Kelimeler arşivi içinde; başında "il" olan, toplam 715 adet kelime bulunmaktadır. il ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu il ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde il olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İLGİLENDİREBİLMEK
İLGİLENDİREBİLME, İLİŞTİRİLEBİLMEK, İLYASAĞAÇİFTLİĞİ
İLETKENLİKÖLÇER, İLETKENLİKÖLÇÜM, İLİŞKİLENDİRMEK, İLİŞTİRİLEBİLME
İLERLETEBİLMEK, İLERLEYEBİLMEK, İLETİŞİMSİZLİK, İLGİLENEBİLMEK, İLİŞKİLENDİRME, İLİŞTİREBİLMEK, İLİŞTİRİVERMEK, İLKELLEŞTİRMEK, İLKELMEMELİLER
İLAHİYATÇILIK, İLAHLAŞTIRMAK, İLEOKOLOSTOMİ, İLERLEMECİLİK, İLERLETEBİLME, İLERLEYEBİLME, İLETİLEBİLMEK, İLETİŞİMLİLİK, İLGİLENDİRMEK, İLGİLENEBİLME, İLGİSİZCESİNE, İLİNGEBİLGİSİ, İLİŞTİREBİLME, İLİŞTİRİVERME, İLKELEŞTİRMEK, İLKELLEŞTİRME, İLKÖRNEKÇİLİK, İLTİHAPLANMAK
İLAHLAŞTIRMA, İLETİLEBİLME, İLEZİKLÜŞLİK, İLGİLENDİRİŞ, İLGİLENDİRME, İLGİNÇLEŞMEK, İLİNTİLENMEK, İLİNTİSİZLİK, İLİŞİKSİZLİK, İLİŞKİSİZLİK, İLİŞMEZCELİK, İLİŞTİRİLMEK, İLKÇEYREKLİK, İLKELEŞTİRME, İLLÜSTRASYON, İLTİHAPLANMA, İLTİMASÇILIK, İLTİZAMCILIK
İLEOKOLİTİS, İLETEBİLMEK, İLETİŞİMSİZ, İLEZİRLEMEK, İLGENDİRMEK, İLGİÇLİİĞNE, İLGİNÇLEŞME, İLINTILAMAK, İLİNTİLEMEG, İLİNTİLEMEK, İLİŞİVERMEK, İLİŞKİLİLİK, İLİŞTİRİLME, İLKELLEŞMEK, İLKÖRNEKLER, İLLÜZYONİST, İLLÜZYONİZM, İLMEKLENMEK, İLMİKLENMEK, İLSİZLEŞMEK, İLYASGEÇİDİ
İLAÇLANMAK, İLAÇSIZLIK, İLAHİYATÇI, İLAHLAŞMAK, İLANKAVIĞI, İLERİCİLİK, İLERLETMEK, İLERLEYİCİ, İLERÜKİDEN, İLERÜRECÜK, İLEŞBELLİG, İLEŞBELLİK, İLEŞBERLİK, İLEŞTİRMEK, İLETEBİLME, İLETİŞİMLİ, İLETKENLİK, İLETTÜRMEK, İLGİLENMEK, İLGİLİİĞNE, İLGİSİZLİK, İLİKLENMEK, İLİKLEŞMEK, İLİNDİRMEK, İLİNDURMAK, İLİNTİLEME, İLİŞDİRMEK, İLİŞDÜRMEK, İLİŞİVERME, İLİŞKİNLİK, Devamını Oku »»
İLAÇLAMAK, İLAÇLANIŞ, İLAÇLANMA, İLAHLAŞMA, İLANCILIK, İLANİHAYE, İLARLAMAK, İLAZIMSIZ, İLÇİKÖREN, İLDELEMEK, İLDIRAMAK, İLDIRTMAK, İLDİRAMAK, İLEÇBELİK, İLEDİMLİK, İLEKLEMEK, İLEOSTOMİ, İLERLEBET, İLERLEMEK, İLERLETME, İLERLEYİŞ, İLETİLMEK, İLETİŞMEK, İLGİLEMEG, İLGİLEMEK, İLGİLENİŞ, İLGİLENME, İLGİLİLİK, İLGİNÇLİK, İLGİSİZCE, Devamını Oku »»
İLAÇLAMA, İLAHİYAT, İLAKEDER, İLANDİLİ, İLANIAŞK, İLARSLAN, İLAVETEN, İLDİRMEK, İLEDANAZ, İLELEBET, İLEMELİK, İLENÇSİZ, İLENDERE, İLENGERE, İLENGERİ, İLERCESİ, İLERİGÜN, İLERLEME, İLERÜLEK, İLERÜREK, İLETİLİŞ, İLETİLME, İLETİŞİM, İLETİŞME, İLEYKİNİ, İLGANMAK, İLGENMEK, İLGİLEME, İLGİNLİK, İLGİTIĞI, Devamını Oku »»
