yigirmi, yirmi.

İGLU

Kubbe biçiminde Eskimo kulübesi. Eskimoların kar ve buz katmanlarını sarmal biçimde, ustaca bir teknikle üst üste yerleştirerek yaptıkları kulübe.

İGUANAGİLLER

Sürüngenler sınıfından, örnek hayvanı iguana olan bir familya.

İGEPON

N-metil taurin veya n-siklohekzil taurin ve yağlı asitten türetilmiş sülfoamidler, oleik asit ve sodyum isetiyonatın esterlerini içeren, köpük yapıcı ıslatıcı dağıtıcı, emülsiyonlaştırıcı olarak kullanılan anyonik yüzeyaktif maddelerin bir serisi için ticari ad.

İGAMİD

Süspenpoliamit sentetik liflere verilen ticari ad.

İGEZE

Hastalık sonrası toparlanma, nekahat devri.

İGİNMEK

Bir yazıyı iyi okuyamamak.

İGNUS

Erimiş halden oluşan kayaların tanımı. Plutonik.

İGUANA

İguanagillerden, 1-2 metre boyunda, Amerika'nın tropikal bölgelerinde yaşayan, sırtında dikenli çıkıntılar bulunan, pullu, büyük sürüngen, Hint kertenkelesi (Iguana tuberculara).

İGİT

Eski türkçe yiğit: Yiğit. Yiğit.

  -   -   -  

Anlamında İG bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İG geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANDAÇ

Ajanda. Yadigâr.

ACEMBORUSU

Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).

BAOBAP

Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı (Adansonia digitata).

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

AMİGOLUK

Amigonun yaptığı iş.

BERGÜZAR

Anmak için verilen hatıra, armağan, yadigâr.

ARDIÇ

Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ANMALIK

Anılmak üzere verilen nesne, hatıra, yadigâr, bergüzar.

BAMYA

Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.

AKTÜER

İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

ASTİGMAT

Net görmeyen, astigmatizme tutulmuş (göz).

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

AYIT

Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, 1-2 metre boyunda bir ağaççık, hayıt (Vitex agnus-castus).

AKTÜERYAL

Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.

BALE

Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.

BARATARYA

Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).