Kelimeler arşivi içinde; başında "im" olan, toplam 301 adet kelime bulunmaktadır. im ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu im ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde im olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İMKANSIZLAŞTIRMAK
İMİDAZOLETİLAMİN, İMKANSIZLAŞTIRMA, İMMÜNOFLÜORESANS, İMZALATILABİLMEK
İMAMOĞLUÇEŞMESİ, İMMÜNOFLÜORESAN, İMMÜNOMODÜLATÖR, İMMÜNOSİTOKİMYA, İMPARATORİÇELİK, İMZALATILABİLME
İMİDAZOLETRİON, İMİDOPEPTİDÜRİ, İMKANSIZLAŞMAK, İMMOBİLİZASYON, İMMÜNOBLOTLAMA, İMMÜNODİFÜZYON, İMMÜNOFLORESAN, İMMÜNOGLOBULİN, İMMÜNOJENİSİTE, İMMÜNOPATOLOJİ, İMMÜNOTOLERANS, İMZALATABİLMEK, İMZALAYABİLMEK
İMAGOKRİZALİS, İMKANSIZLAŞMA, İMMUNOTHERAPİ, İMPROVİSATİON, İMTİYAZSIZLIK, İMTİZACSIZLIK, İMTİZAÇSIZLIK, İMZALATABİLME, İMZALAYABİLME
İMİDAZOLDİON, İMİDOKSANTİN, İMMATÜRASYON, İMMÜNİZASYON, İMMÜNOLOJİST, İMMÜNOTERAPİ, İMPARATORİÇE, İMPARATORLUK, İMPARİPİNNAT, İMPLANTASYON, İMTİYAZLILIK, İMTİYAZSIZCA, İMTİZAMLILIK
İMAJİNASYON, İMALATÇILIK, İMAMBAYILDI, İMAMBEKİRLİ, İMAMHÜSEYİN, İMAMMESELEK, İMİDOPEPTİT, İMKANSIZLIK, İMMÜNOASSAY, İMMÜNOKİMYA, İMMÜNOLOJİK, İMMÜNTOKSİN, İMRENDİRMEK, İMTİYAZLICA, İMTİZAMLICA
İMALATHANE, İMAMKAYIĞI, İMAMPAZARI, İMANSIZLIK, İMARETHANE, İMBALLAMAK, İMBİBİSYON, İMBİZLEMEK, İMEKLETMEK, İMGELENMEK, İMİRSİTMEK, İMİŞTİRMEK, İMKANSIZCA, İMMERSİYON, İMMORALİZM, İMMUNOLOJİ, İMMÜNOBLOT, İMMÜNOLOJİ, İMRENDİRME, İMRENİLMEK, İMTİYAZSIZ, İMTİZAÇSIZ, İMZALANMAK, İMZALATMAK, İMZASIZLIK
İMADETTİN, İMAMBAKIR, İMAMETTİN, İMAMKULLU, İMAMUŞAĞI, İMANALİSİ, İMANLILIK, İMANSIZCA, İMARCILIK, İMEKLEMEK, İMEYHMEYH, İMGECİLİK, İMGELEMEK, İMGELENME, İMGELEYİŞ, İMİKLEMEK, İMİKUŞAĞI, İMİRSEMEK, İMİTASYON, İMMOBİLİS, İMMÜNOJEN, İMPARATOR, İMPERFORE, İMPRİMERE, İMRENDERE, İMRENİLME, İMRESİMEK, İMSİLEMEK, İMTİYAZLI, İMTİZAÇLI, Devamını Oku »»
İMAGOSİT, İMALATÇI, İMAMDAMI, İMAMOĞLU, İMAMSUYU, İMANLICA, İMASATİN, İMBRİKAT, İMDADİYE, İMGELEME, İMİLCİDİ, İMİREZLİ, İMİRTLEK, İMİRTOLU, İMİŞEHİR, İMKANSIZ, İMLEYİCİ, İMLİTMEK, İMMÜNİTE, İMMÜNİZE, İMPETİGO, İMPOTANS, İMPRESYO, İMRANLAR, İMRENLER, İMRENMEK, İMSAKİYE, İMZALAMA
İMAMEVİ, İMAMKÖY, İMAMLAR, İMAMLIK, İMANİYE, İMANLAR, İMANSIZ, İMBİLİM, İMCELER, İMDATÇI, İMENMEK, İMETMEK, İMGELEM, İMGESEL, İMİKLER, İMİKLİK, İMİRCİK, İMİRHAN, İMİRLER, İMİRMEK, İMİRSEK, İMLEMEK, İMMATÜR, İMMOBİL, İMMORAL, İMPLANT, İMRAHOR, İMRALLI, İMRANLI, İMRENCE, Devamını Oku »»
