Kelimeler arşivi içinde; başında "hade" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. hade ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hade ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hade olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HADEMEİHAYRAT
HADEMELİK, HADEYİNCE
HADEME
HADEK, HADEN
HADE
HADE
Haydi. Sahi mi, gerçek mi? anlamında kullanılır:-Ahmet ölmüş.-Hade?.
HADEK
Gelinin getirdiği çeyiz.
HADEYİNCE
Çabucak, gayretlice.
HADEMEİHAYRAT
Camilerde gönüllü çalışan, getir götür işlerini yapan kimse.
HADEME
Odacı.
HADEMELİK
Odacılık.
HADEN
Neden sorusuna verilen ters cevap: -Bu işi neden böyle yaptın? -Haden yaptım işte, ne yapabilirsin. Tabakhanelerde içerisinde deri terbiye edilen havuz.
Bu bölümde tanımı içerisinde HADE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEVVAP
Kapıcı. Mahalle okullarında hademe.
ŞADELEME
Şahadetname.
DELDAK
Köylü kadınların içlerine giydikleri kolsuz uzun elbise. Pamuklu ya da yünden yapılmış yelek. Çabucak yap anlamında kullanılır: Hoca hade şunu deldak. Astarın içine pamuk konularak çizgi çizgi dikilen bir çeşit giysi.
ODACILIK
Odacı olma durumu, hademelik, hizmetlilik, müstahdemlik.
DİPLOMA
Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname.
KELMEYŞAHADET
Arapça kökenli kelime-i şahâdet: kelimeişahadet.
KAYYUM
Cami hademesi. Belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse.
ŞEHEDET
Arapça kökenli şahâdet: şahadet; şehit olma; şahit olma.
AVADANCI
Osmanlı sarayında bir sınıf hademe.
ODACI
Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem.
TANIKLIK
Tanık olma durumu, şahitlik, şehadet. Tanığın yaptığı iş, şahitlik, şehadet.
HEDEME
Evlenmelerde kız tarafının erkek tarafından aldığı para, armağan: Kızın hedemesine kaç lira verdiniz?. Enenmiş kimse, hadım. Hademe. He! deme, kız tarafının evlenmeye rıza göstermesi için oğlan tarafından istediği para. Arapça kökenli hademe: hademe.
GÜLLABİ
Akıl hastanelerindeki hademe, güllabici, deli güllabicisi. Kurnaz, açıkgöz. İri ve tatlı bir çeşit armut.
MİKERE
Hademe.