İLAANÇE, İLABADA, İLAÇLIK, İLAÇSIZ, İLAHANA, İLANCIH, İLANCIK, İLANCOH, İLANGEÇ, İLANKAÇ, İLANPAS, İLASANA, İLASDİK, İLATMAK, İLAVELİ, İLAYDIN, İLBASAN, İLBEYLİ, İLBİLGE, İLBOZAN, İLBOZDU, İLBUDUN, İLÇEBAY, İLDEMER, İLDEMİR, İLDENİZ, İLEBADI, İLEİTİS, İLEKMEN, İLEMETE, Devamını Oku »»
İLAANE, İLAAŞI, İLAÇLI, İLAGAN, İLAĞAÇ, İLAĞAN, İLAĞAT, İLAHAH, İLAHAM, İLAHAT, İLAHET, İLAHNA, İLALAN, İLAMUR, İLANEN, İLARYA, İLASAN, İLAYDA, İLAZIM, İLBADE, İLBADİ, İLBARS, İLBEYİ, İLBİKE, İLBOĞA, İLÇELİ, İLECİK, İLEDİM, İLEDİN, İLEĞAT, Devamını Oku »»
İLADE, İLAEN, İLAHE, İLAHİ, İLANA, İLANŞ, İLARİ, İLAŞE, İLAVE, İLBAŞ, İLBAY, İLBEY, İLBİR, İLBİS, İLBİZ, İLBOY, İLBÜZ, İLCAN, İLDAL, İLDAN, İLDAR, İLDAŞ, İLDEM, İLDEN, İLDEŞ, İLDIZ, İLDİZ, İLEFE, İLEĞİ, İLENÇ, Devamını Oku »»
İLAC, İLAÇ, İLAF, İLAH, İLAL, İLAM, İLAN, İLAS, İLAT, İLAY, İLCA, İLÇE, İLÇİ, İLEK, İLEN, İLEŞ, İLEY, İLGA, İLGİ, İLGÜ, İLHİ, İLIH, İLİÇ, İLİF, İLİG, İLİK, İLİM, İLİT, İLKE, İLKİ, Devamını Oku »»
İLA, İLE, İLİ, İLK
İL
İL
Ülkenin vali yönetimindeki bölümü, vilayet. Şehrin niteliklerini taşıyan büyük yerleşim yeri. Ülke, yurt. Eski Türklerde devlet.
İLERLETEBİLMEK
İlerletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İLİŞTİREBİLMEK
İliştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İLGİLENDİREBİLME
İlgilendirebilmek işi.
İLİŞTİRİLEBİLME
İliştirilebilmek işi.
İLYASAĞAÇİFTLİĞİ
Çanakkale ili, Çan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
İLGİLENDİREBİLMEK
İlgilendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İLİŞTİRİVERMEK
Çabucak iliştirmek.
İLERLEYEBİLMEK
İlerleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İLİŞKİLENDİRMEK
İlişkili duruma getirmek.
İLİŞKİLENDİRME
İlişkilendirmek işi.
İLGİLENEBİLMEK
İlgilenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İLETKENLİKÖLÇER
Elektriksel iletkenliği ölçen ve ölçeğinde iletkenliği ohm biriminde gösteren aygıt.
İLİŞTİRİLEBİLMEK
İliştirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İLETİŞİMSİZLİK
İletişimsiz olma durumu.
İLETKENLİKÖLÇÜM
Elektrolit çözeltilerinin iletkenliklerini ölçerek çeşitli yollardan özdek niceliğini belirleme.
Bu bölümde tanımı içerisinde İL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
ACEMCE
Farsça. Bu dille yazılmış olan.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ABLACILIK
Sevicilik.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABU
Şaşma ve korku bildiren bir söz.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.