İMALAT, İMAMET, İMAMLI, İMANCI, İMANIM, İMANLI, İMARCI, İMARET, İMAZİN, İMECİK, İMEÇLİ, İMELİK, İMELON, İMERCİ, İMEZİK, İMGECİ, İMGELİ, İMİCİK, İMİRİK, İMİRLİ, İMİRTA, İMİŞİK, İMİŞSE, İMLEME, İMMANA, İMPULS, İMRALI, İMRENÇ, İMTİNA, İMZADE, Devamını Oku »»
İMAGO, İMALE, İMALI, İMAMA, İMAME, İMANI, İMAYO, İMBAL, İMBAŞ, İMBAT, İMBEZ, İMBİK, İMBİL, İMBİR, İMBİZ, İMCİK, İMÇER, İMDAL, İMDAT, İMDİK, İMECE, İMECİ, İMETE, İMETİ, İMİDO, İMİNE, İMİNO, İMİZE, İMKAN, İMLEÇ, Devamını Oku »»
İMAJ, İMAL, İMAM, İMAN, İMAR, İMAT, İMCE, İMÇİ, İMDİ, İMEK, İMER, İMEZ, İMGE, İMHA, İMİÇ, İMİK, İMİN, İMİZ, İMLA, İMOH, İMON, İMRE, İMRO, İMUK, İMUS, İMÜK, İMZA
İMA, İME, İMİ
İM
İM
İşaret. Alamet.
İMKANSIZLAŞTIRMAK
Olanaksızlaştırmak.
İMMÜNOFLÜORESAN
Flüoresan boyayla işaretlenmiş antijen veya antikorun temasa getirildiği dokudaki antikor veya antijenle oluşturduğu antijen-antikor reaksiyonunun flüoresan mikroskopta izlenmesi esasına dayalı, spesifik antijeni belirleme yöntemi.
İMMÜNOMODÜLATÖR
İmmunolojik durumları ve immünopatolojik reaksiyonları istenilen etkinlik düzeyine getiren ilaç.
İMZALATILABİLME
İmzalatılabilmek işi.
İMMOBİLİZASYON
Hareketsizleştirme, sabitleştirme.
İMPARATORİÇELİK
İmparatoriçe olma durumu.
İMİDOPEPTİDÜRİ
İdrarla imidopeptitlerin atılması.
İMKANSIZLAŞTIRMA
Olanaksızlaştırmak işi.
İMZALATILABİLMEK
İmzalatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
İMİDAZOLETİLAMİN
Histidinden türeyen kan basıncını düşüren bir amin.. Histamin.
İMKANSIZLAŞMAK
Olanaksızlaşmak.
İMAMOĞLUÇEŞMESİ
Kırıkkale kenti, Sulakyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
İMMÜNOSİTOKİMYA
Hücrelerdeki antijenleri özel antikorlarla işaretleyerek immünoflüoresan mikroskobunda inceleme ya da elektronca yoğun bir madde ile beraber antikorlarla işaretleyerek elektron mikroskobunda inceleme tekniği.
İMMÜNOFLÜORESANS
Bir doku ya da hücredeki belirli antijenleri, flüoresan boyalar ile bağlanmış antikorlarla işaretleyerek flüoresan ışıkta inceleme tekniği.
İMİDAZOLETRİON
Formülü CONHCONHCO olan suda çözünen, renksiz levhalar. Parabanik asit.
Bu bölümde tanımı içerisinde İM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ABUHAVA
İklim.
ABULİ
İrade yitimi.
ABAJURCU
Abajur yapan veya satan kimse.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ABES
Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.