Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ih" olan, toplam 179 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ih ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ih olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ih olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KİREMİTÇİSALİH
HIRHINDILİH
MÜTENEBBİH, MÜTEVECCİH, BİRÇEYHLİH, KENİSCİLİH, KIRCASALİH
MÜSTENSİH, EDALETLİH, EDELETTİH
MUSAHHİH, MÜFERRİH, MÜNEBBİH, MÜNFESİH, MÜSTERİH, MÜVERRİH, BİTTİCİH, CARİSLİH, CEFERLİH, ETEYHLİH, FIRFIRİH, GALİNCİH, HENEKLİH, HEŞDEDİH, MEDEYLİH, NEÇENLİH, NEMERLİH, SİBİLLİH, ŞİRİNNİH
MAMAFİH, MÜŞABİH, TERAVİH, BİCİRİH, CİMİCİH, ÇARAMİH, GMDILİH, HAHİRİH, KITIRİH, MUVAFİH, ÖNTARİH, YAPACİH
TAKBİH, TASHİH, TASRİH, TAVZİH, TEFTİH, TELKİH, TELMİH, TEMBİH, TENZİH, TERCİH, TERFİH, TESPİH, TEŞBİH, TEŞRİH, TEVBİH, TEVCİH, TEVŞİH, ÇERMİH, ÇILTİH, ÇISTİH, DIRÇİH, EVELİH, FİLTİH, GERÇİH, GINCİH, GIRCİH, GOLLİH, GUZZİH, KEHLİH, KESMİH, Devamını Oku »»
FAKİH, FASİH, FATİH, FERİH, FESİH, FETİH, KERİH, MEDİH, MERİH, MESİH, NESİH, NEZİH, SAHİH, SARİH, SEFİH, SEMİH, TALİH, TARİH, VECİH, BEDİH, CENİH, CETİH, CİCİH, CİVİH, ÇELİH, ÇETİH, ÇİÇİH, ÇİLİH, ELLİH, EMLİH, Devamını Oku »»
ABİH, AŞİH, DİİH, EBİH, ECİH, ENİH, EŞİH, EYİH, İTİH
KİH, SİH, TİH, VİH, ZİH
İH
İH
İnleme sırasında çıkan ses.
KİREMİTÇİSALİH
Edirne şehrinde, Uzunköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BİRÇEYHLİH
Kadınların saçlarına taktıkları gümüşten bir süs eşyası.
MÜFERRİH
İç açıcı, ferahlık verici.
MÜTEVECCİH
Bir yere gitmeye, bir şeyi yapmaya karar veren. Yönelik.
MÜSTENSİH
El yazması eserini el yazısıyla kopya eden kimse. Yazıları çoğaltma makinesi, teksir makinesi.
KIRCASALİH
Edirne ilinde, Kırcasalih nahiyesine bağlı bir bölge.
MÜSTERİH
Bütün kaygılardan kurtulup gönlü rahata kavuşan, içi rahat olan.
KENİSCİLİH
Hizmetçilik.
EDELETTİH
Adaletlik.
MUSAHHİH
Düzeltici.
EDALETLİH
Adalet.
MÜNFESİH
Bozulmuş, dağılmış, feshedilmiş.
MÜNEBBİH
Uyarıcı.
MÜTENEBBİH
Aklını başına toplamış, akıllanmış, uslanmış.
HIRHINDILİH
Harabelerde yetişen, sapı kalın ve koyu yeşil, yaprakları enli bir ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde İH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÇAKÇA
Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.
ALTAYİSTİK
Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
AMERİKANİST
Amerikan tarihi ve kültürü ile uğraşan bilimci.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ALKOLÖLÇER
Sıvılardaki alkol oranını ölçmeye yarayan cihaz, alkolmetre. İçilen alkol miktarını ölçmeye yarayan araç, alkolmetre.
AMAÇLAMAK
Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AÇIMLAMA
Açımlamak işi, teşrih, şerh.
AMAÇLAMA
Amaçlamak işi, istihdaf.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.